Connect with us

İslam

Peygamber Efendimiz

23 Nisan 2022 – 03:03

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Yahudiler’e Verdiği Cevaplar (5)

Ve Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur.
-Her göğün altında havada bir deniz vardır. Doğudan batıya kadar Allah’ın buyruğu ile şöyle boşlukta durur. Katresi Yer’e dökülmez ve bu ay da, deniz de o enginlerde yürürler. Öteki beş gezegen yıldız da öyle yaparlar. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Gündüz sinip, geceleri gözüken gezegenlere (yıldızlara) and olsun.” (Tekvir suresi, ayet: 15, 16) Ay ve güneş gibi birer taşıt üstünde yürürler. Doğudan doğarlar ve Batı’dan dolanırlar ve onlar da bu enginliklere yürürler. Böylece Peygamberimiz:
-O Hak Teala hakkı için ki Muhammed’in canı onun kudret elindedir. Eğer güneş o enginde gitmeseydi ve sudan doğmasaydı, Ademoğlu’ndan, bitkiden, ağaçtan hangi şeyin üstüne doğsa, o şey güneşin ısısından yanıp kül olurdu ve eğer güneş o suyun içinden gitmeseydi halk ona (güzelliğinden ve latifliğinden ötürü) secdeye kapanır.
Ali bin Ebi Talib (Allah ondan razı olsun) Peygamber (s.a.v.)’in katında oturmuştu:
-Ya Rasullallah! dedi. O yıldızlar ki Allahü Teala: Gündüz görünüp gece sönerler, diye anmıştır, onlar hangi yıldızlardır? diye sordu. Peygamberimiz (s.a.v.):
-Bu beş yıldız ki birisi Evha, birisi Müşteri, üçüncüsü Merih, dördüncüsü Zühre, beşincisi Utarit’tir. Bu beş yıldız da ay gibi doğu dan doğarlar. Batıda dolanırlar. Her birinin bir taşıtı vardır. Nitekim ay’ın ve güneşin de vardı. O taşıtlar hava boşluğundaki suların içinde yürürler ve Hak Teala şöyle buyurur: “Bütün yıldızlar ayrı bir felekte yüzerler.” (Yasin suresi, ayet: 40) Eğer yüzmeselerdi Hak Teala, yüzerler, demezdi. Hem de bütün yıldızlar, bu beş yıldız dışında, her birisi gök boşluğunda yerli yerinde dururlar. Rasul (s.a.v.) yine şöyle buyurdu:
-Güneş her gün taşıtı üstünde bir pınardan doğar. O taşıtı da 360 melek, enginliğin içinden çekerler ve her bir melek o taşıtın bir köşesine yapışmıştır. Allahü Teala, kullarına hangi gün inayet, yardım edecekse onlara kendi ayetini, burhanını gösterip: Güneşe:
-Seni taşıyan taşıtından dışarı çık! der. Güneş engine düşer. O taşıtı çeken 360 melek şaşkınlaşırlar. O vakit insanlar:
-Güneş tutuldu! derler. Dünyaya karanlık dolar. bir saat veya iki saat, Hak Teala’nın dileği kadar gündüz, sanki gece gibi olur. Sonra Hak Teala buyurur. Güneşi engin sudan çıkarırlar. Yine taşıtına koyarlar. O vakit halk:
-Güneş, tutulmaktan kurtuldu! derler.
Peygamber (s.a.v.) yine buyurdu:
-Güneş o çeşmelerden birisinden dolanınca, melekler onu gökten göğe Arş’ın altına iletirler. Bu yolda Hak Teala şöyle buyurur: “Güneş, kendi mihveri çevresinde, belirli bir vakit için hareket etmektedir. Bu, her şeye galip olan Allah’ın her şeyi bilen takdiridir.” (Yasin suresi, ayet: 39) Güneşin karar kıldığı, durduğu yer de Arş’ın altıdır. Allahü Teala doğuda, karanlıkta bir perde yaratmıştır. Ona bir meleği vekil bırakmıştır. Güneş her gece dolanınca, o melek, o karanlıktan bir avuç alır. Sonra avucunu açar. O karanlıktan, parmakları arasından parça parça karanlık cihana saçılır. Şafak kaybolunca avucunu da bütün açar. O meleğin kanadı doğudan batıya yetişir ve kanadı ile o karanlığı doğudan batıya kadar sürer. Dünyayı karanlık basar. Sabah vakti erişince de o melek o karanlığı yine kanadıyla sürüp doğudan batıya iletir. Kendi de batıya gelir. O karanlığı yine eline alır. Batıda yerleştirir. O yerde -ki yedinci deniz oradadır- o melek daima her gece doğudaki o karanlık perdesinden bir avuç batıya iletir. Bu perde ne zaman maşrıktan (Doğudan) mağribe (Batıya) gelirse o vakitte Kıyamet kopar.

Peygamber (s.a.v.) şöyle dedi:
-Güneş, Arş’ın altında secde kılar, bütün melekler ki şimşek vekilidirler, vakit sabah olunca, Hak Teala’dan, onlara güneş yeniden doğu’ya varsın, diye ferman gelir. Sonra da güneş doğsun diye o melekler onu bir taşıta koyarlar. Gökten göke götürürler. Ta Doğuya gelinceye dek. Vakta ki güneş doğuya gelir. Doğudan doğmaya başlar. Ayın da doğması ve dolanması güneş gibidir. Ta, Kıyamet yaklaşıncaya kadar bunun gibidir ki anlatmış olduk. Böylece, Kıyamet kopması yaklaşdığında halk fısk ile fesat ile uğraşırlar. Yargıçlar adil hüküm vermezler. Allahü Teala halkın üzerine tevbe kapısını kapatır. Güneş, Arş’ ın altına gelince, bir gün secdede kalır. yine döneceği vakit Allahü Teala’nın dergahından izin gelmez. Ay ve güneş Arş’ın altında üç gün ve üç gece kalırlar. Bu cihan karanlık içinde kalır. Yıldızların nurundan başka nur kalmaz. Halka o gece çok uzun gelir. Halin ne olduğunu kimse bilmez. Hikayenin ne olduğundan da habersizdirler. Ama gece namazlarını kılan abidler bunu bilirler, namaz vazifelerini bitirince sabah namazı vaktini beklerler. Lakin sabahın olmadığın görürler. O korktukları geceye uğradıklarını anlarlar. Varıb camilere girerler. Ağlaşırlar. Dua ve yakarma ile meşgul olurlar. Üç gün kadar bir zaman geçince Allahü Teala Cebrail (a.s.)’a Ay’ı ve Güneş’i almasını emir buyurur. Yine Ay ile Güneş’in batı’dan doğması için Batı’dan yana gider. Nursuz ve kara kalkan gibi göğün ta ortasına gelirler. Öğle olur. Cihan halkı onları görürler. İkisi de giderler. Mağripten dolanırlar. Her gün dolandıkları pınardan dolanmak isteyince Hak Teala ‘nın emri ile melekler buna engel olurlar. Bundan sonra tevbe kapısı da kapanır.
Hz. Ali (Allah ondan razı olsun) Rasul-i Ekrem’den (s.a.v.) şöyle sordu:
-Ya Rasulallah! Tevbe Kapısı ne gibi şeydir! dedi. Hz. Peygamber (a.s.):
-Ya Ali! Dedi. Batıdan öte tevbe için iki kanatlı bir kapı yapılmıştır. Her kenarı cevherden ve incidendir. Bir kanadından bir kanadına olan aralık 40 yıllık yoldur. Her kul ki (Nasuh tevbesini), en halis, en temiz tevbesini ederse, bu tevbesini o kapıdan Allahü Tealanın dergahına götürürler.
Muaz bin Cebel:
-Ya Rasulallah! Nasuh tevbesi nedir? diye sordu.
Rasulullah (s.a.v.) de şu cevabı verdi:
-O Nasuh tevbesi şudur ki: Kul kendi günahına pişmanlık getirir ve hiçbir yolda o günaha girmeyeceğine, öyle bir günaha dönmeyeceğine ant içer. Nitekim sağılmış süt memeye dönmez ve dönmeyeceği gibi.
Peygamberimiz sonra:
-O kapı şimdi halka hala açıktır! Hak Teala ayı ve güneş’i Batı’dan doğduruncaya kadar açık kalacaktır. O kapıyı Allahü Teala’nın buyruğunca halkın üstüne kapatırlar. Ondan sonra da hiçbir günahkarın tevbesi kabul olunmaz. Hiçbir kafir’in de İslamlığı kabul edilmez.
Ve Hazret-i Muhammed (s.a.v.) şu ayeti okudu: “Rabbinin alametlerinden birisi geldiği gün daha önce iman etmemiş olan kişiye, o gün imana gelmesi hiçbir hayır (yarar) getirmez.” (En’am suresi, ayet: 158)
Ubey bin Ka’b (Allah ondan razı olsun) dedi ki:
-Ey Allah’ın Rasulü! Ondan sonra bu cihan ne olur? Ay’ın ve güneş’in de hali nice olur? Peygamberimiz (s.a.v.):
-Ondan sonra, Ay’a ve Güneş’e Allahü Teala yine nurunu bollaştırır, feyizlendirir. Önceleri olduğu gibi doğu’dan doğarlar, batıdan dolanırlar. Ama o vakit kıyamet’e o kadar az zaman kalır ki, bir at yavrusu (tay), doğmuş olsa, henüz üzerine binilecek güce ulaşmadan Kıyamet kopar ve İsrafil de borusunu çalar. Bütün yaratıklar ölür. Halin ne olduğunu kimse bilmez, anlamaz. Hiçbir kişinin haberi yok iken, bütün insanlar gaflette iken ansızın sur borusunun sesini işitirler. Nitekim Rabbü’l-âlemin şöyle buyurur: “Size o ses ansızın gelir.” (Araf suresi, ayet: 187)
Yine Yasin suresindeki bir ayette şöyle buyrulmuştur: “Onların beklediği, yalnız bir avazdır. Onlar çekişip dururken bu avaz kendilerini yakalayıverir.” (Yasin suresi, ayet: 49) Yani kıyamet şu yolda ansızın erişir ki, iki kişi oturup iki lakırdı ederken biri bir yana düşer, öbürü bir yana. İkisi de can verirler. Sonra bu cihan 40 yıl bomboş kalır. Bu yer, bu gök ve hava ve yıldızlar hemen eski kararda olurlar. Ay ile güneş yine doğarlar ve gökte dolanırlar (Batarlar) gök kubbeden yağmurlar yağar. Yeryüzünden bitkiler fışkırır. Ağaçlar yeşerir, yemişler oluşur, yerlere dökülür. Kimse bulunmadığı için onlardan ne insanlar, ne de vahşi hayvanlar ne kuşlar, ne yırtıcılar hiçbir yaratık faydalanamaz. Allahü Teala,
– Meleklerin canı kabzedilsin diye buyurur. Yerde ve gökte kimse kalmasın! Yalnız Cebrail, Azrail ve İblis kalsın! der. Sonra Allahü Teala şöyle buyurur:
-Ey Cebrail! Yere in. Yer’in halini gör,nicedir.
Bu buyruğu alan Cebrail (a.s.) yere iner. Cihanın onarıldığını görür. Bitkiler canlanmış, yemişler olmuş. Bütün sular akmaktadır. Bahçeler tazelenmiş, ne kadar altın ve gümüş varsa yer altından yer yüzüne çıkmış ve taş gibi, toprak gibi dökülmüşlerdir. Her şey yerde yatmaktadır. Ama yaratıklardan, hayvanlardan kimse yoktur ki faydalanabilsin. Cebrail (a.s.) yine gök katına çıkar. Allahü Teala ona:
-Ey Cebrail, dünya yüzünde ne gördün? der. Cebrail de:
-Yarabbi, Sen daha iyisini bilirsin. Yaptıklarını gördüm, hepsi kırılmış, can vermişlerdi. Cihanı gördüm. Yine onarılmıştı. Onlardan mamur kalmıştı. Allahü Teala:
-Ben onlara şöyle demiştim! diye buyurur ve şu ayeti hatırlatır: “Bu yer’i ve bu yer’de her ne varsa Ben yarattım. Yine bana miras kalacaktır. Bütün yaratıkların geri dönüşü Banadır. Benim dergahımadar.” (Meryem suresi, ayet: 40)
Allahü Teala Cebrail’e şu ilahi sözlerini söylemeye devam eder:
-Onlar dünyadan ötürü bana asi oldular. Buyruğuma aykırı iş işlediler. Kanlar döktüler. Türlü fesatlar işlediler. Bugün o kavga ettikleri dünyanın hepsi bana kaldı. Onları ölümle kahrettim. Yok oldular.
Allahü Teala bundan sonra İblisi ve Cebraili ve ölüm meleği Azrail’i de öldürür. Kendisi bakidir. Hayatı O yaratmıştır, hayata ihtiyacı yoktur. Ölümü de O yaratmıştır. Kendisine ölümden de zarar gelmez.

Bundan sonra Allahü Teala kendi azametinden ve saltanatından sorar:
-Padişahlık bugün kimindir? der. Nerede onlar ki biribirini yağmalayıp biribirini dünya padişahlığı için öldürürlerdi?…
Fakat, cevap verecek kimse bulunmaz. Allahü Teala kendi yüceliğiyle kendisi cevap verir şöyle buyurur:
-Mülk de, padişahlık da Allah’ındır ki vahid’dir, tektir. O’nun ortağı yoktur. Bütün yaratılanları ölümle kahreder.
Vakta ki cihan bu hal üzerine tamam kırk yıl kalır, bundan sonra Hak Teala bütün yaratıklar içinden ilk önce İsrafil (a.s.)’ı diriltir. Sur borusunu çalar. Bütün halk dirilirler. hesap yerine gelirler. Sonra Allahü Teala bunları hesaba çeker. Ay ile güneşi de hesap yerine çağırır. Ay ve güneş korkudan kapkara olurlar. Allahü Teala’nın hışmından toparlanırlar, bir top gibi olurlar. Allahü Teala onlara:
-Arş’ın altında ikiniz de secde ediniz! Diye emreder. Onlar da emri yerine getirirler ve şöyle derler:
-Yarabbi! Bize bu halkın günahkarlığı, uğursuzluğundan ötürü azap etme. Çünkü sen bilirsin, her ne kadar halk, günahı, suçu bizim ışıklarımızla işledilerse de günaha girmekte biz bunlarla el ele vermiş değiliz. Onları günah işlemekten engellemek elimizden gelmedi!
Onlar böyle cevap verince Hak Teala da şöyle buyurur:
-Gerçek söylediniz! Siz benim itaat edici kullarımsınız. Arş’ımın nurundan yarattım sizi, yine arşımın nuruna geri göndereceğim.
Böylece ay’ı ve güneşi yine arş nuruna geri yollar. İkisi orada birlikte fani olacaklardır. Hazret-i İkrime der ki:
-Vaktaki Abbasoğlu Abdullah, bu hadisi tamam etti. Ben o kişiye (yani Kabü’l-Ahbar’a) vardım. Ona:
-Bu kişi bana geldi. Senden ay ve Güneş’in hallerinden bir takım sözler söyledi. Abbas oğlu Abdullah da darıldı, kızdı. Hazret-i Peygamber’den Ay ve Güneş hakkında hadis rivayet etti. Ta, ilk yaradıldığından fani oluncaya kadar bütün hallerini bildirdi! dedim.
Ka’bül ahbar kalktı. Abbas oğlu Abdullah’ın katına geldi. Özür diledi. ve:
-Ben söylediğim o sözleri eski kitaplardan söyledim. Belki de yahudiler değiştirmiş olabilirler: Ama senin söylediğin bu hadis doğrudur. Bu hadisi sen benim katımda da söyle. Ben de senden hıfzeyleyim, belleyim! dedi.
İkrime der ki:
-Abbas oğlu Abdullah bu hadisi başından sonuna kadar bir harfi bile eksiksiz olarak okudu…

Kaynak: a.g.e. ; s. 40

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İslam

Beş hakîkî bayram

2 Mayıs 2022 – 19:48

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Bayram günü sabah vaktinde Allâhü Teâlâ, meleklerini yeryüzünün her tarafına gönderir. Her bir melek, bir sokağın başına geçerek: ‘Ey ümmet-i Muhammed! Kerem sahibi Rabb’inizin huzuruna çıkın. Çünkü o, bol bol veriyor ve büyük günahları bağışlıyor.’ der. Bunu, insan ve cinlerin dışındaki bütün mahlûkat duyar. İnsanlar bayram namazlarını kılmak üzere evlerinden çıktıklarında, Allâhü Teâlâ, meleklerine: ‘Ey meleklerim! Bir işçi, işini bitirince alacağı karşılık nedir?’ buyurur. Melekler, ‘Ey Rabb’imiz! Alacağı, ücretinin tam olarak ödenmesidir.’ buyururlar.

Allâhü Teâlâ, onlara: ‘Ey meleklerim! Sizleri şâhit tutuyorum ki onların Ramazan ayında tuttukları oruçların, kıldıkları namazların sevabı olarak ben de onlara rızâmı ve mağfiretimi veriyorum.’ buyurur. Sonra Allâhü Teâlâ: ‘Ey kullarım! Benden isteyin. İzzetime ve celâlime yemin ederim ki bugün dininiz veya dünyanız için benden ne isterseniz onu vereceğim.’ buyurur.”

Müminin, Ramazân-ı şerîf ve Kurban bayramlarından başka; şu beş vakitte beş hakîkî bayramı daha vardır:

  1. Sol yanındaki melek, yazacak kötü bir amel bulamadığında.
  2. Sekerâtü’l-mevtte (ölümün şiddetli hâlleriyle kendinden geçmişken) müjdeci melekler gelip “Merhaba ey mümin, sen cennetliksin.” diye müjdelediklerinde.
  3. Kabre konulduğu vakit, kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe olarak bulduğunda.
  4. Rahmân olan Allâh’ın Arş’ı altında enbiyâ, evliyâ, âlimler, şehitler ve sâlihler ile beraber gölgelendiğinde.
  5. Kıldan ince, kılıçtan keskin ve geceden daha karanlık, bin yıl iniş, bin yıl yokuş ve bin yıl düz olan Sırat Köprüsü’nden geçtiğinde.

Evliyâdan bir zât demiştir ki: “Âriflerin vakitlerinin tamamı, Mevlâ’ya olan münâcât ve zikirlerinden dolayı hep ferah ve sevinç ile geçer. Onların bayramları dâimîdir, hiç kesilmez.”

Hasan-ı Basrî (rah.) Hazretleri, “Mevlâ’ya isyan etmediğimiz her bir günümüz, bayram günüdür.” derdi.

Tamamını okuyun

İslam

Arazi-toprak mahsullerinin zekâtı, öşür

28 Nisan 2022 – 19:14

Öşür arazisinden çıkan mahsûlün zekâtına, -onda bir (1/10) demek olan- öşür denilmiştir. Öşür; âyet, hadîs ve icmâ ile sabit bir farzdır. Âyet-i kerîmede (meâlen): “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkarmış olduğumuz şeylerin temiz (ve helâl) olanlarından (Allah yolunda) infâk ediniz (harcayınız)! Ve kendinizin, ancak göz yumarak alabileceğiniz kötü ve haram olan şeyi vermeye yeltenmeyiniz. Ve bilin ki Allah Ganî’dir (sadakalarınız sizin menfaatiniz içindir) ve Hamîd’dir (herkes, Allâh’a hamd ve şükür borçludur).” buyurulmuştur.

Bir arazi, yağmur, çay veya ırmak sularıyla sulanırsa mahsûlâtı onda bir nisbetinde; dalyanlar, dolaplar, hayvanlar veya satın alınacak sular ile bütün sene veya senenin yarısından fazla sulanırsa yirmide bir nisbetinde öşür verilir. Tohumlar veya işçi ücretleri vesair masraflar bundan düşülmez.

Öşürde, arazi sahibinin akıllı, bâliğ (ergin), zengin olması şart değildir. Öşürde itibar, arazi sahibine değil, araziyedir. Yani, mal sahibi; çocuk, deli veya fakir de olsa öşür ile mükelleftir. Arazide yılda kaç mahsul elde edilirse, hepsinden ayrı ayrı öşür vermek lâzımdır. Diğer malların zekâtında, malın-paranın üzerinden bir yıl geçmesi şart olduğu hâlde, mahsûllerde bir yıl geçmesi icap etmez. Bal, ceviz, susam, fındık, fıstık, çam fıstığı, payam (badem), zeytin, pamuk, palamut, pelit, keten tohumu, şeker kamışı, şeker pancarı, çay yaprağı, çayır otu, dut yaprağı, fesleğen yaprağı, buğday, mısır, pirinç, nohut, mercimek, bakla, fasulye, soğan, sarımsak, kavun, karpuz, salatalık, üzüm, incir, elma, armut, şeftali, erik gibi her türlü mahsulden ve yulaf, fiğ, burçak gibi her türlü hayvan gıdasından öşür verilir.

Öşrü verilen üzüm bağının içinde meyve ağaçları olsa veya bağ arasında soğan, sarımsak ekilse, o ağaçların meyvelerinden ve ekilenlerden de öşür vermek lâzımdır. Öşür arazisi içinde, ekilmediği hâlde kendiliğinden çıkan mahsulden de öşür verilir.

Hulasa, İmâm-ı Âzam Hazretleri: “Araziden elde edilen mahsulün azında da çoğunda da öşür farzdır.” buyurmuşlardır.

Tamamını okuyun

İslam

KADİR GECESİ’NİN FAZİLETİ

26 Nisan 2022 – 15:27

Ashâb-ı Kirâm, “Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.” meâlindeki, Kadr Sûresi’nin 3. âyet-i kerîmesine sevindikleri kadar hiçbir şeye sevinmediler.

Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, Ashâbına, İsrâîloğullarından dört kişiyi anlattı. Bunlar -göz açıp yumuncaya kadar kısa bir zaman dahi Allâhü Teâlâ’ya âsî olmadan- seksen sene ibadet etmişlerdi. Ashâb-ı Kirâm da bundan dolayı hayret etmişlerdi.

Cebrâîl (a.s.) geldi ve “Yâ Muhammed! Sen ve Ashâbın, bu zâtların göz açıp yumuncaya kadar kısa bir vakit dahi olsa, Allâh’a isyan etmeden seksen sene ibadet etmelerine hayret ettiniz. Allâhü Teâlâ, sana bundan daha hayırlısını indirdi.” dedi ve “İnnâ enzelnâhü fî leyleti’l-kadr…” (Biz, onu Kadir Gecesi’nde indirdik) meâlindeki âyet-i kerîme ile başlayan Kadr Sûresi’ni sonuna kadar okudu. Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem ve Ashâb-ı Kirâm buna çok sevindiler.

KADİR GECESİ’NDE NE YAPILIR?

Bu gece dört rekât Kadir Gecesi namazı kılınır:

1’inci rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İnnâ enzelnâhü…,

2’nci rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf,

3’üncü rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İnnâ enzelnâhü…,

4’üncü rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra:

1 defa, “Allâhü ekber Allâhü ekber, Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd.”

100 “Elem neşrah leke…” sûresi,

100 “İnnâ enzelnâhü…” sûresi,

100 defa da Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’in, Hazret-i Âişe vâlidemize öğrettiği “Allâhümme inneke Afüvvün Kerîmün tühıbbü’l-afve fa‘fü annî” duası okunur ve dua edilir.

Mümkünse, bir de tesbih namazı kılınır. (Duâ ve İbadetler, Fazilet Neşriyat)

Tamamını okuyun
Advertisement
Türkiye13 saat önce

AKPKK’li belediye tapulu arazilere el koyup fahiş fiyatla satıyor

Amerika1 gün önce

Rusya: ABD dünya nüfusunun çoğunluğunun desteğini kaybediyor

Gündem1 gün önce

AKPKK’li Tevfik Göksu hakkında ‘görevi kötüye kullandığı’ gerekçesiyle suç duyurusu

Amerika1 gün önce

Twitter yatırımcıları Elon Musk’a dava açtı

Gündem1 gün önce

Emekli maaşı kadar nafaka ödüyor

Gündem1 gün önce

“Sizin 1 kilo et almaya çalıştığınız paraya Suriyeli bir şarjör mermi atıyor!”

Türkiye2 gün önce

ENAG: Önlem alınmazsa enflasyon yüzde 200’e gider

Genel3 gün önce

Turken yöneticilerinden ABD’li siyasetçilere bağış

Genel4 gün önce

NYT: Fransa yıllarca Haiti’den “bağımsızlık” bedeli altında milyonlarca dolar topladı

Amerika5 gün önce

Rapor: ABD’de Güney Baptist liderleri kilisedeki sübyancıları görmezden geldi

Fransa5 gün önce

Fransız Rafale gösteri uçakları havada çarpıştı

Amerika5 gün önce

Biden, hızla ‘topal ördek’ olma yolunda

Genel5 gün önce

Erdoğan rejiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için dilekçe hazır

Türkiye5 gün önce

“AKP bankalardaki paralara el koyacak”

Gündem5 gün önce

Memleket iflas ediyor: 4 ayda 3 milyon 664 bin yeni icra dosyası geldi

Gündem6 gün önce

Ankara’nın bazı ilçelerinde musluklardan bulanık su aktı

Gündem6 gün önce

“Krizden hükumet sorumlu”

Türkiye7 gün önce

Ekonomik kriz buhrana dönüştü

Genel1 hafta önce

Üreticiler perişan

Gündem1 hafta önce

Böbreğini satıp, villada uyuşturucu imalathanesi kurdu

Gündem1 hafta önce

16 milyonluk İstanbul’da 8 milyon icra dosyası

Çin1 hafta önce

Kanada, Çinli Huawei ve ZTE’nin 5G ürünlerinin kullanımını yasakladı

Gündem1 hafta önce

Konut fiyatlarındaki artış rekoru devam ediyor

Çin1 hafta önce

BM Yüksek Komiseri Bachelet Uygur Özerk Bölgesi’ni ziyaret edecek

İngiltere1 hafta önce

Almanya’da doktorlardan ‘maymun çiçeği’ uyarısı

Gündem3 hafta önce

“Türkiye patlama noktasında”

Türkiye5 gün önce

“AKP bankalardaki paralara el koyacak”

Gündem4 hafta önce

Saray’dan hırsız çıktı

Genel2 hafta önce

SADAT’ın ortağı konuştu: “Devletin silahlarını dışarıya satıyoruz”

Sağlık1 hafta önce

Canan Karatay: Midye de yulaf da yemeyin

Genel4 hafta önce

‘Fotoğrafa bakınca üşüdüm, suratlar tam anlamıyla sirke satıyor’

Gündem3 hafta önce

Devlet sistemi her yerinden çöküyor

Genel5 gün önce

Erdoğan rejiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için dilekçe hazır

Türkiye2 hafta önce

Vahim iddia: Devlet kadroları parayla mı satıldı?

Genel4 hafta önce

Polis kurşunuyla öldürülen Orhan Günbay’ın ağabeyi: Kardeşimi birlikte uyuşturucu kaçırdığı polisler öldürdü

İslam4 hafta önce

Beş hakîkî bayram

Amerika2 hafta önce

Her 5 dakikada bir kişi öldü

Gündem1 hafta önce

Böbreğini satıp, villada uyuşturucu imalathanesi kurdu

Amerika5 gün önce

Biden, hızla ‘topal ördek’ olma yolunda

Türkiye4 hafta önce

Gıda krizi kapıda

Orta Doğu3 hafta önce

“Suriye’de savaş yok, hayat normale döndü, geri dönün”

Gündem2 hafta önce

AKPKK’li Tevfik Göksu’ya suç duyurusu

Gündem4 hafta önce

Fatih Altaylı’dan Emniyet’e: Ben dezenformasyon yapıyorsam, dün yakaladığınızı açıkladığınız adam neyin nesi!

Dünya2 hafta önce

Un ve ekmek krizi kapıda

Avrupa3 hafta önce

Kokain yakalamaları rekor kırdı, kullanım artıyor

Gündem2 hafta önce

“Suriyeliler dönmezse bir süre sonra Türkler azınlığa düşer”

Gündem1 gün önce

“Sizin 1 kilo et almaya çalıştığınız paraya Suriyeli bir şarjör mermi atıyor!”

Genel3 gün önce

Turken yöneticilerinden ABD’li siyasetçilere bağış

Gündem6 gün önce

“Krizden hükumet sorumlu”

İngiltere1 hafta önce

İngiltere’de ekonomik kriz derinleşiyor

Yorumlar

Nübüvvet’in İlk Yılların… için Ali KEMER
Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.