Connect with us

Türkiye

‘200 bin hayvanın yaşadığı alanlar mikrop yuvası’

19 Mayıs 2022 – 17:08

Kafessiz Türkiye Kampanyası Direktörü Emre Kaplan “200 bin hayvanı bir araya kapatıp küçücük bir alan vererek oradan sağlıklı bir sonuç çıkmasını beklemek mümkün değil. 200 bin hayvanın yaşadığı alan aynı zamanda bir mikrop yuvası oluyor” dedi.

Kafessiz Türkiye Kampanyası Direktörü Emre Kaplan, 2018’de başlattıkları kampanyanın detaylarını ve kafes sistemiyle yapılan üretimlerde tavukların yaşadığı sıkıntıları anlattı.

Kaplan, “Dünyanın her yerinde tüm canlılar benim hissettiklerimin aynısını hissediyor. Nefes almak benim için ne kadar kıymetliyse tüm canlılar için kıymetli. Temel motivasyonum hep bu oldu. Özel olmadığım ve herkesin benim hissettiğim şeyleri ve onların herkes için önemli olduğuydu” dedi.

‘Hayvanlar ruh sağlıklarını kaybetmeye başlıyor ve stresten birbirine zarar vermeye başlıyor’

Kafessiz Türkiye Kampanyası’nın, kendi kurduğu Çiftlik Hayvanları’nı Koruma Derneği tarafından yürütülen bir kampanya olduğunu kaydeden Kaplan, “100 milyon hayvanın şu an çektiği büyük bir sorun var. Bir civciv kuluçka makinesinde annesinii görmeden doğuyor, sonra tel bir kafese alıyorlar ve bu kafeste bir tavuğa A4 kağıdı kadar alan düşüyor. Kanadını bile açamadığı bir alan tüm doğasına aykırı. Toprağa ayağını değdiremeden, güneşi görmeden bir ömür geçiriyor. Bunun yan etkileri de var. Hayvanlar ruh sağlıklarını kaybetmeye başlıyor ve stresten birbirine zarar vermeye başlıyor” dedi.

‘Gıda zehirlenmesi büyük ölçüde salmonella bakterisinden oluşuyor’

“200 bin hayvanı bir araya kapatıp küçücük bir alan vererek oradan sağlıklı bir sonuç çıkmasını beklemek mümkün değil” diyen Kaplan, “200 bin hayvanın yaşadığı alan aynı zamanda bir mikrop yuvası oluyor. Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’ne hazırlattığı raporların ikisinde de sıkışıklığın mikrop ve salmonella bakterisini arttırdığı sonucuna varılıyor. Gıda zehirlenmesi büyük ölçüde salmonella bakterisinden oluşuyor. Kafeslerdeki ortam sıkışık olursa daha fazla insan zehirlenecek ve ölecek. Şunu sormamız gerekiyor çocuklarımızın yediği yemeklerde ne kadar insanın zehirlenmesini göze alabiliriz. İkinci sorun sıkışıklıktan ve koşulların kötülüğünden ötürü, kafes sistemlerindeki ürünler omega3 omega6 değerlerinde çok fakir. Ürünler istenen seviyede besleyiciliğe yapaylıktan ötürü ulaşamıyor” dedi.

‘Maliyet açısından kafes sistemi ile yumurta başına 30-35 kuruşluk fark var’

Gıda Kodeksi’nde yapılan değişiklikle yumurtaların üzerine üretim yeri, üretim şehri ve üretim yönteminin kod olarak basıldığına dikkati çeken Kaplan, “En üstte yer alan 3TR, 2TR 1TR 0TR diye başlayan kod yumurtaların üretim sistemini gösteriyor. Buna göre 3 numaralı yumurtalar kafes yumurtaları. Kafessiz Türkiye Kampanyası şu anda 3 numaralı yumurtaların ortadan kalkması için çalışıyor. Bunlar bir a4 kağıdı kadar alanda, asla toprağa basmadan kapalı alanlarda büyüyen tavuklar. 2 numaralı yumurtalar kafessiz kümes sistemleri ile yetiştiriliyor. Maliyet açısından kafes sistemi ile yumurta başına 30-35 kuruşluk fark var. Bu sistemlerde hayvanlar toprağa erişebiliyor ancak dışarı erişimleri yok. Daha fazla doğal içgüdülerini yerine getirebiliyorlar. 1 numaralı sistem ise gezen tavuk yumurtaları. Bunların dışarı çıkma alanları var. 0 numaralı yumurtalar ise hem kapalı alanda hem dışarı çıkma alanında daha fazla alanları var. Aynı zamanda bu yumurtaların üretilmesi için organik yem kurulması gerekiyor” bilgisini paylaştı.

0 numara ile 3 numaralı yumurta arasında yüzde 70’lik bir üretim maliyeti farkı olduğunu kaydeden Kaplan, ”Ama marketlerde daha fazla fark görüyoruz. Marketler bunları lüks ürün olarak gördüğü için biraz daha kâr marjı yüklüyorlar. Ayrıca kafes yumurtasına kıyasla daha az satabildikleri için daha da fazla maliyeti artırmak gerekiyor” diye konuştu.

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Batılı devketlere Ankara’da terör saldırısı  uyarısı

1 Aralık 2022 – 10:59

İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde yaşanan bombalı saldırıdan iki hafta sonra, bazı Batılı ülkelerin büyükelçilikleri Ankara’daki yeni güvenlik tehditlerine karşı uyarıldı. Sırbistan, vatandaşlarından Türkiye’ye seyahat etmemelerini istedi.

Konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin verilmemesini isteyen üç Batı Avrupa ülkesinin büyükelçiliği ve bir büyük uluslararası örgütün yetkilileri Reuters haber ajansına, Türk makamları tarafından olası tehditlere karşı uyarıldıklarını söyledi.

Reuters, söz konusu uluslararası örgütün, personeline gönderdiği elektronik postada, militanların misilleme amaçlı olası saldırıları nedeniyle alışveriş merkezleri, otobüs durakları ve havaalanlarındaki risklere dikkat çektiğini yazdı.

Türk savunma ve içişleri bakanlıkları uyarılar hakkında herhangi bir yorum yapmadı.

Bu arada Sırbistan’ın Tanjug haber ajansı bugün, Dışişleri Bakanı Ivica Daciç’in, vatandaşların olası saldırılar nedeniyle önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye ve özellikle Ankara’ya seyahat etmekten kaçınmaları gerektiği yönündeki sözlerini aktardı.

Daciç Tanjug’a yaptığı açıklamada Ankara’dan gelen bilgilere atıfta bulunarak, “Güvenlik teşkilatlarından aldığımız bilgiye göre önümüzdeki birkaç hafta içinde terör saldırılarının beklenebileceği konusunda vatandaşları uyarmak istiyorum” dedi.

Uyarının Türkiye’nin diğer bölgeleri için de geçerli olabileceğini dile getiren Daciç, Sırp vatandaşları, acil ihtiyaçları olmadıkça seyahat etmemeleri konusunda uyardı.

Daciç, “Hali hazırda orada olan vatandaşlarımız da yaya bölgeleri, metro, otobüs ve tren istasyonları gibi kalabalık alanlardan ve benzeri yerlerden uzak dursunlar” diye konuştu.

Tamamını okuyun

Türkiye

Alihan Kuriş ve çetesine dolandırıcılıktan suç duyurusu

23 Kasım 2022 – 15:36

Süleymanlılar Cemaatinde yönetici konumundaki kişilerin yönetimindeki “Fazilet Yapı ve Fazilet Emlak” firması ve bir çok isme yönelik; dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık, tehdit, şantaj ve adil yargılamayı etkilemeye yönelik suçlardan haklarında iki ayrı suç duyurusunda bulunuldu.

Suç duyurusu dilekçesinde cemaatin lideri olan Alihan Kuriş’in isminin de yer aldığı öğrenildi.

Dini duyguları istismar ederek dolandırdılar


Firma hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunan T.A., basına yaptığı açıklamada, kendilerini Süleymancılar Cemaatinin içinde üst seviye yönetici olarak tanıtan firma yetkililerinin kendilerinin dini duygularını istismar ederek üzerlerinde güven oluşturduklarını söyledi. Firmanın konut projeleri üzerinden taraflarına topraktan satış ile daire satarak ödemesini peşin aldıklarını söyleyen T.A., yetkililerin bir yıl içinde anahtar teslimi ile daireyi vereceklerini yazılı olarak taahhüt ettiğini, ancak aradan 4 yıl geçmesine karşın daireyi teslim etmedikleri gibi ödemeleri de iade etmediklerini ifade etti.

T.A, “Haklarımızın peşine düşmeyelim diye ailemle bizi tehditlerle susturmaya çalıştılar. Ümraniye ilçesindeki bir AVM’de tarafımıza içerisinde tehdit yazılı not ilettiler. Olayla ilgili polise şikayette bulundum. Savcılık soruşturması devam ediyor” dedi.

‘Cemaat lideri Alihan Kuriş’in yardımcısıyım’ dediler


T.A.’nın yaptığı suç duyurusunda, “Ümraniye Armağanevler Mahallesindeki Nazik sokakta bulunan ve Fazilet Emlak olarak anılan Fazilet Yapı isimli şirketin şu andaki resmi sahibi konumunda olan H.H. isimli şahıs, İstanbul Ümraniye kermeslerden sorumlu olduğunu ve aynı zamanda cemaatin genel yöneticisi Alihan Kuriş’in de gayrimenkul ve yatırımdan sorumlu yardımcısı konumunda bulunduğunu söyledi. Hatta cemaat lideri Alihan Kuriş (Ali Erhan Kuriş) için mimar olduğunu ve cemaat içindeki zengin iş adamlarına yönelik villa ve lüks daire gibi çeşitli inşaat işlerini alt taşeron usulüyle kendi firmaları Fazilet Yapı’ya verdiğini ve bu sistemle de birlikte paydaşlık yaptığını da söyledi” ifadelerine yer verdiği bilgisine ulaşıldı.

Diğer yandan, firma yetkililerinin, mağdurların hukuki yoldan haklarını aramaması için bir algı yönetimini kullanarak, gecikmeden kaynaklı kira ödemesi adı altında ve çok düşük bedellerle düzenli bir şekilde aylık ödeme yaparak hukukun önünü kapatmaya çalıştıkları öne sürüldü. Ayrıca şirketin, henüz 18 yaşına yeni girmiş F.S.Ç. isimli bir gencin üstüne yapıldığı söylendi.

Konut inşaatının öngörüldüğü alan

Hakkını arayan mağdurları susturmak için suç çetelerine ödeme yapmışlar


T.A., Fazilet Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nde sigortasız çalıştırıldığı için işinden ayrılmak zorunda kalan bir işçi tarafından kendisine uyarı yapıldığını aktardı.

Kendisinin ve ailesinin öldürülmeleri için cemaat üyeleri tarafından suç çetesine yapılan ödeme yapıldığını söyleyen T.A., çete lideri M.A. ile anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmayı da kendisini cemaatin İstanbul Anadolu Yakası emlakçılık yöneticisi olarak tanıtan ve resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçundan daha önce de cezaevinde yatmış olan S.Ç. isimli şahsın yaptığına bizzat şahit olduğunu ifade etti.

Aynı iş yerindeyken, suç çetesi lideri M.A.’ın şirket telefonunu aradığını, o esnada yalnız olduğu için telefona kendisinin çıktığını ve M.A.’nın kendisinden para istediğini söyleyen T.A., bu talep üzerine ödeme yapamayacağını söyleyerek telefonu kapattığını söyledi. T.A., hemen arkasından bu defa şahsına ait olan cep telefonunun çaldığını, kayıtsız numara ile gelen aramayı açınca da az önce konuştuğu M.A.’ın olduğunu anladığını ve hemen telefonunu kapattığını belirtti. T.A. olaya ilişkin yaptığı suç duyurusunda kendisi ve ailesi için koruma talep ettiğini ifade etti.

Bağış adı altında Cemaate para istediler, Kuran’a el basarak yemin ettiler


Konut satışı kapsamında verilen taahhüte öncelik verilmesi adı altında cemaate defalarca kez bağış yapılmasına zorlanarak paralar alındığını söyleyen T.A., yapılan bu ödemelerin karşılığında talep edilmesine rağmen her hangi bir makbuz verilmediğine işaret etti.. T.A., hakları için ofislerine gidildiğinde cemaatin yöneticileri olduğunu söyleyen isimler tarafından, ‘Kuran-ı Kerim’e el basmak şekliyle ikna etmek için yemin ettikleri ve bu şekilde güven sağlayarak taahhüt edilen sözlerin yerine gelecek algısı üzerinden oyalama yolunu seçtiklerini’ öne sürdü.

T.A., cemaatin Ümraniye kurs (yurt) okullarından resmi olarak sorumlu olan müdürü H.İ.U.’na kadar ulaşıp, kendilerine ailece yaşatılan mağduriyeti aktardığını, ancak tüm bunlara rağmen dolandırıcılara yönelik herhangi bir yaptırım uygulayamadıklarının kendisine söylendiğini ifade etti. Kendisini İstanbul Anadolu Yakası Emlakçılık yöneticisi olarak tanıtan ve resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçundan daha önce cezaevinde bulunan S.Ç.’nin Whatsapp üzerinden kendisine, “Cemaate geri dönüp uzlaştığımızı söylersen, sana ödemeni garanti altına alabileceğin senetler veririm” diyerek telkinde bulunduğu ve bu nedenle de tarafına senetler verildiğini söyleyen T.A., olayı kurs müdürlerinden H.İ.U.’na da ilettiğini belirtti. T.A., ve senete imza atan şahsın üzerine kayıtlı bir varlık ve ilgili şirket üzerine bir mal varlığı olmadığı anlaşılınca şahsın telefonlara çıkmadığını vurguladı.

Cemaat üyesinden korkunç itiraf: ‘Azmettiricimiz babam’


T.A., şu açıklamalarda bulundu:

“Kendisini cemaatin Ankara emlakçılık sorumlusu olarak tanıtan M.Ç. bir telefon konuşmamızda, kardeşlerinin resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından daha önce de cezaevinde yattıklarını ve buna neden olan kişinin de babaları olan H.H. olduğunu itiraf etti. Bir defasında babasının yine usulsüz bir şekilde kendisini resmi bir belgeye imza attırmaya azmettirerek sahtecilik suçunu işlediğini ve bu nedenle de yıllarca cezaevinde kaldığını da dile getirdi. Hatta babası H.H.’nin bu yönde Ankara’da suç çetesi kurmuş ve bir çok usulsüzlük yapmak suretiyle suç işlemiş ve işletmiş. Bu yüzden de üyelerden bir çoğu cezaevlerinde tutuklu kalmış.

Tüm bu nedenlerle yaşadıkları Ankara’da işledikleri suçlardan dolayı toplumda artık kötü anıldıkları için cemaatin merkezinin de bulunduğu İstanbul Ümraniye ilçesine yerleşmiş. M.Ç., babasının ‘H.Ç.’ olan soyismini de ‘H.H.’ şeklinde değiştirerek cemaat içinde kamufle olduğunu söyledi.”

Cemaat içinde üst düzey konumda olduğu söylenen bazı isimlere ulaşarak yaşadıklarını anlattığını da vurgulayan T.A., “Mağduriyetimizin giderilmesi için büyük zorluklarla ulaşabildiğim önemli isimler, böylesi ciddi bir konuda ilgili kişilerin davranışlarından vazgeçmelerine yönelik herhangi bir yaptırımda bulunmadılar. Özellikle de çevrelerine cemaat içinde yönetici konumunda olduklarını söyleyerek güven oluşturan ve sonra da yasalara ve usullere uygun hareket etmeyen kişiler hakkında ‘Bu kişiler camiamızdan değil’ veya “Dikkat edilsin’ gibi her hangi bir deklarasyon da yayımlamadılar. Hatta bu nedenle suç duyurusunda bulunacağımızı defalarca kez beyan etmemize rağmen, ilgililere sahip çıkarak bizi dikkate bile almadılar” dedi.

Devlet yöneticilerinin isimlerini de kullanarak ‘göz dağı verdiler’


T.A., “Ümraniye İlçe Belediye Başkanı İsmet Yıldırım için ‘Cemaatimizden kardeşimizdir. Bizdendir ve çok sık görüşürüz, tüm işlemlerimize öncelik veriyor ve özel olarak da bize kolaylık sağlıyor’ dediler. Üstüne üstlük bir de bazı devlet büyüklerimizin isimlerini kullanarak, yakınlığımız var diyerek bize göz dağı da verdiler. Bu yapı içinde bulunan yönetici konumunda olduklarını söyleyen üyeler tarafından başımıza ne geleceğini bilmiyoruz” vurgusunu yaptı.

Ailece can güvenliğimiz yok’


“Ailece can güvenliğimizden endişe duyuyoruz ve bu nedenle tedbir amaçlı İl Valiliğine başvuru dilekçesi de verdik” diyen T.A., şöyle devam etti:

“Bu sebeple tüm bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım. Ayrıca, yine aynı yöntemlerle mağdur ettikleri kişiler tarafından suç duyuruları ile açılmış davaların bulunduğunu ancak cemaat üyeleri tarafından kendilerine zarar verilir korkusuyla açıklama yapmaktan çekindiklerini biliyorum”

‘Sakın açıklama yapma’ dediler
“En son olarak da cemaatin en tepe noktasında uzun yıllar hizmet verdiği söylenen Y.B. isimli yöneticiye zor da olsa ulaşabildim” diyen T.A., sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaşadığımız tüm mağduriyeti kendisine aktardıktan sonra da artık basın açıklaması yapacağımı söyledim. Kendisi de bana ‘Sakın böyle bir şey yapma, zaten medya üzerimize geliyor. Bir de böyle vahim bir durumla gündeme gelirsek çok kötü olur. Ben Alihan Kuriş veya yanındakilerle konuşmaya çalışacağım. Benden haber bekle, mutlaka sana dönüş yapılacak’ dedi. Ama ne Y.B. tarafından ne de Alihan Kuriş (Ali Erhan Kuriş) kanadından herhangi bir dönüş olmadı. Tüm bu yaşadığımız mağduriyetler neticesinde bu açıklamayı yapmaktan başka hiç bir çare bırakmadılar. Ayrıca Devletimize ve yargımıza da güveniyorum. Şikayetçiyim”

Tamamını okuyun

Latin Amerika

Venezuela’daki yolsuzluk ve kara para araştırmasında Türkiye detayı

Yolsuzluk vakalarını takip eden Venezuela Transparencia raporuna göre ülkede sadece uyuşturucu, petrol ve altın kaçakçılığında dönen kayıt dışı paranın miktarı yılda yaklaşık 8,6 milyar dolar. Raporda Türkiye’nin de adı altın yolsuzluğu kısmında geçiyor.

21 Kasım 2022 – 18:32

Geçtiğimiz yıl gayrı safi yurt içi hasılası 43,4 milyar dolar olan Venezuela’da gümrüklerdeki yolsuzluklar da hesaba katıldığında kayıt dışı kara para miktarının ülke maliyesinin beşte birinden daha fazlasına denk geliyor.

Yolsuzluk ve rüşvetle ilişkili kayıt dışı maliyeler raporunda ilk sırayı 4,9 milyar büyüklükle uyuşturucu ticareti alıyor. Onu 1,9 milyar dolarla petrol kaçakçılığı ve 1,8 milyar dolarla altın kaçakçılığı izliyor.

Gayrimeşru maliyenin temel unsurları çetelerin yanı sıra yolsuzluk ve rüşvete bulaşan asker ve polisler, kamu kurum ve kuruluşlarındaki devlet görevlileri. Bugün dünyanın 22 ülkesinde Venezuelalılar hakkında görülen yolsuzluk davalarında bahsedilen miktar toplamda 64 milyar dolara ulaşıyor.

Resmi verilere göre geçen yıl 51 ton uyuşturucunun ele geçirildiği Venezuela; Amerika, Avrupa ve Asya’ya kokain sevkiyatındaki önemli üslerden biri. Yılda 150-200 ton uyuşturucu sevkiyatının yapıldığı tahmin edilen Venezuela’da, rapora göre yılda 5 milyar dolara yakın uyuşturucu parası dönüyor.

Türkiye’nin de adı geçiyor

Venezuela’da altın çıkaran ve kaçakçılık yapılan ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Transparencia Venezuela’nın direktörü Mercedes de Freitas altınların doğrudan ya da önce yasadışı yollardan Kolombiya’ya götürülüp orada sistemin içine sokulduktan sonra Türkiye, Belçika ve Hollanda gibi ülkelere ihraç edildiğini söylüyor.

Devlete ait varlıklarının özel şirketlere şaibeli devirleriyle ilgili olarak Hotel Alba Caracas’ın işletmesinin Türk şirkete verilmesinin devlete yılda 3,6 milyon dolarlık kayba neden olduğu belirtiliyor.

Raporda devlet kontrolündeki hurda ihracatının yüzde 92’sinin Türkiye’ye yapıldığına da dikkat çekiliyor. Resmi olarak geçen yıl Türkiye’ye yaklaşık 470 milyon dolarlık hurda ihracatı yapan ülkede, elde edilen yüksek gelirlere rağmen hurda envanterleri, faal şirketler, satışlar gibi konularda kamuoyunun aydınlatılmadığı öne sürülüyor.

Tamamını okuyun
Advertisement
Genel6 gün önce

Batılı devketlere Ankara’da terör saldırısı  uyarısı

İngiltere1 hafta önce

İngiltere’de mali kriz nedeniyle iş bırakmaları ve grevler artıyor

İslam2 hafta önce

Mus’ab bin Umeyr (r.a.)

Türkiye2 hafta önce

Alihan Kuriş ve çetesine dolandırıcılıktan suç duyurusu

Avrupa2 hafta önce

Avrupa Uyuşturucu Raporu: Türkiye 2020’de en çok eroinin ele geçirildiği ülke oldu

Latin Amerika2 hafta önce

Venezuela’daki yolsuzluk ve kara para araştırmasında Türkiye detayı

Avrupa2 hafta önce

Belçika, ele geçirilen kokaini yakacak fırın bulamıyor

Avrupa3 hafta önce

Euro Bölgesi aylarca yüksek enflasyon yaşayacak

Amerika3 hafta önce

Batı’da mali kriz derinleşiyor

Gündem3 hafta önce

Tapeler ortaya çıktı: İşte Emniyet’ten Sarallar sızıntısı

Afrika4 hafta önce

Yoksul ülkeler için kış karanlık geçecek

Avrupa1 ay önce

Europol: Avrupa’yı kokain dalgası vuruyor

Türkiye2 ay önce

Avukatlardan delillerin karartılmasına karşı başvuru

İngiltere3 ay önce

Kraliçe’nin cenazesine katılmayan Londralılar: Ülke krizde, başka dertlerimiz var

Genel3 ay önce

“Enerji krizi böyle giderse Almanlar yakında ülkesiz kalacak”

Avrupa3 ay önce

Fransa enerji krizi ile karşı karşıya

İngiltere3 ay önce

Avustralya’nın İngiltere’den ayrılması gündemde

Amerika3 ay önce

ABD’de demir yolu iş kolu greve hazırlanıyor

Rusya3 ay önce

“Belki de hiç bulunamayacak kayıp insanlar var”

Gündem3 ay önce

Van’da uyuşturucu kullanımında artış: Polis göz yumuyor

Amerika3 ay önce

Pentagon’un raporu: ABD ordusunda cinsel saldırı %13 arttı

Avrupa3 ay önce

AB enerji krizi yaşıyor

İngiltere3 ay önce

Goldman’dan İngiltere’ye resesyon uyarısı

Almanya3 ay önce

Almanya’da piskoposlukta tecavüz ve sübyancılık vakaları onlarca yıl gizlendi

Amerika3 ay önce

Mead Gölü alarm veriyor

Yorumlar

Nübüvvet’in İlk Yılların… için Ali KEMER
Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.