Connect with us

Türkiye

Suç örgütlerini araştıran ABD’li Prof. Gingeras: Türkiye artık 90’ların da gerisinde

25 Ağustos 2022 – 09:08

Türkiye’deki devlet-siyaset-mafya ilişkileri hakkında araştırmalara yapan Prof. Dr. Ryan Gingeras, AKPKK’nin “suç teşkil eden faaliyetlere açıkça izin verdiğini” iddia etti. Türkiye’de kara para aklama ve yasadışı ticaretin ekonominin bel kemiği haline geldiğini öyleyen Gigeras, durumunun 90’larındakinden de kötü olduğunu savundu.

ABD Donanması’nın, Naval Postgraduate School adlı lisansüstü akademisinin Ulusal Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ryan Gingeras, Türkiye hakkında gündemdeki yeni iddiaları değerlendirdi. AKPKK iktidarının, “suç teşkil eden faaliyetlere açıkça izin veren politikalar izlediğini” savunan Gingeras, bunun sonucunda da Türkiye’nin, “organize suç faaliyetlerinin adeta bir merkezi haline geldiğini” kaydetti.

DW Türkçe’de Değer Akal’a verdiği röportajda, kara para aklama ve yasadışı ticaretin, Türkiye ekonomisinin “can damarı” haline geldiğini söyleyen Ryan Gingeras, Türk devletinin kurumlarında da “çürüme emareleri” gözlemlediklerini belirtti.

“Hem eski, hem yeni Türkiye’yi temsil ediyor” dediği Sedat Peker’in toplumda geniş yankı bulan açıklamaları ve iddiaları hakkındaki gözlemlerini de paylaşan Gingeras, bunların “Türkiye’ye ve toplumuna daha fazla ışık tuttuğunu” öne sürdü.

Gingeras şunları kaydetti: “Toplum, gerçekleri tüm çıplaklığıyla öğrenmek istiyor. Bu konuda büyük bir açlık var. Birçok kişi, siyaset ve ekonomi ile iç içe geçmiş, ulusal ve uluslararası alanda etkin olan, esrarengiz yeraltı dünyasının varlığına inanıyor. Suç kariyeri ile ünlenmiş bir kişinin bu şekilde konuşmaya başlaması bir ilk. Üstelik, bunun için, haber, bilgi edinmek ve düşüncelerini paylaşmak için Türk halkı nezdinde itibarı çok güçlenen sosyal medyayı kullanıyor. Peker, insanlara istediklerini veriyor. Her şeyden çok istedikleri de, şüphelerinin doğrulanması. Benim için, Peker’in söylediklerinin ne ölçüde doğru ya da yanlış olduğunu söyleyebilmek gayet tabii ki güç. Ama gündeme getirdiği iddialar, yaşanan bu süreç, Türkiye’ye ve topluma daha fazla ışık tutuyor diyebilirim. Türkiye’de azımsanamayacak sayıda insanın ne düşündüğü hakkında da bize çok şey anlatıyor”

Peker’in “ikna edici” olduğunu söyleyen Gingeras, “Şu açık ki, AKP iktidarı ile ilgili pek çok söylentiler hakkında bilgi sahibi, hatta muhtemeldir ki, bir ölçüde de, bazı olaylar hakkında da ilk elden bilgiye sahip. Hem eski, hem yeni Türkiye’yi yansıtıyor olması, derin kökleri olan bir siyasi kültürü temsil ediyor olması, özellikle milliyetçi politikaların yeniden büyük bir sıçrama yaptığı bu dönemde, Sedat Peker’i ikna edici kılıyor” şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Ryan Gingeras, “Sedat Peker’in iddialarının araştırıldığı yeni bir “temiz eller” süreci mümkün mü?” şeklindeki soruya şu cevabı verdi:

“Şunu hatırlatmak isterim. Aslında tam da bu beklenti, Erdoğan’ın seçilmesini sağlayan etkenlerdendi. Susurluk’tan 5 yıl sonra, 2002 seçimleri öncesindeki seçim kampanyası sırasında Erdoğan bunu vaat etmişti. 2013 hatta 2014’e kadar yargı ve polisteki reformlar konusunda iyimser bir hava vardı. Özellikle örgütlü suçlar konusunda, bu alanda yürüttüğü uluslararası iş birliği ile, Türkiye bölgesinde lider konumundaydı… Ancak o statüsünü, itibarını artık kaybetti. Bazı yönleriyle, Türkiye’nin artık 90’lardakinin de gerisinde olduğunu söylememiz gerek. Çünkü emniyet teşkilatının artık AKP ile çok iç içe geçtiği ve organize suçlar ile ilgili soruşturmalar söz konusu olduğunda çok seçici olduğu çok açık. Türk hükümetinin, kara para aklamanın önündeki engelleri azaltmak gibi kimi suç teşkil eden faaliyetlere açıkça izin verdiğini görüyoruz. Bu devasa boyutta bir gerileme. Gerçek şu ki, Türkiye’nin, bir temiz eller operasyonu için gereken adımları atabileceğini düşünmemize zemin sağlayacak bir aşamaya henüz çok, ama çok uzağız.”

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

Van’da uyuşturucu kullanımında artış: Polis göz yumuyor

4 Eylül 2022 – 12:07

Uyuşturucu kullanımındaki artışın dikkat çektiği Van’da, bir anne “Okul kapılarında satılıyor” derken, bağımlılıktan kurtulan bir kişi ise polisin uyuşturucu satışına göz yumduğunu söyledi. 

Van’da son yıllarda uyuşturucu kullanımında artış yaşanırken, Van Emniyet Müdürlüğü’nün sık sık uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon yapıldığı ve çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirdikleri yönünde servis ettikleri haberler dikkat çekiyor. Kentte yaşayan halk yetkililerin uyuşturucuya karşı yeteri kadar mücadele etmediklerini belirtirken, bağımlılıktan kurtulanlar ise polisin uyuşturucu madde satışına göz yumduğunu söyledi.

Van’da yaşayan D.O., 13 yıldır uyuşturucu bağımlısı olan oğlu için mücadele ediyor. Oğlunu uyuşturucudan vazgeçirmek için bir çok yetkili kuruma başvurduğunu söyleyen D.O., yetkililerin ise kendilerine yardımcı olmadığını dile getirdi. Madde bağımlılığına karşı mücadele çağrısında bulunan D.O., satıcıların da cezalandırılmasını istedi.

“SATANLARA CEZA VERİLSİN”

Uyuşturucu satıcılarına verilen cezaların yetersiz olduğunu belirten D.O., “Satanlara yönelik büyük cezaların olması lazım, yoksa ‘5 gün, 1 ay yatarım, çıkarım, yine devam ederim’ diye düşünüyorlar. Devletin, halkın buna bir çare bulması lazım, benim evladım ölüyor” dedi.

Oğlunu defalarca hastaneye yatırmak istediğini ancak yeterli desteği görmediğini söyleyen D.O., “Oğlum desteği sadece anne ve babasından aldı. Hastaneye başvurduk, ‘gidin bir ay sonra gelin’ dediler. 1 ay sonra gittik, bir gün yatıp çıktı. Krizi atlatamadığını söylediler, kriz içinde eve geri geldi” diye belirtti.

“OKUL KAPISINDA SATILIYOR”

Son günlerde Van Emniyet Müdürlüğü’nün çok sayıda uyuşturucu satıcısına yönelik operasyon yaptıklarına dair servis edilen haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen D.O., “Doğru olsa, bu kadar uyuşturucu yakalanıyorsa, neden bütün okulların kapısında hala satılıyor?” diye sordu.

Tamamını okuyun

Türkiye

TZOB uyardı: Önlem alınmazsa süt fiyatları daha da artacak

11 Ağustos 2022 – 12:43

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, süt sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bayraktar, Ulusal Süt Konseyi’nin (USK), 15 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatını litrede brüt 7,5 TL olarak belirlediğini hatırlatarak, “Bugün itibarıyla üreticilerimizin eline kesintiler çıktıktan sonra ortalama 7 lira geçiyor. Bazı yerlerde ise bu fiyatın da altında çiğ süt satılıyor” dedi.

Süt üretiminde maliyetlerin arttığına dikkati çeken Bayraktar, “Bugün parite, beklentimiz olan 1,5 seviyelerinden çok uzakta, 1 civarındadır. Üreticimiz bir kilogram süt satarak ancak bir kilogram yem alabilmektedir. Bu durum sürdürülebilir değildir” diye konuştu. Artan maliyet nedeniyle çiftçilerin önünü göremediğini belirten Bayraktar, “Yetkililerin ‘süt fiyatları artırıldığında yem fiyatları da artıyor, bu yüzden süt fiyatlarında artışa gitmeyeceğiz’ şeklinde söylemleri bulunuyor. Bu gerekçeyle nereye kadar süt fiyatları artırılmayacaktır? Krize giren süt işletmeleri nasıl ayağa kaldırılacaktır? Azalan üretim nasıl artırılacaktır” diye sordu.

Sektörde yaşanan sorunların Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de yansıdığını söyleyen Bayraktar, önümüzdeki günlerde süt krizinin yaşanabileceğini ifade etti. Bayraktar, “Sanayiciler çiğ süt bulmakta, marketler ise süt ve süt ürünlerini satmakta sıkıntı yaşıyor. Hem üretim hem de talep ayağındaki daralma, sektördeki ciddi sorunu gözler önüne seriyor. Asıl sorun talep ayağındaki daralma ortadan kalkınca yaşanacaktır. İşte o zaman artan talebi karşılayacak yeterli ürün bulunamayacak, tüketiciler çok yüksek fiyatlardan süt ve süt ürünleri tüketmek zorunda kalacaktır. Buna yönelik hazırlıklı olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin damızlıkları kesime gönderdiğini belirten Bayraktar, bu artışların üretime ve tüketime olası yıkıcı etkilerini azaltmaya yönelik her türlü tedbirin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, “Üreticilerimiz ellerinde tuttukları hayvanlarına ise ‘daha az yem, daha az süt’ diyerek verdikleri fabrika yemini azalttılar, hayvanlarını dengeli beslemekten vazgeçtiler. Asıl tehlike de işte burada başladı. Dengesiz beslenmeye bağlı olarak damızlık hayvanlarda besleme hastalıkları ve üremeye yönelik sorunlar artmaya başladı. Yani damızlıklar bir bir elden gidiyor, elde kalanlar ise damızlık vasfını kaybediyor” diye konuştu.

Damızlıkların kesiminin ilerde yeni sorunlar yaratacağı konusunda uyarıda bulunan Bayraktar, önlem alma çağrısı yaptı. Bayraktar, süt sorunun çözümü için şu önerilerde bulundu: “Önceliğimiz damızlık hayvan kesimlerinin durdurulması, yem başta olmak üzere girdilerdeki fiyat artışlarına yönelik etkili tedbirlerin hayata geçirilmesi, üreticilere sürdürülebilir gelir sağlanması, tüketiciye ise ulaşılabilir fiyattan gıda sağlayacak politikaları hayata geçirmek olmalıdır. Üretimin devam etmesi için ya çiğ süt fiyatları artırılmalı ya da yem fiyatlarını düşürmeye ve kontrol etmeye yönelik tedbirler alınmalıdır. Çiğ süt desteği artırılmalı, ödemeler erkene çekilmelidir.”

Tamamını okuyun

Genel

AKPKK rejimi, milletin milyarlarca lirasını çöpe attı

6 Ağustos 2022 – 22:01

AKPKK iktidarı döneminde iddialı söylemlerle hayata geçirilmek istenen birçok proje yarım kaldı. Kamu kasasından şirketlere milyarlarca lira aktarılan projeler ya hatalı inşa edildiği için tamamlanamadı ya da hukuki süreçler tamamlanmadığı için atıl kaldı. Olan ise kamunun çöpe atılan milyarlarca lirasına oldu.

İktidarın tamamlayamadığı projelerin başında Melen Çayı Projesi geliyor. Devlet Su İşleri (DİS) Genel Müdürlüğü, Melen Barajı için ilk ihaleyi 29 Mayıs 2012’de düzenledi. İhalenin 213 milyon 850 bin TL’ye Ece Tur ile Yöntaş İnşaat iş ortaklığına verildiği açıklandı. Melen Barajı’nın temeli de 2014 yılında atıldı. Düzce ve Sakarya illerini birbirinden ayıran Büyük Melen Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü noktada inşaatına başlanan barajın 214 milyon liraya mâl olacağı açıklandı.

Temel atma töreninde konuşan dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı AKPKK’li Veysel Eroğlu da Melen Barajı’nın İstanbul’un su sorununu 2071 yılına kadar çözeceğini iddia etti. Eroğlu, baraj inşaatının 7 Aralık 2016 tarihinde saat 13.59’da bitirileceğini açıkladı. Eroğlu, “İstanbullular susuzluk konusunda endişe etmesin” dedi. Törende konuşan dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Kadir Topbaş ise “Bugün sizlerle bir tarihe tanıklık ediyoruz. Gelecek kuşaklar adına bir tarih düşüyoruz” diye konuştu.

8 milyar lira harcandı

Şirket Erdoğlu’nun açıkladığı tarihte baraj inşaatını tamamlayamadı ve DSİ 29 Aralık 2016’da baraj inşaatını tamamlamak için bir ihale daha düzenledi. Bu ihale de yine ilk ihaleyi alan Ece Tur ile Yöntaş İnşaat iş ortaklığına 271 milyon 548 bin TL’ye verildi. Bu iki ihaleyle birlikte DSİ Ece Tur ile Yöntaş İnşaat iş ortaklığıyla toplam 485 milyon 398 bin TL’lik sözleşme imzaladı.

Ancak baraj projesi bir türlü tamamlanamadı, inşaat sırasında barajın gövdesinde açılmalar olmaya başladı. Baraj bitirilemeyince Melen’in suyu İstanbul’a borularla aktarılmaya başlandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu göreve gelir gelmez 19 Ekim 2019’da baraj inşaatında incelemelerde bulundu ve baraj gövdesindeki derin çatlaklar nedeniyle inşaatın durduğunu açıkladı. DSİ Genel Müdürlüğü, Melen Barajı güçlendirme inşaatı için 28 Şubat 2020 tarihinde bir ihale daha düzenledi. Bu ihaleyi de 412 milyon 151 bin TL teklif veren Everest Madencilik İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret A.Ş. kazandı.

Şirket ile DSİ arasında imzalanan sözleşmeye göre, güçlendirmenin 26 Şubat 2023’te bitirilmesi planlanıyordu. Ancak şirket yetkilileri ve DSİ yetkilileri anlaşamadı ve şirket projeyi tasfiye kararı aldı. DSİ tasfiye talebini kabul etti ve 8 Temmuz 2022’de Melen Barajı’nda yeniden çalışmalar durdu.

Melen Barajı için biri ikmal, biri güçlendirme olmak üzere 3 inşaat ihalesi, birkaç danışmanlık ihalesi, İSKİ’den DSİ’ye aktarılan kaynaklar ve kamulaştırma bedelleri dahil olmak üzere kamunun kasasından en az 8 milyar TL harcandığı belirtildi.

Ankapark projesi

Ankapark’ın yapımına AKPKK’li Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı olduğu 2013 yılında başlandı. Tüm itirazlara rağmen Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine inşa edilen park Melih Gökçek’ten sonra ABB başkanlığı koltuğuna oturan Mustafa Tuna döneminde kiralandı. 20 Eylül 2018’de gerçekleştirilen ihaleyle Ankapark’ın GBM Ticaret-Çelik Ortak Girişim Grubu’na yıllık 26 milyon 400 bin lira bedel karşılığında 29 yıllığına kiralandığı açıklandı. Ankapark, 20 Mart 2019’da Wonderland Eurasia adıyla ziyarete açıldı. İşletmeci şirketin borçlarından dolayı Eylül 2019’da parkta haciz işlemi gerçekleştirildi. Parkın 2 milyon lira birikmiş elektrik borcu nedeniyle Aralık 2019’da elektriği kesildi. Borcun kısmen ödenmesinin ardından 20 Ocak 2020’de parkın elektriği yeniden bağlandı. Ziyaretçi sayısındaki düşüş nedeniyle Şubat 2020’de park fiilen kapandı. Gökçek hakkında defalarca savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

Temmuz 2022’de mahkeme kararıyla parkın Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği duyuruldu. Devir işlemlerinin ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, parkın nasıl değerlendirileceği konusunda bir anket başlatarak Ankaralılardan görüş almaya başladı. Anket sonucuna göre Ankaralılar alanın yeşil alan olarak değerlendirilmesini istedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankapark için belediye kasasından yaklaşık 801 milyon dolar harcandığını açıkladı.

Havalimanları

Kamunun kasasından milyonlarca lira harcanarak yapılan Uşak, Çanakkale Gökçeada ve Balıkesir Merkez havalimanları yıllardır atıl durumda. DHMİ Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Uşak Havalimanı’nı 2020 yılında toplam 7 bin 500 kişi kullandı. Ancak, 2021 yılında ise sadece 52 yolcunun Uşak Havalimanı’nı kullandığı belirtildi. Bu yılın ocak ve nisan aylarını kapsayan ilk dört ayında ise 83 personelin görev yaptığı, milyonlarca liralık araç ve gereçlerin bulunduğu havalimanı hiç kullanılmadı.

Balıkesir’in Edremit ilçesinde Balıkesir Koca Seyit Havalimanı adı altında bir havalimanı bulunmasına rağmen AKPKK, 2016’da yılında kente Balıkesir Merkez Havalimanı adı altında bir havalimanı daha yapma kararı aldı. 1 milyon yolcu sayısı hedeflenen ve proje tutarı 30 milyon lira olarak belirlenen havalimanı, 2019 yılında 76 milyon lira harcanarak tamamlandı ve 2020 yılının Şubat ayında açıldı. Ancak DHMİ Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, havalimanına açıldığı günden bu yana hiç uçak inmedi. İki yıldır hiç tarifeli uçağın inmediği ve hiçbir yolcunun da uğramadığı havalimanında toplam 51 personel görev yapıyor.

Yıllardır kullanılmayan bir başka havalimanı ise Çanakkale’deki Gökçeada Havalimanı. DHMİ Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2020 ve 2021 yılında 38 personelin görev yaptığı Gökçeada Havalimanı’na hiç yolcu uğramadı ve hiç tarifeli uçak seferi de düzenlenmedi.

Sadece 3 ay kullanıldı

Bu havalimanı da 15 Ağustos 2010 tarihinde turizmini geliştirme amacıyla yenilenerek hizmete girdi. Dönemin DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal havalimanın açılışında yaptığı konuşmada, havalimanı için toplam 88 milyon 120 bin TL harcandığını açıkladı. Havalimanın açılışına katılan dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise “Gökçeada Havaalanı adanın turizmine, gelişmesine katkı sağlayacak” dedi.

Ardından ilk tarifeli uçuş 12 Temmuz 2011’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan gerçekleştirildi ve dönemin Ulaştırma Bakanı Yıldırım tarafından haftada iki gün İstanbul’a tarifeli uçuşların yapılacağı duyuruldu. Ancak havalimanı sadece 3 ay kullanıldı ve Yıldırım’ın açıkladığı tarifeli uçuşlar sadece 3 ay yapıldı. Bir daha havalimanına hiç tarifeli uçak seferi düzenlenmedi.

Metrobüsler çürüdü

Kamunun milyonlarca lirası da İstanbul için alınan ama kullanılamadığı için çürüyen metrobüslere harcandı. Araçlar, İBB’nin AKPKK tarafından yönetildiği dönemde “Bu araçlar İstanbul’un topografik yapısına uygun değil” uyarılarına rağmen belediye kasasından 63 milyon avro ödenerek alındı. 2008 ve 2009 yılında araçları alan İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, 63 milyon avro ödenen ve hurdaya ayrılan metrobüsleri aldığı için hiç pişman olmadığını belirtti. Öztürk, geçen yıl BirGün’e yaptığı açıklamada “Bugün olsa o metrobüsleri yine alırım” dedi. Normal körüklü otobüs fiyatının dört katına denk gelen Hollanda menşeli otobüsler, İstanbul yollarının fiziki koşullarına uyum sağlayamadığı için sık sık arızalandı. Arızalar nedeniyle otobüsler arada sırada sefere çıkarıldı, çoğu garajlarda çürümeye bırakıldı. İETT’ye metrobüs ve otobüs alımlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yargılanan, kurumun eski Genel Müdürü Mehmet Öztürk’ün de aralarında bulunduğu 18 sanık yargılandı ve 2011 yılında beraat etti.

Kaynak: Birgün gazetesi

Tamamını okuyun
Advertisement
İngiltere6 gün önce

Kraliçe’nin cenazesine katılmayan Londralılar: Ülke krizde, başka dertlerimiz var

Genel6 gün önce

“Enerji krizi böyle giderse Almanlar yakında ülkesiz kalacak”

Avrupa1 hafta önce

Fransa enerji krizi ile karşı karşıya

İngiltere2 hafta önce

Avustralya’nın İngiltere’den ayrılması gündemde

Amerika2 hafta önce

ABD’de demir yolu iş kolu greve hazırlanıyor

Rusya3 hafta önce

“Belki de hiç bulunamayacak kayıp insanlar var”

Gündem3 hafta önce

Van’da uyuşturucu kullanımında artış: Polis göz yumuyor

Amerika3 hafta önce

Pentagon’un raporu: ABD ordusunda cinsel saldırı %13 arttı

Avrupa4 hafta önce

AB enerji krizi yaşıyor

İngiltere4 hafta önce

Goldman’dan İngiltere’ye resesyon uyarısı

Almanya1 ay önce

Almanya’da piskoposlukta tecavüz ve sübyancılık vakaları onlarca yıl gizlendi

Amerika1 ay önce

Mead Gölü alarm veriyor

Türkiye1 ay önce

Suç örgütlerini araştıran ABD’li Prof. Gingeras: Türkiye artık 90’ların da gerisinde

Avrupa1 ay önce

İspanya’da normalin üstünde yağış olmasına rağmen tarihi kuraklık yaşanıyor

İngiltere1 ay önce

Johnson: Hayat pahalılığına karşı kamu destekleri yetersiz kaldı

Amerika1 ay önce

Beyaz Saray eski danışmanı Bannon: Derin devlet Trump’a suikast düzenlemeyi planlıyor

Avrupa2 ay önce

Avrupa’da enerji krizi rekor fiyatlarla derinleşiyor

Türkiye2 ay önce

TZOB uyardı: Önlem alınmazsa süt fiyatları daha da artacak

İngiltere2 ay önce

İngiltere’de mali kriz: “Kızım yemek yiyebilsin diye öğün atlıyorum”

Genel2 ay önce

AKPKK rejimi, milletin milyarlarca lirasını çöpe attı

Fransa2 ay önce

Fransa’da kuraklık tehlikesi

Teknoloji2 ay önce

Microsoft ve Alphabet’in bilançoları beklentileri karşılayamadı

Genel2 ay önce

Organ kaçakçılığı iddiasıyla yargılanan 4 sanık ilk duruşmada tahliye oldu

Gündem2 ay önce

‘İnsan kaçıran savcı da var, milyon dolar karşılığı sipariş operasyon yapan da’

Amerika2 ay önce

Amerika halkı, yakında bir iç savaş çıkacağına inanıyor

Yorumlar

Nübüvvet’in İlk Yılların… için Ali KEMER
Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.