Connect with us

Türkiye

Alihan Kuriş ve çetesine dolandırıcılıktan suç duyurusu

23 Kasım 2022 – 15:36

Süleymanlılar Cemaatinde yönetici konumundaki kişilerin yönetimindeki “Fazilet Yapı ve Fazilet Emlak” firması ve bir çok isme yönelik; dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık, tehdit, şantaj ve adil yargılamayı etkilemeye yönelik suçlardan haklarında iki ayrı suç duyurusunda bulunuldu.

Suç duyurusu dilekçesinde cemaatin lideri olan Alihan Kuriş’in isminin de yer aldığı öğrenildi.

Dini duyguları istismar ederek dolandırdılar


Firma hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunan T.A., basına yaptığı açıklamada, kendilerini Süleymancılar Cemaatinin içinde üst seviye yönetici olarak tanıtan firma yetkililerinin kendilerinin dini duygularını istismar ederek üzerlerinde güven oluşturduklarını söyledi. Firmanın konut projeleri üzerinden taraflarına topraktan satış ile daire satarak ödemesini peşin aldıklarını söyleyen T.A., yetkililerin bir yıl içinde anahtar teslimi ile daireyi vereceklerini yazılı olarak taahhüt ettiğini, ancak aradan 4 yıl geçmesine karşın daireyi teslim etmedikleri gibi ödemeleri de iade etmediklerini ifade etti.

T.A, “Haklarımızın peşine düşmeyelim diye ailemle bizi tehditlerle susturmaya çalıştılar. Ümraniye ilçesindeki bir AVM’de tarafımıza içerisinde tehdit yazılı not ilettiler. Olayla ilgili polise şikayette bulundum. Savcılık soruşturması devam ediyor” dedi.

‘Cemaat lideri Alihan Kuriş’in yardımcısıyım’ dediler


T.A.’nın yaptığı suç duyurusunda, “Ümraniye Armağanevler Mahallesindeki Nazik sokakta bulunan ve Fazilet Emlak olarak anılan Fazilet Yapı isimli şirketin şu andaki resmi sahibi konumunda olan H.H. isimli şahıs, İstanbul Ümraniye kermeslerden sorumlu olduğunu ve aynı zamanda cemaatin genel yöneticisi Alihan Kuriş’in de gayrimenkul ve yatırımdan sorumlu yardımcısı konumunda bulunduğunu söyledi. Hatta cemaat lideri Alihan Kuriş (Ali Erhan Kuriş) için mimar olduğunu ve cemaat içindeki zengin iş adamlarına yönelik villa ve lüks daire gibi çeşitli inşaat işlerini alt taşeron usulüyle kendi firmaları Fazilet Yapı’ya verdiğini ve bu sistemle de birlikte paydaşlık yaptığını da söyledi” ifadelerine yer verdiği bilgisine ulaşıldı.

Diğer yandan, firma yetkililerinin, mağdurların hukuki yoldan haklarını aramaması için bir algı yönetimini kullanarak, gecikmeden kaynaklı kira ödemesi adı altında ve çok düşük bedellerle düzenli bir şekilde aylık ödeme yaparak hukukun önünü kapatmaya çalıştıkları öne sürüldü. Ayrıca şirketin, henüz 18 yaşına yeni girmiş F.S.Ç. isimli bir gencin üstüne yapıldığı söylendi.

Konut inşaatının öngörüldüğü alan

Hakkını arayan mağdurları susturmak için suç çetelerine ödeme yapmışlar


T.A., Fazilet Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nde sigortasız çalıştırıldığı için işinden ayrılmak zorunda kalan bir işçi tarafından kendisine uyarı yapıldığını aktardı.

Kendisinin ve ailesinin öldürülmeleri için cemaat üyeleri tarafından suç çetesine yapılan ödeme yapıldığını söyleyen T.A., çete lideri M.A. ile anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmayı da kendisini cemaatin İstanbul Anadolu Yakası emlakçılık yöneticisi olarak tanıtan ve resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçundan daha önce de cezaevinde yatmış olan S.Ç. isimli şahsın yaptığına bizzat şahit olduğunu ifade etti.

Aynı iş yerindeyken, suç çetesi lideri M.A.’ın şirket telefonunu aradığını, o esnada yalnız olduğu için telefona kendisinin çıktığını ve M.A.’nın kendisinden para istediğini söyleyen T.A., bu talep üzerine ödeme yapamayacağını söyleyerek telefonu kapattığını söyledi. T.A., hemen arkasından bu defa şahsına ait olan cep telefonunun çaldığını, kayıtsız numara ile gelen aramayı açınca da az önce konuştuğu M.A.’ın olduğunu anladığını ve hemen telefonunu kapattığını belirtti. T.A. olaya ilişkin yaptığı suç duyurusunda kendisi ve ailesi için koruma talep ettiğini ifade etti.

Bağış adı altında Cemaate para istediler, Kuran’a el basarak yemin ettiler


Konut satışı kapsamında verilen taahhüte öncelik verilmesi adı altında cemaate defalarca kez bağış yapılmasına zorlanarak paralar alındığını söyleyen T.A., yapılan bu ödemelerin karşılığında talep edilmesine rağmen her hangi bir makbuz verilmediğine işaret etti.. T.A., hakları için ofislerine gidildiğinde cemaatin yöneticileri olduğunu söyleyen isimler tarafından, ‘Kuran-ı Kerim’e el basmak şekliyle ikna etmek için yemin ettikleri ve bu şekilde güven sağlayarak taahhüt edilen sözlerin yerine gelecek algısı üzerinden oyalama yolunu seçtiklerini’ öne sürdü.

T.A., cemaatin Ümraniye kurs (yurt) okullarından resmi olarak sorumlu olan müdürü H.İ.U.’na kadar ulaşıp, kendilerine ailece yaşatılan mağduriyeti aktardığını, ancak tüm bunlara rağmen dolandırıcılara yönelik herhangi bir yaptırım uygulayamadıklarının kendisine söylendiğini ifade etti. Kendisini İstanbul Anadolu Yakası Emlakçılık yöneticisi olarak tanıtan ve resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçundan daha önce cezaevinde bulunan S.Ç.’nin Whatsapp üzerinden kendisine, “Cemaate geri dönüp uzlaştığımızı söylersen, sana ödemeni garanti altına alabileceğin senetler veririm” diyerek telkinde bulunduğu ve bu nedenle de tarafına senetler verildiğini söyleyen T.A., olayı kurs müdürlerinden H.İ.U.’na da ilettiğini belirtti. T.A., ve senete imza atan şahsın üzerine kayıtlı bir varlık ve ilgili şirket üzerine bir mal varlığı olmadığı anlaşılınca şahsın telefonlara çıkmadığını vurguladı.

Cemaat üyesinden korkunç itiraf: ‘Azmettiricimiz babam’


T.A., şu açıklamalarda bulundu:

“Kendisini cemaatin Ankara emlakçılık sorumlusu olarak tanıtan M.Ç. bir telefon konuşmamızda, kardeşlerinin resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından daha önce de cezaevinde yattıklarını ve buna neden olan kişinin de babaları olan H.H. olduğunu itiraf etti. Bir defasında babasının yine usulsüz bir şekilde kendisini resmi bir belgeye imza attırmaya azmettirerek sahtecilik suçunu işlediğini ve bu nedenle de yıllarca cezaevinde kaldığını da dile getirdi. Hatta babası H.H.’nin bu yönde Ankara’da suç çetesi kurmuş ve bir çok usulsüzlük yapmak suretiyle suç işlemiş ve işletmiş. Bu yüzden de üyelerden bir çoğu cezaevlerinde tutuklu kalmış.

Tüm bu nedenlerle yaşadıkları Ankara’da işledikleri suçlardan dolayı toplumda artık kötü anıldıkları için cemaatin merkezinin de bulunduğu İstanbul Ümraniye ilçesine yerleşmiş. M.Ç., babasının ‘H.Ç.’ olan soyismini de ‘H.H.’ şeklinde değiştirerek cemaat içinde kamufle olduğunu söyledi.”

Cemaat içinde üst düzey konumda olduğu söylenen bazı isimlere ulaşarak yaşadıklarını anlattığını da vurgulayan T.A., “Mağduriyetimizin giderilmesi için büyük zorluklarla ulaşabildiğim önemli isimler, böylesi ciddi bir konuda ilgili kişilerin davranışlarından vazgeçmelerine yönelik herhangi bir yaptırımda bulunmadılar. Özellikle de çevrelerine cemaat içinde yönetici konumunda olduklarını söyleyerek güven oluşturan ve sonra da yasalara ve usullere uygun hareket etmeyen kişiler hakkında ‘Bu kişiler camiamızdan değil’ veya “Dikkat edilsin’ gibi her hangi bir deklarasyon da yayımlamadılar. Hatta bu nedenle suç duyurusunda bulunacağımızı defalarca kez beyan etmemize rağmen, ilgililere sahip çıkarak bizi dikkate bile almadılar” dedi.

Devlet yöneticilerinin isimlerini de kullanarak ‘göz dağı verdiler’


T.A., “Ümraniye İlçe Belediye Başkanı İsmet Yıldırım için ‘Cemaatimizden kardeşimizdir. Bizdendir ve çok sık görüşürüz, tüm işlemlerimize öncelik veriyor ve özel olarak da bize kolaylık sağlıyor’ dediler. Üstüne üstlük bir de bazı devlet büyüklerimizin isimlerini kullanarak, yakınlığımız var diyerek bize göz dağı da verdiler. Bu yapı içinde bulunan yönetici konumunda olduklarını söyleyen üyeler tarafından başımıza ne geleceğini bilmiyoruz” vurgusunu yaptı.

Ailece can güvenliğimiz yok’


“Ailece can güvenliğimizden endişe duyuyoruz ve bu nedenle tedbir amaçlı İl Valiliğine başvuru dilekçesi de verdik” diyen T.A., şöyle devam etti:

“Bu sebeple tüm bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım. Ayrıca, yine aynı yöntemlerle mağdur ettikleri kişiler tarafından suç duyuruları ile açılmış davaların bulunduğunu ancak cemaat üyeleri tarafından kendilerine zarar verilir korkusuyla açıklama yapmaktan çekindiklerini biliyorum”

‘Sakın açıklama yapma’ dediler
“En son olarak da cemaatin en tepe noktasında uzun yıllar hizmet verdiği söylenen Y.B. isimli yöneticiye zor da olsa ulaşabildim” diyen T.A., sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaşadığımız tüm mağduriyeti kendisine aktardıktan sonra da artık basın açıklaması yapacağımı söyledim. Kendisi de bana ‘Sakın böyle bir şey yapma, zaten medya üzerimize geliyor. Bir de böyle vahim bir durumla gündeme gelirsek çok kötü olur. Ben Alihan Kuriş veya yanındakilerle konuşmaya çalışacağım. Benden haber bekle, mutlaka sana dönüş yapılacak’ dedi. Ama ne Y.B. tarafından ne de Alihan Kuriş (Ali Erhan Kuriş) kanadından herhangi bir dönüş olmadı. Tüm bu yaşadığımız mağduriyetler neticesinde bu açıklamayı yapmaktan başka hiç bir çare bırakmadılar. Ayrıca Devletimize ve yargımıza da güveniyorum. Şikayetçiyim”

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Emekli amirali ‘sıkarız kafasına’ diye tehdit etmişti: Savcının bulamadığı Çelik, Bahçeli’nin yanında çıktı

16 Ocak 2023 – 09:43

Emekli amiral Türker Ertürk’ü “sıkarız kafasına” diye tehdit eden Alparslan Çelik’in, hakkındaki soruşturmada savcılıkça “bulunamadığı” ve dosyanın “faili meçhul”e gönderildiği ortaya çıktı. Gazeteci Türkoğlu’na göre savcının bulamadığı Çelik, Bahçeli’nin fedailiğini yapıyor.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, emekli amiral Türker Ertürk’ün, Alparslan Çelik tarafından “sıkarız kafasına” şeklinde tehdit edilmesi ve sonrasındaki süreci anlatan bir yazı kaleme aldı.

Çelik’in, Suriye’de düşürülen Rus uçağından sağ çıkan pilotu öldürdüğünü yazan Terkoğlu, tehdit nedeniyle aranan ancak “bulunmayan” Çelik’in, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle fotoğraflarını paylaştı. Terkoğlu, Alparslan Çelik’in aynı zamanda savaş suçlusu olduğunu belirterek, Bahçeli’ye fedailik yaptığını söyledi.

Terkoğlu’nun yazısındaki ilgili bölüm şöyle:

Ertürk’ü açıkça tehdit etti

4 Nisan 2021’de, Türker Ertürk’e bir tehdit geldi. Öyle imalı filan değil. Açık açık… Aynen şu yazıyordu: “Bu terörist sevici Mihraç Ural itinin yoldaşı amiral Türker Ertürk mü darbe yapmayı düşünüyormuş, sıkarız kafasına bir daha düşünemezler…”

“Sıkarız kafasına” sözü açık da… Ya tehdit eden?

Adı Alparslan Çelik.

Rus pilotu öldürdü

Putin ile Erdoğan’ın bugünkü kadar yakın olmadığı günler. Suriye’de cihatçı teröristlere operasyon yapan bir Rus Su-24 uçağı, 24 Kasım 2015 günü, TSK’nin tespitine göre sınır ihlali yaptı. Bunun üzerine bir F-16 tarafından vuruldu. Uçaktan atlayan Rus pilot Oleg Peşkov, paraşütüyle havada süzülüyordu. Ancak yerde onu öldürmeyi bekleyenler vardı. Kendisini, Suriye’de 2. Sahil Tümeni olarak tanıtan birliğin başındaki Alparslan Çelik, emrindeki militanlarla pilotu hedef almıştı. Peşkov’a tam dört kurşun isabet etti. Yere düştüğünde hayatını kaybetmişti. TSK, kendisine yakışan bir şekilde, ölen pilotu, Suriye’den Türkiye’ye getirerek askeri törenle Rus ordusuna teslim etti.

Ancak cinayet aslında bir savaş suçuydu. Zira can çekişen silahsız bir askeri öldürmek, uluslararası hukuka aykırıydı.

Sahte paradan dolandırıcılığa

O günlerde Alparslan Çelik’e bir şey olmadı. Zira olayın ardından, Rus istihbaratının hedefine girdiğini görüp Türkiye’ye gelmişti. Çelik hakkında, Türkiye’deki savcılık takipsizlik kararı verdi. Kararda, Rus pilot için, “uçaktan ayrıldığı sırada başını, üstündeki camlı bölüme çarpmasından dolayı kafatasında kırıkların oluşmuş olabileceği” yazıyordu.

Yıllar geçti. Türkiye ile Suriye yakınlaştı. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu AKP’den koptu. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, hadise FETÖ’ye bağlandı. Bu kez, Türkiye ile Rusya’yı savaşa sürüklemek için, örgütün bu olayı tertiplediği iddia ediliyordu.

Peki Alparslan Çelik?

Huylu huyundan vazgeçer mi? Elbette bir kafeye girip garsonluk yapmadı. Türkiye’de mafyacılık işlerine karışması sanırım sizin için de sürpriz olmamıştır.

31 Mart 2016’da, polise bir ihbar gitti. İzmir’in Karabağlar ilçesindeki bir lokantada, silahlı kişiler vardı. Olay yerine giden güvenlik görevlileri, 17 kişiyi gözaltına aldı. Tahmin ettiğiniz gibi, birisi Alparslan Çelik’ten başkası değildi. Aramada, şüphelilerde, 5 makineli tüfek, 4 tabanca ve 2 telsiz ele geçirildi. Çelik ve arkadaşları, “Ateşli Silahlar Kanunu’na Muhalefet” ve “Harp silahı bulundurmak” suçlamasıyla tutuklandı.

Yakalananlar tam bir suç ordusuydu. Hayır siyasi mesele sanmayın. Örneğin Rus pilotu öldüren Alparslan Çelik’in, “sahte para” suçundan kesinleşmiş 2.5 yıl hapis cezası olduğu fark edildi. Ayrıca “hükümlünün kaçmasına yardım” ve “dolandırıcılık” suçlarından da Elazığ Emniyet Müdürlüğü’nce arandığı anlaşıldı.

Defalarca cezadan kurtuldu

“Birileri” tarafından kollanan grup, hafif cezalarla kurtuldu. Alparslan Çelik de 5 yıl hapis yattıktan sonra 2 yıl önce serbest bırakıldı. Çıktığı gibi, ayağının tozuyla, Türker Ertürk’ü “kafasına sıkarız” diye tehdit etmişti. Gerçekten, daha önce “kafaya sıkma deneyimi” olan Çelik’in yazdığına bakılırsa, tehdit ciddiydi.

Elbette Türker Ertürk de ciddiye aldı. Avukatı Ayhan Yıldızel aracılığıyla, 6 Nisan 2021’de, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Hani şu, İmamoğlu’nu “ahmak” ifadesinden dolayı siyasi yasaklı yapan savcılık!

Savcılık meçhul dedi

Savcılık ne mi yaptı?

Uzun süre dosyayı nedense sümen altında tuttu. Sonunda da Savcı M.Ç., Çelik’e ulaşılamadığı gerekçesiyle, geçen yılın temmuz ayında faili meçhul birimine sevk etti.

MHP’den çıktı

Faili meçhul kalmasın, hatta yeni faili meçhuller olmasın diye, Türker Ertürk ve avukatı harekete geçti.

Bir de ne görsünler!

Bunca suça karışmış, Rus pilotu öldürerek Türkiye’yi savaşın eşiğine getirmiş, çeşitli çetelerle içli dışlı olmuş, birçok suçtan hüküm giyerek hapis yatmış Alparslan Çelik, MHP Genel Merkezi’nde. Hatta Devlet Bahçeli’nin hemen ardında durup fedailiğini yapıyor. Haliyle savcı “bulamıyor” değil, bulmak istemiyor!”

Tamamını okuyun

Türk Dünyası

Kıbrıs’ta santral arızaları nedeniyle elektrik kesintileri yaşanıyor

14 Ocak 2023 – 16:34

Kıb-Tek Yönetim Kurulu eski Asbaşkanı Yusuf Avcıoğlu, Teknecik’te devre dışı kalan üniteleri ve sebepleri açıkladı, UBP-DP-YDP hükümetine yüklendi.

Avcıoğlu’nun açıklaması şöyle:

BEKLENEN OLDU, REZALETE DEVAM !

Teknecikte toplam;
1 Buhar (60 MW) + 2 Dizel (34 MW)
olmak üzere 94 MW devre dışı durumda.

Teknecik Elektrik Santralı Buhar Türbinlerinden birinde meydana gelen arıza sebebiyle ünite durdurulmuştu.

Dizel Ünitelerden birinde ise Krank Mili kırık ve o da aylardır devre dışıydı.

Dizel Ünitelerden bir diğerinde ise tamamlanan Turbo Bakımının ardından, henüz iş teslimi yapılamadığı ve Garanti Süreci başlatılamadığı için devre dışı.

Havanın Kapalı ve Yağmurlu olması sebebiyle Güneş Enerjisi Sistemlerinin üretimleri de minimuma düşmüş durumda.

Güney Kıbrıs’ta ise Dikelya Elektrik Santralinin emisyon limitlerini aşması gerekçesiyle kapatılmasının akabinde, fazla kapasite olmadığı için Güneyden de elektrik alınamıyor.

Hal böyle olunca üretimde kapasite açığı arttı, dolayısıyla kesinti miktarı ve süreleri arttı.

Bugünden itibaren kesinti başlangıcı sabah 11:00’e kadar gelmiş durumda.

2018 yılından beridir yatırım yapılmasına ihtiyaç olduğunu defalarca dile getirmemize rağmen, 5 Bakan 3 parti değişti fakat hiçbir yatırım yapılmadı.

Erhan Arıklı’nın Bakanlığı döneminde ise ihale iptalleri neticesinde bakımlar aksadı.

Sıcak ve Soğuk yedek kapasite ise hiç yok!

Diğer Ünitelerde yaşanacak olası başka arızalarla ise Kapasite Yetersizliğinin, dolayısıyla kesintilerin artması da muhtemeldir.

UBP-DP-YDP menfaat ortaklığı ile başlayan kötü yönetim sebebiyle 2 yıldır ülkede tam anlamıyla bir ORTAÇAĞ REZALETİ yaşanıyor.

Tamamını okuyun

Türkiye

ÇAYKUR, borcu borçla kapatmaya çalışıyor

27 Aralık 2022 – 17:36

Sayıştay, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nde (ÇAYKUR) borcun borçla kapatılmaya çalışıldığı tespitinde bulundu. Sayıştay’ın raporunda kurumun 100 birim anapara ve faiz borcu ödemesi için 106 birim borçlandığı belirtilerek, “borçlanma sarmalında” ifadesi kullanıldı. 

Türkiye Varlık Fonu’na devredildikten sonra zararı her yıl giderek artan ÇAYKUR, 2021 yılını 503 milyon TL zararla kapatmış, kurumun son beş yıllık zararı 2.6 milyar TL’ye ulaşmıştı. Kurumun 2021 yılı hesaplarını inceleyen Sayıştay, giderek artan zararla ilgili önemli tespitlerde bulundu. Kurumun borçlanma sarmalına girdiği ifade edilerek, borcun borçla kapatılmaya çalışıldığı uyarısında bulunuldu. Sayıştay raporunda, zarar ve borçlanma ile ilgili şu tespitlere yer verildi:
“ÇAYKUR’un borçlanma ihtiyacının çok yüksek olduğu ve finansman giderlerinin dönem sonucunu olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Kuruluş 2021 yılında teklif toplama suretiyle farklı bankalardan 16 milyar TL ticari banka kredisi kullanmış ve 15 milyar TL kredi anapara geri ödemesi yapmıştır. Dolayısıyla 2020 yılından devreden 4 milyar 200 milyon TL tutarında mali borçlar, 2021 dönem sonunda yüzde 26 oranında artarak 5 milyar 200 milyon TL’ye yükselmiştir.

 
Finansman gideri 588 milyon TL’ye ulaştı
2021 yılında ticari bankalardan kullanılan kredilerinden dolayı tahakkuk eden faiz veya finansman gideri tutarı da 588 milyon TL olmuştur. Kuruluş, başlangıçta yaş çay yaprağı alım bedellerini ödemek için yılın belirli zamanlarında borçlanma ihtiyacı duyarken, 2017 yılından itibaren devamlılık göstermeye başlayan işletme faaliyeti zararlarının finansmanı nedeni ile giderek yılın tamamına yayılan ve genel nitelikte,  kalıcı bir borçlanma ihtiyacı doğmuştur.”


Kredi kullanım miktarı 16 milyar TL’ye ulaştı


Sayıştay’ın tespitine göre 2017 yılında ertesi yıla devreden kredi bakiyesi bir buçuk milyar TL olan kurumun bu bakiyesi 2021 yılında 5 milyar 200 milyon TL’ye ulaştı. Raporda şöyle devam edildi: “2021 yılında teşekkülün işletme faaliyeti karının önceki yıla göre yüzde 251 oranında artması ve kuruluşa bir milyar TL tutarında sermaye ödemesi yapılmasına rağmen, yıl içi kredi kullanım miktarı önceki yıla göre yüzde 49 oranında 5 milyar 200 milyon TL artarak 16 milyar TL’ye yükselmiştir. Yıl içinde kredi geri ödemesinde artış olmasına rağmen ertesi yıla devreden kredi bakiyesi yüzde 23 oranında bir milyar TL artarak 5 milyar 200 milyon TL olmuştur. 


100 birim anapara ve faiz için 106 birim borçlanıldı


ÇAYKUR’un kredi anapara ve faiz borcu ödemesi için ne kadar borçlanma yapıldığını ifade eden borç çevirme oranı 2021 yılında yüzde 106 seviyesinde gerçekleşmiştir. Başka bir ifade ile ÇAYKUR 2021 yılında 100 birim anapara ve faiz borcu ödemek için 106 birim borçlanmıştır. Yıl içi kredi kullanımının artması, tahakkuk eden finansman giderinin önceki yıla göre yüzde 82 oranında 266 milyon TL artması 588 milyon TL’ye yükselmesine yol açmıştır. Bu da her ne kadar 2021 yılında faaliyet karı doğsa da yılın 504 milyon TL dönem zararı ile sonuçlanmasına neden olmuştur. Dönem zararına yol açan en önemli unsur olarak finansman gideri karşımıza çıkmaktadır. Büyümeye devam eden borçlanma sarmalının kırılabilmesi için borç çevirme oranının 100’ün altına düşürülmesi, yani kredi anapara ve faiz ödemesinden daha az kredi kullanımında bulunulması şarttır.”  

Tamamını okuyun
Advertisement
Avrupa10 saat önce

İtalya’da 418 sübyancı rahip tespit edildi

Amerika3 gün önce

ABD’nin askeri denizaltılarının hazin sonu…

İngiltere3 gün önce

İngiliz halkı fişlendi

Amerika6 gün önce

Mali kriz nedeniyle ABD’de işten çıkarma dalgası büyüyor

İngiltere1 hafta önce

İngiltere’de bazı çocuk bakım evlerinde çocuklar dövüldü ve dışarıda bırakıldı

Amerika1 hafta önce

Kanada ‘kültürel soykırım’ nedeniyle 2.8 milyar dolar ödeyecek

Asya2 hafta önce

Japonya’dan G7 liderlerine uyarı: Tayvan sıradaki Ukrayna olabilir

Genel3 hafta önce

Emekli amirali ‘sıkarız kafasına’ diye tehdit etmişti: Savcının bulamadığı Çelik, Bahçeli’nin yanında çıktı

Amerika3 hafta önce

Ders vermeden 900 bin dolar kazandı

Türk Dünyası3 hafta önce

Kıbrıs’ta santral arızaları nedeniyle elektrik kesintileri yaşanıyor

Türkiye1 ay önce

ÇAYKUR, borcu borçla kapatmaya çalışıyor

Amerika2 ay önce

Elon Musk Trump’ın hesabının askıya alınma sürecini de ifşa etti

Genel2 ay önce

İsmailağa Cemaatinde yaşanan cinsi sapıklığın skandal ses kayıtları

İngiltere2 ay önce

İngiltere’de grev dalgası genişliyor

Çin2 ay önce

İtalya’da Çin’in kurduğu polis karakolları için inceleme başlatıldı

Genel2 ay önce

Batılı devketlere Ankara’da terör saldırısı  uyarısı

İngiltere2 ay önce

İngiltere’de mali kriz nedeniyle iş bırakmaları ve grevler artıyor

İslam2 ay önce

Mus’ab bin Umeyr (r.a.)

Türkiye2 ay önce

Alihan Kuriş ve çetesine dolandırıcılıktan suç duyurusu

Avrupa2 ay önce

Avrupa Uyuşturucu Raporu: Türkiye 2020’de en çok eroinin ele geçirildiği ülke oldu

Latin Amerika2 ay önce

Venezuela’daki yolsuzluk ve kara para araştırmasında Türkiye detayı

Avrupa2 ay önce

Belçika, ele geçirilen kokaini yakacak fırın bulamıyor

Avrupa3 ay önce

Euro Bölgesi aylarca yüksek enflasyon yaşayacak

Amerika3 ay önce

Batı’da mali kriz derinleşiyor

Gündem3 ay önce

Tapeler ortaya çıktı: İşte Emniyet’ten Sarallar sızıntısı

Yorumlar

Nübüvvet’in İlk Yılların… için Ali KEMER
Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.