Connect with us

Gündem

Devlet garantili projeler bütçeyi rehin aldı

23 Nisan 2022 – 14:15

Türkiye’de, hızlı artan enflasyon ve pahalılık son dönemde maaş ve gelirleri eritti. Ancak hükümet asgari ücret artışına kapıyı kapatmanın yanı sıra emeklilerin bayram ikramiyesine de enflasyon zammı yapmadı.

Nedeni ise ödenecek enflasyon farkına bütçeden kaynak ayrılamaması.

Peki bu kaynak gerçekten bulunamaz mı?

İktisatçılar kamu özel iş birliği projelerine verilen garantilere dikkat çekiyor. Buna göre kamu kaynaklarının nereye aktarılacağı bir tercih meselesi. İktidarın bu noktadaki tercihi ise “verimsiz” projelerden yana.

Türkiye’de kamu özel iş birliği projelerine verilen garantiler önemli tartışma konularından biri.
Toplam yük 153 milyar dolar

Şehir merkezinden uzak hastaneler, yeterli sayıda yolcunun kullanmadığı havalimanları, araç sayısı öngörülenden oldukça az olan köprü ve otoyollar…

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’na (TEPAV) göre hükümet, havalimanı projelerine 7,3 milyar, otoyol ve köprü projelerine 32,1 milyar, şehir hastanelerine 78,2 milyar, Akkuyu Nükleer Santrali için ise 35 milyar dolarlık gelir garantisi sağlamış durumda. Kamu özel iş birliği projelerine verilen gelir garantilerinin bütçede oluşturduğu toplam yük yaklaşık 153 milyar dolar.

Osmangazi Köprüsü’nde 40 bin, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde 135 bin, Çanakkale Köprüsü’nde 45 bin araç geçiş garantisi bulunuyor.

DW Türkçe’ye konuşan Devlet Planlama Teşkilatı eski uzmanı Prof. Dr. Uğur Emek, yapılan köprü ve otoyollarda gerçekleşen gelirlerin garanti edilenin altında kaldığına işaret ediyor: “Bu yolların, köprülerin kullanılmadığını görüyoruz. Çünkü yanı başında bedava devlet yolu var.”

Sayıştay’ın tespitlerine göre, 2020 yılında Avrasya Tüneli için 25 milyon 376 bin 878 araç geçiş garantisi verilmişti. Ancak geçen araç sayısı 12 milyon 609 bin 103’te kaldı. Devletin kasasından tüneli işleten şirkete 456 milyon 310 bin TL ödeme yapıldı.
“Test yapılsa ödenemeyeceği görülürdü”

Uğur Emek, Osmangazi Köprüsü’nün ücretinin yapılan sözleşmeye göre 668 lira olduğunu söylüyor. Köprüden geçişi teşvik etmek için ücretin 184,5 liraya düşürüldüğünü ifade eden Emek, aradaki 483,5 liralık farkın bütçeden karşılandığını belirtiyor.

Emek, “Asgari ücretin 4 bin 250 lira olduğu bir ülkede İstanbul’dan çıkıp Gebze’ye İzmir, Bursa, Orhangazi, Balıkesir, Savaştepe’ye, İzmir’e gittiğiniz zaman o projede 1065 lira tek yönlü ödeme yapmanız gerekiyor sözleşmeye göre. Geri dönüşte 1065 daha yapacaksınız. Size yapar mı 2130 lira. Zamanla gördük ki bu ödenemez. Test yapılmış olsaydı ödenemeyeceğini önceden görecektik” diyor.

Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu mart sonunda hükümetin günlük 45 bin araç geçiş garantisi verdiği Çanakkale Köprüsü’nden bir günde 6 bin araç geçtiğini açıkladı. Prof. Emek, Çanakkale Köprüsü için de sözleşmede belirlenen 285 liralık geçiş ücretinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 200 lira olarak açıklandığını hatırlatıyor. Buradan da geçiş başına 85 lira devletin kasasından ödeniyor.
Fazladan 750 milyon euro ödendi

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün bütçesinin yüzde 65’inin garanti ödemelerine ayrıldığına işaret eden Uğur Emek, Çanakkale Köprüsü ile ilgili ise önemli bir detaya dikkat çekiyor.

Emek, köprüyü 2023 metre yapmak için fazladan 513 metre uzatıldığını söylüyor: “Çanakkale köprüsünü yapmak 1960 yılından beri bu işletmecinin hayaliymiş. Ama onun hayalindeki proje, ki bunu yurt dışı kongrelerde falan sunmuşlar, 1510 metreymiş. Niye 2023 metre yapıyorsunuz? Cumhuriyet’in 100’üncü yılına denk geliyor, ne olacak öyle yapılsa diyorlar. Efendim o 1510 metreyle 2023 metreyi karşılaştığımızda arada yüzde 25 fark var. Köprünün maliyeti 3 milyar euro diyorsunuz. O zaman 750 milyon euroyu biz gösteriş için sokağa atmışız.”
“Çanakkale Köprüsü’nün bana ne faydası var?”

Bir projenin ulusal ekonomiye faydası varsa bu projeye ilişkin kaynağın vergi mükelleflerinden sağlanabileceğini vurgulayan Emek, “Sosyal kapital için eğitimli insana ihtiyacımız var. O zaman Türkiye’deki eğitim sisteminin finansmanını biz karşılayacağız. Sağlıklı insana ihtiyacımız var mı? Buna kimse itiraz edemeyecek. Hep beraber 84 milyon bunu ödeyeceğiz. Bunu adalet için de sayabilirim, güvenlik için de. Çanakkale Köprüsü’nün bana ne faydası var? Birisi bana söylesin. Ben niye ödüyorum?” diye konuşuyor.
Havalimanlarına verilen garantiler

Köprü ve otoyolların yanı sıra havalimanlarında da uçuş garantilerine ulaşılamaması nedeniyle; şirketlere 2015’te 42, 2016’da 47.4, 2017’de 60, 2018’de 65, 2019’da 133, 2020’de 172 milyon dolar garanti ödemesi yapıldı.

Kütahya, Afyon ve Uşak illerine hizmet vermek üzere 2012’de açılan Zafer Havalimanı da zarar etmeye devam ediyor. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın CİMER’den aldığı yanıtlara göre, yolcu garantisi ile yapılan havalimanını işleten şirkete 2012-2022 yılları arasında 53 milyon 982 bin euro garanti ödemesi yapıldı. Yılın ilk üç ayında şirkete ödenecek garanti tutarı 1 milyon 734 bin 972 euroyu buldu. Bu rakam güncel kurla 27,5 milyon lirayı geçiyor.
Şehir Hastaneleri’nin payı

Uğur Emek, Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin yüzde 25’inin de şehir hastaneleri için ayrıldığına dikkat çekiyor. Bütçenin garantilerle doldurulduğunu söyleyen Emek, sağlık harcamalarının milli gelirdeki payının 3.8’e düştüğüne işaret ediyor.

Prof. Dr. Emek, “Çalışan devlet hastanelerini kapatıyorsunuz. Onun yerine şehir dışında bir hastane yapıyorsunuz. Şimdi bunun bir rasyonelliği olabilir mi” ifadelerini kullanıyor.
“Kaynak verimsiz projelere aktarılıyor”

Sınırlı kaynakların özenli kullanılması gerektiğine işaret eden Emek, “Önceliklendirme çok önemli. Birincisi, verimsiz projeye para aktarıyorsanız, öncelikle verimsiz olduğu için kötü bir projeye para aktarmış olursunuz. İkincisi de daha iyi bir projeden vazgeçmiş olursunuz. İki tane kötülük var burada” diyor.

Peki bu kaynaklar çalışanlar ve emekli için kullanılamaz mı?

Enflasyondaki hızlı yükselişe rağmen asgari ücret artışına gitmeyen hükümet, emeklinin bayram ikramiyesine de zam yapmadı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, 19 Nisan’da yaptığı açıklamada, “Bayram ikramiyelerine yönelik artış gündemimizde yok. 28-29 Nisan’da ödemeler yapılacak. İki bayramda maliyet 25 milyar lira seviyesinde. Emeklilere 1100 lira ödenecek” dedi.
“Asgari ücretin 5 bin liraya çıkması mümkün”

DW Türkçe’ye konuşan çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, bütçeden sermaye destekleri için ayrılabilen kaynakların, emekliler için ya da asgari ücretin üzerindeki prim yükünü azaltmak için kullanılabileceğine dikkat çekiyor.

Çelik’e göre devlet, emekli aylık ve gelirlerinin artırılması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na bütçeden kaynak aktarabilir. Sosyal Güvenlik Kurumu da emeklilere daha iyi bir aylık ve bayram ikramiyesi ödeyebilir.

Sosyal güvenlik prim ödemelerinde işverenlerin yüzde 5’lik payının devlet tarafından karşılandığını belirten Çelik, son 10 yılda bütçeden işverenlere aktarılan sigorta primi desteğinin 174 milyar lirayı bulduğunu söylüyor. Sadece 2021 yılında aktarılan 25 milyar TL’nin bütçenin yaklaşık yüzde 2’sine karşılık geldiğine dikkat çekiyor.

“İşverene nasıl prim desteği sağlanıyorsa asgari ücretli üzerindeki sigorta primi yükü de Hazine tarafından ya da bütçeden karşılanabilir” diyen Çelik’e göre bu şekilde 4 bin 250 lira için olan asgari ücretin hiçbir zam yapılmadan 5 bin lira olabilmesi mümkün.
Bayram ikramiyesi 2 bin lira olabilirdi

Son dönemin önde gelen tartışma konularından biri de kur korumalı mevduatlar. Düzenlemeye göre şirketler ve kurumlar, döviz ya da altın hesaplarını, kur üzerinden Türk Lirası mevduatlara çevirebiliyor. TL’nin dövize karşı düşüşünün banka faiz oranlarını aşması durumunda ise bu kurum ve şirketlerin uğradığı zararlar telafi ediliyor. Ancak düzenleme yüksek gelir grubuna servet transferi yapıldığı yönünde eleştiriliyor.

Aziz Çelik, kur korumalı mevduat hesapları için bütçeden sadece mart ayında 11,7 milyar liralık kaynak aktarıldığına işaret ediyor.

Türkiye’de 13,6 milyon emekli bulunduğunu belirten Çelik, “11,7 milyar lira bayram ikramiyesine aktarılsaydı, emekliye 856 lira daha ödenebilecek ve bayram ikramiyesi 1956 liraya ulaşacaktı” diyor.
“Kaynak başka yerde kullanılıyor”

Aziz Çelik’e göre, kur garantili mevduat sahipleri, araç garantili köprüler, yollar ve hasta garantili hastanelere verilen destekler ciddi bir yük oluşturmalarının yanı sıra bütçede kaynak olduğunun da bir işareti: “Yani kaynak var mı? Evet, kaynak var ama kaynak başka yerlere kullanılıyor.”

İktisatçılara göre, iktidarın bütçe planlamasındaki tercihleri nedeniyle, geniş halk kesimlerinden alınan vergilerle elde edilen kamu kaynakları, sermaye ve yüksek gelir gruplarına aktarılıyor.

Türkiye’de 1986-2020 yılları arasında imzalanan 252 adet kamu özel iş birliği sözleşmesinin yüzde 70’i 2003 yılından sonrasına ait.

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

Van’da uyuşturucu kullanımında artış: Polis göz yumuyor

4 Eylül 2022 – 12:07

Uyuşturucu kullanımındaki artışın dikkat çektiği Van’da, bir anne “Okul kapılarında satılıyor” derken, bağımlılıktan kurtulan bir kişi ise polisin uyuşturucu satışına göz yumduğunu söyledi. 

Van’da son yıllarda uyuşturucu kullanımında artış yaşanırken, Van Emniyet Müdürlüğü’nün sık sık uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon yapıldığı ve çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirdikleri yönünde servis ettikleri haberler dikkat çekiyor. Kentte yaşayan halk yetkililerin uyuşturucuya karşı yeteri kadar mücadele etmediklerini belirtirken, bağımlılıktan kurtulanlar ise polisin uyuşturucu madde satışına göz yumduğunu söyledi.

Van’da yaşayan D.O., 13 yıldır uyuşturucu bağımlısı olan oğlu için mücadele ediyor. Oğlunu uyuşturucudan vazgeçirmek için bir çok yetkili kuruma başvurduğunu söyleyen D.O., yetkililerin ise kendilerine yardımcı olmadığını dile getirdi. Madde bağımlılığına karşı mücadele çağrısında bulunan D.O., satıcıların da cezalandırılmasını istedi.

“SATANLARA CEZA VERİLSİN”

Uyuşturucu satıcılarına verilen cezaların yetersiz olduğunu belirten D.O., “Satanlara yönelik büyük cezaların olması lazım, yoksa ‘5 gün, 1 ay yatarım, çıkarım, yine devam ederim’ diye düşünüyorlar. Devletin, halkın buna bir çare bulması lazım, benim evladım ölüyor” dedi.

Oğlunu defalarca hastaneye yatırmak istediğini ancak yeterli desteği görmediğini söyleyen D.O., “Oğlum desteği sadece anne ve babasından aldı. Hastaneye başvurduk, ‘gidin bir ay sonra gelin’ dediler. 1 ay sonra gittik, bir gün yatıp çıktı. Krizi atlatamadığını söylediler, kriz içinde eve geri geldi” diye belirtti.

“OKUL KAPISINDA SATILIYOR”

Son günlerde Van Emniyet Müdürlüğü’nün çok sayıda uyuşturucu satıcısına yönelik operasyon yaptıklarına dair servis edilen haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen D.O., “Doğru olsa, bu kadar uyuşturucu yakalanıyorsa, neden bütün okulların kapısında hala satılıyor?” diye sordu.

Tamamını okuyun

Amerika

Beyaz Saray eski danışmanı Bannon: Derin devlet Trump’a suikast düzenlemeyi planlıyor

12 Ağustos 2022 – 12:19

Eski Beyaz Saray Danışmanı Steve Bannon Infowars’ta sağcı komplo teorisyeni Alex Jones’a verdiği röportajda, derin devletin Trump’a suikast düzenlemeyi planladığını söyledi.

Beyaz Saray eski danışmanı Steve Bannon, “derin devletin” eski Devlet Başkanı Donald Trump’a suikast düzenlemeyi planladığını ve Florida’daki Mar-a-Lago malikanesine yapılan baskın sırasında FBI’ın Trump’a karşı delil yerleştirdiğini iddia etti. Bannon, Infowars’ta sağcı komplo teorisyeni Alex Jones’a verdiği röportajda, “Başkan Trump’a gerçekten suikast düzenlemeye çalışmanın idari devleti ve onun derin devlet aygıtını aşan bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bence her şey ihtimal dahilinde” dedi. Bence güvenlik hiç olmadığı kadar üst düzeye çıkarılmalı. Dürüst olmak gerekirse, bence bu sabah Trump, Mar-a-Lago’ya uçmalı, öğle saatlerinde oradan çıkmalı ve hey, Birleşik Devletler başkanlığına adayım demeliydi. Bu da kapak olsun.

Geçen ay Bannon, 6 Ocak komitesi önünde ifade vermesi için Kongre’den gelen celbe uymamaktan iki kez suçlu bulundu ve en fazla iki yıl hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

Ayrıca FBI’ın Trump’ın Mar-a-Lago konutuna yaptığı baskını da “saygısızlık” diye nitelendirdi.
Bizim… sizin [Donald Trump] Mar-a-Lago’ya, tam olarak saygısızlık ettikleri yere gitmeniz gerekiyor, çünkü bu bir saygısızlıktı. Bunu bilerek yaptılar. Mar-a-Lago’nun sadece Maga’da [Amerika’yı Yeniden Harika Yap hareketi] değil, Amerikan halkında nasıl bir yankı uyandırdığını anlıyorlar.

Bannon, Florida’daki Mar-a-Lago mülkünü “birçok ikonik ana” tanıklık etmiş, “bu ülkedeki en müthiş binalardan biri” olarak tanımladı.
Mülk, başta merhum Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro olmak üzere bazı önemli devlet başkanlarını ağırladı. Trump ayrıca Kuzey Kore’nin füze denemesine Birleşik Devletler’in vereceği yanıtı da Palm Beach’teki mülkünden koordine etti. Bunlara atıfta bulunan Bannon şöyle konuştu:

Orada o kadar çok önemli şey oldu ki… Özellikle de Ulusal Arşiv’deki bu idari mesele yüzünden gidip bu şekilde saygısızlık yapmaları… Senin de bildiğin gibi Alex, olta atma ya da bir şeyler yerleştirme peşinde oldukları çok açık, bunu onların yanına bırakmazdım… Bu yaptıkları suç.

FBI ve Adalet Bakanlığı esasen kanunsuz suç örgütleridir. Pazartesi günü, eski başkanın Palm Beach’teki evine, Beyaz Saray’dan resmi başkanlık kayıtlarının çıkarılmasıyla ilgili bir soruşturmanın parçası olduğu anlaşılan bir baskın düzenlendi.

Trump baskınları “savcılığın görevi kötüye kullanması” ve 2024 başkanlık seçimlerinde aday olmasını engellemeye yönelik “adalet sisteminin silah haline getirilmesi” olarak kınadı.

Tamamını okuyun

Gündem

‘İnsan kaçıran savcı da var, milyon dolar karşılığı sipariş operasyon yapan da’

25 Temmuz 2022 – 12:58

Adana terör savcısının uyuşturucu çetesi yöneticiliğinden tutuklanması, yargının içler acısı halini bir kez daha gözler önüne serdi. Gazeteci Timur Soykan benzer daha önceki vakaları sıralayarak, “Bu bataklıkta mülkün temeli çöküyor…” yorumunda bulundu.

Son günlerde tartışılan ‘uyuşturucu baronu savcının’ aslında ilk olmadığı biliniyor. Gazeteci Timur Soykan köşesinde isim ve tarihleri de vererek benzer örnekleri anlattı.Soykan, “Tek adam rejimi için devlet kurumları yok edildi, yargı bataklığa dönüştürüldü. Uyuşturucu şebeke lideri savcı bataklığın derinliğini gösteriyor. İran ajanları için adam kaçıran, milyon dolar karşılığı sipariş operasyon yapan savcılar da gördük” dedi.
Adana’dan Konya’ya uyuşturucu sevkiyatı yapan şebekeye yönelik Konya Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonda, polis memuru olan kuryenin telefonunda yapılan incelemede savcı Osman Yarbaş’a ulaşılmıştı.

Kurye polisin telefonunda Whatsapp mesajlaşma uygulamasının incelenmesinde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Osman Yarbaş’ın F.K’ye uyuşturucu sevkiyatı ile ilgili talimatlar verdiğini tespit edilmişti.

Gündem olan olay, aslında bir ilk değil. Gazeteci Timur Soykan, Birgün’de yayımlanan “Savcılar ve çeteleri” başlıklı yazısında benzer örnekleri anlattı:

‘MİLYON DOLARA OPERASYON SİPARİŞİ’
Örnek 1:

“Savcı Lütfi Karabacak, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapıyordu. Halen yargılandığı iddianameye göre; Yargıtay’da bağlantıları olan Murat Ayyıldız ile birlikte dosyaları ‘çözmek’ karşılığında para alıyorlardı.

10 Kasım 2018’de Savcı Lütfi Karabacak ve Murat Ayyıldız, İstanbul Etiler’deki lüks lokantada Fenerbahçe Spor Kulübü Genel Sekreteri Burak Çağlayan Kızılhan ile buluştu. Yurt dışındaki yüz milyonlarca dolarlık inşaat işlerinin ödemelerini alamayan Kızılhan, tefecilere borçlanmış ve bol sıfırlı çekler imzalamıştı. O gün Etiler’deki lokantada Savcı Lütfi Karabacak’tan tefecilere operasyon yapmasını istiyordu.
Savcı Karabacak yanındaki Murat Ayyıldız’ın MİT mensubu olduğunu söylemişti. Masada hiç konuşmayan bu adamı göstererek ‘Parayı ona vereceksiniz. Dosya bana geldiğinde 100 bin dolar, operasyondan sonra 900 bin dolar daha teslim edeceksiniz’ dedi. Dosya önüne geldiğinde 100 bin doları Murat Ayyıldız alıp getirdi. Kısa süre sonra tefecilere operasyon yapıldı. Aynı gün Murat Ayyıldız operasyonu sipariş edenlerin kapısını çaldı. Ancak 900 bin dolar yerine 250 bin dolar ile geri döndü. Savcı Karabacak sinirlenmişti. Tefeci örgütün yöneticisi olarak gözaltına aldırdığı Mahmut Ak’ı serbest bıraktı. Elbette karşılığını almıştı. Diğer şüphelileri tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdi. Hakim liderin bırakılıp diğer şüphelilerin tutuklanması istenen dosya önüne gelince çok şaşırdı. Adalet sisteminin çivisi çıkmıştı.

CASUS SAVCININ İNSAN KAÇIRMA ÖRGÜTÜ

Örnek 2:
İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Savcı Davut Yılmaz, 24 Şubat 2022’de tutuklandı. İddianameye göre; Savcı Davut Yılmaz ve savunma sanayi şirketi sahibi İhsan Sağlam, İran istihbaratı için Türkiye’deki kişileri kaçırıyordu. Savcı Davut Yılmaz, İhsan Sağlam’a İranlıların UYAP sisteminden aldığı adres, telefon bilgilerini veriyordu. Bu işte kullanılacak araçlara Adalet Bakanlığı kartı takmış ve çakar sistemi kurdurmuştu. Denizli’de yaşayan eski İran albayı Mashai Firouzei ile eşi ve çocuğunu Şubat 2019’da kaçırıp Van’da İran ajanlarına teslim ettiler.

Savcı, adliyedeki odasında İranlı ajanlarla görüşecek kadar rahattı. Bir süre sonra İhsan Sağlam’ı devreden çıkarıp bütün parayı kendisi almak istedi. İki polisin arasında olduğu bir ekip kurdu. Eylül 2019’de hedefleri eski İran Deniz Kuvvetleri subayı olan Mohammed Rezaei’yi kaçırmaktı. Ancak Savcı Davut Yılmaz’ın ekibindeki polislerle İhsan Sağlam’ın ekibi birbirine girdi. Birbirlerine silah çektiler. İranlı eski asker son anda kurtuldu.

Savcı Davut Yılmaz, Aralık 2021’de ise Zonguldak’ta yaşayan İranlı bilgisayar yazılımcısı ve ekonomist Shahnam Golshani’yi kaçırmayı hedefliyordu. Bu kez ekibinde bir albay da vardı. Ancak artık takip altındaydılar ve bu kaçırma girişimi de başarısız oldu.

YARGIDA BATAKLIK KAVGASI
Örnek 3:

Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Daire Üyesi Hamit Kocabey, 14 Ekim 2021’de istifa etti. İddiaya göre; Hamit Kocabey’in avukat oğlu Nizamettin Kocabey, Bataklık Operasyonu kapsamında aranan bir kişiyi kurtarmak için Ankara Adliyesi’ndeki hakime baskı yaptı. İddiaya göre; bunun için yüklü miktarda para almıştı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Türkiye tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu’ dediği Bataklık Operasyonu yargıda kavga çıkarmıştı. Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman, konuyu yukarılara taşıdı. Hamit Kocabey’e yakın isimler ise yakalama kararı olan zanlının para kopartmak için şüpheli yapıldığını iddia ediyordu. Bu zanlı takipsizlik kararıyla kurtuldu. Hamit Kocabey istifa etti, Yüksel Kocaman ise tenzili rütbe ile Yargıtay’a atandı. İddialarla ilgili bir soruşturma yok.”

‘BÖYLESİ BİR ÇÜRÜME VE YOZLAŞMA DAHA ÖNCE GÖRÜLMEDİ’ 

Soykan, yazısının son bölümünde, “anlatmakla bitmez” diyerek, şöyle yazdı: “Mesela; İranlı uyuşturucu baronu Zindaşti’yi Burhan Kuzu’nun baskısı ve 3.5 milyon dolar rüşvet karşılığında serbest bıraktığı iddia edilen Cevdet Özcan…

Bir başkası; Atadedeler Çetesi operasyonunda gözaltına alınan Kobani Davası’nın hakimi ve Amasya’da görevli savcı…
Elbette AKP öncesinde de kirli siyasiler, bürokratlar, polisler, yargı mensupları vardı. Ama…Böylesi bir çürüme ve yozlaşma daha önce görülmedi.”

Timur Soykan, yazısını, “Bu bataklıkta mülkün temeli çöküyor…” ifadesiyle noktaladı.

Tamamını okuyun
Advertisement
İngiltere6 gün önce

Kraliçe’nin cenazesine katılmayan Londralılar: Ülke krizde, başka dertlerimiz var

Genel6 gün önce

“Enerji krizi böyle giderse Almanlar yakında ülkesiz kalacak”

Avrupa1 hafta önce

Fransa enerji krizi ile karşı karşıya

İngiltere2 hafta önce

Avustralya’nın İngiltere’den ayrılması gündemde

Amerika2 hafta önce

ABD’de demir yolu iş kolu greve hazırlanıyor

Rusya3 hafta önce

“Belki de hiç bulunamayacak kayıp insanlar var”

Gündem3 hafta önce

Van’da uyuşturucu kullanımında artış: Polis göz yumuyor

Amerika3 hafta önce

Pentagon’un raporu: ABD ordusunda cinsel saldırı %13 arttı

Avrupa4 hafta önce

AB enerji krizi yaşıyor

İngiltere4 hafta önce

Goldman’dan İngiltere’ye resesyon uyarısı

Almanya1 ay önce

Almanya’da piskoposlukta tecavüz ve sübyancılık vakaları onlarca yıl gizlendi

Amerika1 ay önce

Mead Gölü alarm veriyor

Türkiye1 ay önce

Suç örgütlerini araştıran ABD’li Prof. Gingeras: Türkiye artık 90’ların da gerisinde

Avrupa1 ay önce

İspanya’da normalin üstünde yağış olmasına rağmen tarihi kuraklık yaşanıyor

İngiltere1 ay önce

Johnson: Hayat pahalılığına karşı kamu destekleri yetersiz kaldı

Amerika1 ay önce

Beyaz Saray eski danışmanı Bannon: Derin devlet Trump’a suikast düzenlemeyi planlıyor

Avrupa2 ay önce

Avrupa’da enerji krizi rekor fiyatlarla derinleşiyor

Türkiye2 ay önce

TZOB uyardı: Önlem alınmazsa süt fiyatları daha da artacak

İngiltere2 ay önce

İngiltere’de mali kriz: “Kızım yemek yiyebilsin diye öğün atlıyorum”

Genel2 ay önce

AKPKK rejimi, milletin milyarlarca lirasını çöpe attı

Fransa2 ay önce

Fransa’da kuraklık tehlikesi

Teknoloji2 ay önce

Microsoft ve Alphabet’in bilançoları beklentileri karşılayamadı

Genel2 ay önce

Organ kaçakçılığı iddiasıyla yargılanan 4 sanık ilk duruşmada tahliye oldu

Gündem2 ay önce

‘İnsan kaçıran savcı da var, milyon dolar karşılığı sipariş operasyon yapan da’

Amerika2 ay önce

Amerika halkı, yakında bir iç savaş çıkacağına inanıyor

Yorumlar

Nübüvvet’in İlk Yılların… için Ali KEMER
Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.