Connect with us

Amerika

Amerikan Ordusunun kayıp silahları şiddet suçlarında kullanılıyor

19 Haziran 2021 – 11:08

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2010’larda en az bin 900 askeri silahın kaybolduğu veya çalındığı; bazılarının şiddet suçlarında kullanıldığı ortaya çıktı.

AP’nin araştırmasında, bazı silahlı birimlerin temel bilgilerin yayınlanmasını engellemesinden dolayı sayının daha fazla olabileceği belirtildi. Ateşli silahların yanı sıra zırh delici el bombaları da dahil olmak üzere askeri patlayıcılar da kayıp.

Araştırmada, kayıp ve çalınan askeri silahların, sokak çetesi üyelerine satıldığı, suçlarda ele geçirildiği ve şiddet suçlarında kullanıldığı kaydedildi.

Bu savaş silahlarının kilitsiz kapılar, uyuyan askerler, kayıt yapmayan gözetleme sistemi, zorla girmeler ve şimdiye kadar kamuoyuna bildirilmemiş diğer güvenlik ihlalleri nedeniyle ortadan kaybolduğu belirtildi.

AP soruşturmasının ardından, Ordu Sekreteri Christine Wormuth, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nde yaptığı bir oturumda, silahların hesap verebilirliği konusunda yeni gözetime açık olacağını söyledi. Pentagon, çalıntı silahlarla ilgili yıllık güncellemeleri Kongre ile paylaşıyordu; ancak bunu yapma zorunluluğu yıllar önce sona erdi ve kamuya hesap verme sorumluluğu da düştü.

Senatör Richard Blumenthal bir röportajda, “Kayıp veya çalıntı silahların düzenli olarak rapor edilmesiyle Kongre’de tam sorumluluk olmalı” dedi. Pentagon Sözcüsü Komutanı Candice Tresch yaptığı yazılı açıklamada, AP’ye Savunma Bakanlığı’nın “uygun gözetimi sağlamak için Kongre ile çalışmaya devam etmeyi dört gözle beklediğini” söyledi.

Ordu, Deniz Piyadeleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri’ni kapsayan hükümet kayıtları, tabancaların, makineli tüfeklerin, pompalı tüfeklerin ve otomatik saldırı tüfeklerinin cephaneliklerden, ikmal depolarından, donanma savaş gemilerinden, atış poligonlarından ve kullanıldıkları, depolandıkları veya nakledildikleri diğer yerlerden kaybolduğunu gösteriyor.

Askeri ceza davası dosyaları incelendi

Ordu ve Hava Kuvvetleri, AP’ye 2010’dan 2019’a kadar kaç silahın kaybolduğunu veya çalındığını söyleyemedi. Bu nedenle AP, yüzlerce askeri ceza davası dosyasını veya mal kaybını incelemek için kendi veri tabanını oluşturdu.

AP’nin soruşturması on yıl önce başladı. Ordu, ilk zamanlarda konu hakkında çelişkili bilgiler verdi ya da bilgi sağlamadı.

Yetkililer ayrıca kayıp silahların yaygın bir sorun olmadığını ve sayının ordunun stokunun çok küçük bir parçası olduğunu kaydetti. Pentagon sözcüsü John Kirby bir röportajda, kayıp silahlar konusunu ciddiye aldıklarını söyledi.

Kayıp ve çalınan silahlarla işlenen suçlar

Kayıp ve çalınan askeri silahlar, sokak çetesi üyelerine satıldı, suçlarda ele geçirildi ve şiddet suçlarında kullanıldı.

AP, beş farklı çalıntı askeri silahın sivillere ateş açma veya diğer şiddet içeren suçlarda kullanıldığı ve suçluların silah taşırken yakalandığı sekiz örnek belirledi. Bu davaları bulmak için AP, soruşturma ve mahkeme kayıtlarının yanı sıra yayınlanan raporları da taradı. Ateşli silah bilgilerinin kamuya açık olarak paylaşılmasına ilişkin federal kısıtlamalar ise dava toplamının eksik olduğu anlamına geliyor.

FBI’ın Ceza Adaleti Bilgi Servislerinde yapılan bir çeteleye ulaşan AP kaynağı, ABD ordusu tarafından çıkarılan 22 silahın 2010’larda bir suçta kullanıldığını söyledi. Bunlar arasında ordunun halka sattığı fazla silahlar veya sivil kolluk kuvvetlerine borç verilenleri de içerebileceği kaydedildi.

Mayıs ayında, Güney Carolina’daki Fort Jackson’dan M4 tüfeğiyle kaçan bir ordu stajyeri, çocuklarla dolu bir okul otobüsünü kaçırdı ve herkesin gitmesine izin vermeden önce boş saldırı silahını sürücüye doğrulttu.

Afganistan’da, birisi bir ordu konteynırının asma kilidini kesti ve 65 Beretta M9’u çaldı. Hırsızlık, boş tabanca kutuları bulunduğunda en az iki hafta boyunca fark edilmedi; silahlar ele geçirilmedi.

Haziran 2018’de Albany polisi 21 yaşındaki Alvin Damon’ı arıyordu. AP tarafından elde edilen gözetleme videosunda Damon, Beretta’nın sivil pazar için ürettiği bir modele benzeyen, Beretta M9’u kullanırken görüldü. Damon, silahı dört kez ateşledi, olayda yaralanan olmadı.

Daha sonra ele geçirilen silahın iki yıl boyunca iki Fort Bragg birimi arasında “transit” olarak listelendiği ortaya çıktı. Ordu hala silahı kimin ve ne zaman çaldığını bilmiyor.

AP, bir silah odasından çalınan 21 M9 arasında bir tabanca içeren ikinci bir olay buldu. Askeri polis, hırsızlığı 2010 yılında öğrendi. Bir başka M9 daha sonra Durham’da bir park yerindeki saldırı sırasında ele geçirildi.

Ayrıca Baltimore’daki dedektifler, bir kokain baskınında Lejeune cephaneliğinden çalınan bir Beretta M9 buldu. Deniz Suçları Soruşturma Servisi, 2011 davasında envanter ve güvenlik prosedürlerinin nadiren takip edildiğini tespit etti. Üç silah çalındı; kimse suçlanmadı.

Yine orta Kaliforniya’daki yetkililer, on yıl önce Fort Irwin’den çalınan 26 silah arasında AK-74 saldırı tüfeği bulunduğunu fark etti. Askeri polis memurları, “silahları ordu üssünden çaldı ve bazılarını Fresno Bulldogs sokak çetesine sattı.” Bu silahların en az dokuzu bulunamadı.

Silahları kim, nasıl çalıyor?

Askeri silahlara en kolay erişimi olan kişiler, onları kullanan ve güvenceye alanlar olarak biliniyor. Ordunun G-4 Lojistik şubesi altında tedarik müdürü olan Albay Kenneth Williams’a göre, orduda genellikle cephaneliklere veya silah odalarına genç askerler atanıyor.

2014 yılında California merkezli bir Donanma birimi olan Özel Tekne Ekibi Twelve’den silah parçalarının çalınması olayı yaşandı. Bir sivil AR-15’i tam otomatik hale getirebilecek dört M4 tetik tertibatı eksikti. Müfettişler, bir cephanelik envanter yöneticisinin, eşyaları taşıyarak veya transfer edildiğini iddia ederek elektronik kayıtları manipüle ettiğini tespit etti. Parçalar hiçbir zaman kurtarılamadı ve federal savcılar suçlamada bulunmayı reddettikten sonra dava kapatıldı.

Silahların halka üç ana yoldan ulaştığı biliniyor: Hırsızlardan alıcılara doğrudan satış, rehin dükkanları ve ‘eskici’ dükkanları aracılığıyla ve çevrim içi.

Müfettişler, eBay de dahil olmak üzere sitelerde askeri silahlar için hassas ve kısıtlanmış parçalar buldu.

Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri’nde yalnızca kayıp ateşli silahlara yönelik 45 soruşturmanın analizine göre, vakaların yüzde 55’inde hiçbir şüpheli bulunamadı. Bu çözülmemiş vakalarda, müfettişler kayıtların yok edildiğini veya tahrif edildiğini; cephaneliklerin temel güvenlikten yoksun olduğunu ve envanterlerin haftalarca veya aylarca tamamlanmadığını tespit etti. Müfettişler, 2012 davasında, cephanelikte uyuyan bir denizci de dahil olmak üzere çok sayıda güvenlik ihlali buldu.

Kaç silah kayıp?

AP, orduda yaklaşık 3,1 milyon küçük silah olduğunu kaydetti. Kar amacı gütmeyen kuruluş Small Arms Survey’e göre, ABD ordusunun tahmini 4,5 milyon ateşli silahı var.

Kayıp silahlarla ilgili temel soruları cevaplamayan Kara ve Hava Kuvvetleri’nin aksine, Deniz Piyadeleri ve Deniz Kuvvetleri 2010’ları kapsayan verileri paylaştı.

Donanma verilerine göre, 211 ateşli silah kayboldu veya çalındı. Ayrıca daha önce kayıp olduğu düşünülen 63 ateşli silah ele geçirildi.

AP’nin Deniz Piyadelerinden gelen verileri analiz etmesine göre, 204 ateşli silah kayboldu veya çalındı, 14’ü daha sonra bulundu.

Pentagon, kayıp silahlarla ilgili servislerden gelen ve sadece üç yıl boyunca saklanan raporları dikkate alıyor. Pentagon yetkilileri, hem 2019’da hem de 2018’de yaklaşık 100 ateşli silahın bulunamadığını söyledi. Bunların çoğunluğunun kazalara veya savaş kayıplarına atfedilebileceği kaydedildi.

Pentagon, ayrıca pandeminin birçok askeri operasyonu azalttığı 2020’de kayıp silah sayısının önemli ölçüde düştüğünü söyledi.

AP’nin soruşturma kayıtlarıyla ilgili yaptığı araştırmaya göre, 2010 ve 2019 yılları arasında 230 kayıp veya çalıntı tüfek ve tabanca tespit edildi.

AP, 2013’ten 2019’a kadar ordunun 1.303 çalıntı veya kayıp tüfek ve tabanca saydığı ve kayıpların birincil nedeninin hırsızlık olduğunu kaydetti. Ancak ordu yetkilileri, AP’ye bu sayının yanlış olabileceğini hatırlattı.

Kaynak: AP

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Amerika

ABD’deki fast foodlarda zararlı kimyasallar bulundu

29 Ekim 2021 – 11:47

Popüler Amerikan fast food restoranlarındaki yiyeceklerde, hormonların aksamasına yol açtığı için olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirilen kimyasalların bol miktarda bulunduğu iddia edildi. Yeni araştırma, bu maddelere maruz kalmayı azaltacak düzenleyici önlemler gerektiğini de belirtti.

Aralarında George Washington Üniversitesi’nde çalışanların da olduğu bilim adamları, Teksas eyaletinin San Antonio şehrindeki 64 fast food yemeğinden alınan örneklerde, bu yiyeceklerde kullanılan ftalatları ve benzeri bileşiklerin de aralarında bulunduğu 11 kimyasalın varlığını inceledi.

The Independent’ın haberine göre, plastik ve diğer maddelere esneklik kazandırmak için yaygın olarak kullanılan ftalatlar, önceki araştırmalara göre vücutta testosteron ve östrojen gibi doğal hormonlarını da taklit ederek işleyişlerine müdahil olma eğilimi gösteriyor. Daha önceki araştırmalar, hamile kadınların ftalatlara maruz kalmasının bebeklerindeki bilişsel geleceklerini etkilemesinin yanı sıra çocukların astım ve obezite gibi sağlık sorunlarına yakalanma riskini artırabileceğini de belirtmişti.

Yeni çalışmayı yürüten araştırmacılar, gıda örneklerinin yüzde 81’inin bir di-n-bütil ftalat (DnBP) içerdiğini ve yüzde 70’inin de di (2-etilheksil) ftalat (DEHP) içerdiğini ortaya çıkardı. Her iki bileşik de doğurganlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.

Bilim adamları, salı günü Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology’de yayımlanan çalışmalarında, “Ön bulgularımız orto-ftalatların yaygın kullanıldığını ve akışkanlaştırıcı olarak kullanılan diğer maddelerin de fast food yemeklerinde bolca bulunduğunu gösteriyor” diye yazdı.

Örnek olarak kullanılan yiyecekler arasında hamburgerciler bir pizzacı ve bir Teksas-Meksika yemekçisi gibi restoranlardan alınan hamburger, patates kızartması, tavuk kanadı, tavuk burrito ve peynirli pizza yer alıyordu.

Çalışma, ftalat konsantrasyonunun “burritolarda hamburgerlerden kayda değer ölçüde daha yüksek” olduğunu belirtirken, et içeren gıdaların peynirli pizza gibi diğer yiyeceklere göre nispeten daha yüksek kimyasal seviyelerine sahip olduğunu da ekledi.

Bilim adamları, bu analize dayanarak akışkanlaştırıcı içeren plastik ambalajların ve gıda işleme eldivenlerinin bu maddeyi yiyeceklere bulaştıran kaynak olabileceğini açıkladı ve bulguların doğruluğu kontrol edecek ileriki testler sayesinde bu maddelere maruz kalmayı azaltacak düzenleyici stratejilere de daha fazla bilgi sağlanabileceğini ekledi.

Araştırmacılar, daha yoksul mahallelerin daha fazla fast food satış noktasına ve daha az taze gıdaya erişimi olma eğilimi düşünülürse, New York City’nin ağırlıklı olarak siyahilerin yaşadığı bölgelerine benzeyen yerleşim alanlarında ftalata maruz kalma oranının daha ciddi olabileceğinden şüpheleniyor.

Bilim adamları araştırmada, “Önceki çalışmamız, gıdaların kimyasal içermesinin kenarda bırakılan grupları orantısız bir şekilde etkileyebileceğini öne sürüyordu çünkü Latin Amerikalı olmayan siyahiler arasındaki fast food tüketimi ve idrarlarındaki metabolik DEHP atığının, ABD genel popülasyonundaki Latin Amerika kökenli olmayan beyazlara ve Latin Amerika kökenlilere kıyasla daha fazla olduğunu gözlemledik” yazdı.

Araştırmacılar, “Bu patikalar muhtemelen kimyasala maruz kalmanın yaygın ırksal/etnik eşitsizliklerine katkıda bulunuyor” diye ekledi.

Tamamını okuyun

Amerika

Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı iddiası Kongre’de

21 Ekim 2021 – 19:51

Merkezi Arizona’da olan Universal Electronics Inc. (UEI) firmasının, Çin’in Uygurlar’a yönelik baskıcı politikalarına dahil olduğu yönündeki iddiaların ardından ABD’li bir grup Demokrat ve Cumhuriyetçi senatör firmaya uyarı niteliğinde bir mesaj gönderdi, ayrıntılı bilgi talep etti.

Konuyla ilgili iddialar ilk olarak bu ayın başında Reuters haber ajansında yayınlanmıştı. Haberde, UEI yönetiminin, yüzlerce Uygur’un, firmanın Çin’in güneyindeki Qinzhou’da yer alan tesislerine işçi olarak götürülmesi için Şincan Özerk Uygur Bölgesi’ndeki yerel yetkililerle anlaştığı ileri sürüldü.

Söz konusu haberde ayrıca Uygurlar’ın bu tesislerde sürekli polis tarafından gözetim altında tutulduğu, ayrı yatakhanelerde kaldıkları ve hükümetin “eğitim amaçlı” olduğunu iddia ettiği faaliyetlere katılmak zorunda bırakıldığı da iddia edildi.

Konuyu Kongre gündemine taşıyan Demokrat Senatörler Bob Menendez ve Jeff Merkley ile Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, UEI Genel Müdürü Paul Arling’e hitaben ilettikleri mektupta, “Bu koşulların açıkça zorla çalıştırma olduğuna inanıyoruz” denildi.

Senatörler mektupta ayrıca, UEI yönetiminin söz konusu iddiaları “soruşturma ya da çözüm üretme konusunda neredeyse hiçbir şey yapmadığına” dikkat çekti.

Senatör Menendez Dış İlişkiler Komisyonu’nun başkanlığını yürütüyor. Rubio ve Merkley de bu komisyonun üyeleri arasında.

UEI yetkilileri Reuters haber ajansına daha önce yaptıkları bir açıklamada, Qinzhou’daki tesiste 365 Uygur’un çalıştığını ve bu kişilerin Çin’deki diğer tüm çalışanlarla aynı koşullarda çalıştırıldığını savunmuştu.

Firmadan bugün yapılan açıklamada ise, UEI’ın, çalışanları işe alan kurumla bağlarını geçen hafta kestiği ve senatörlerin konuyla ilgili sorularını yanıtlamaya hazır oldukları belirtildi.

Uzaktan kumanda parçaları üreten ve Sony, Samsung, LG, Microsoft dahil birçok büyük firmaya ürünlerini satan UEI, Şincan yetkilileriyle tartışma yaratan anlaşmayı yapan taşeron firmanın adını vermekten kaçındı.

Mektupta, Çin hükumet yetkililerinin, fiziksel şiddet, cinsel istismar ve işkenceye başvurarak kişileri zorla çalıştırdığı yönündeki bulgulara da vurgu yapılarak, UEI yönetimine konuyla ilgili soruları yanıtlamaları için 5 Kasım’a kadar zaman tanındı.

Tamamını okuyun

Amerika

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

16 Ekim 2021 – 20:56

ABD’li ilaç şirketi Johnson & Johnson’ın kansere yol açan bir madde içermesinden dolayı 2.1 milyar dolar ceza alan bebek pudrasını devrettiği şirket, iflas başvurusu yaptı.

Johnson & Johnson yetkilileri, LTL Management adlı yan şirket kurarak, kansere yol açan bir madde içeren bebek pudralarına kesilen 2.1 milyar dolarlık ceza tutarını şirkete aktardıktan sonra iflas başvurusu yaptıklarını duyurdu.

Kuzey Karolina eyaletinde yapılan iflas başvurusunda LTL Management’ın pasif borçlarının 1 ila 10 milyar dolar gösterildiği belirtildi.

Başvuruda Johnson & Johnson ve Aveeno ya da Neutrogena gibi yan şirketlerin bulunmadığı bildirildi.

Şirket, yayınladığı açıklamada bebek pudrası ile ilgili tüm davaların iflas başvurusunun sonucunu bekleyeceğini, yapılacak ödemelerin miktarına ve zamanına iflas mahkemesinin karar vereceğini açıkladı.

Açıklamada, LTL Management şirketini kurarak iflas başvurusu yapmanın sorumluluklardan kaçmak anlamına gelmediğini, pudrayla ilgili davaları sonuçlandırmanın en doğru yolu olduğunu savunuldu.

Johnson & Johnson’a dava açan kadınların avukatlığını üstlenen Linda Lipsen ise şirketin bu adımını “hukuk sisteminin insafsızca kötüye kullanımı” olarak nitelendirdi.

ABD’de birçok kadın, Johnson & Johnson’ın asbeste yakın bir mineral olan ve çoğu zaman aynı kaynaktan çıkartılan talk içeren pudraları nedeniyle yumurtalık kanserine yakalandıklarını iddia ederek şirketi dava etmişti.

ABD yönetiminin desteği ve 250 bin kadının katılımıyla gerçekleşen bir araştırmada talk pudrasını yumurtalık kanseriyle bağlantılı olduğuna dair güçlü bir kanıt bulunamamış ancak araştırmanın yazarı sonuçların belirsiz olduğunu vurgulamıştı.

Tamamını okuyun
Advertisement
Gündem4 hafta önce

Kur korumalı mevduat sistemine dava açıldı

Sağlık1 ay önce

Daily Mail: Türkiye’de 16 yaşındaki çocuklara mide küçültme ameliyatı yapan klinikler var

Gündem1 ay önce

Ekmek krizi kapıda

Genel1 ay önce

Sağlık Bakanlığı ‘etkisiz’ olduğu ispatlanan ilacı dağıtmaya devam ediyor

Genel1 ay önce

‘Osmangazi Köprüsü’nde dolar bazlı garanti ödeme gecikirse kur farkının yanı sıra faiz de ödenecek’

Genel1 ay önce

‘Bizi aşıya zorluyorsa kendisi de sahtekardır’

Genel1 ay önce

Japon gazetesi Nikkei: Erdoğan’ın hesap ödeme günü yaklaştı

Genel1 ay önce

Yem ocakta yüzde 95 zamlanıyor: Et ve süte yeni zamlar kapıda

Türkiye2 ay önce

Ekonomik kriz dünya basınında: Türk halkı ‘Bunu hak etmiyoruz’ diyor

Amerika3 ay önce

ABD’deki fast foodlarda zararlı kimyasallar bulundu

Amerika3 ay önce

Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı iddiası Kongre’de

Amerika3 ay önce

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

Genel4 ay önce

Su ve gıda ile bulaşan yeni salgın: Norovirüs

Çin4 ay önce

Komünist Çin’in Uygur Türklerine mezalimini, bizzat eski bir işkenceci anlattı

Amerika4 ay önce

Facebook muhbiri: Şirket kar etmeyi toplumun menfaatinin önüne koydu

Genel5 ay önce

Porsuk ağacında kanser hücrelerini küçültüp yok eden ilaç bileşiği tespit edildi

Bilim5 ay önce

Singapur’da asayişi robotlar sağlayacak

Çin5 ay önce

Çin’de 6 ve 7 yaşındaki öğrencilere yazılı sınav yapılması yasaklandı

Genel5 ay önce

Sulama için güneş sistemi kurdu, elektrik masrafından kurtuldu

Latin Amerika5 ay önce

“Türkiye ile geleceğe birlikte bakmalıyız”

Çin5 ay önce

İkinci Taliban dönemi kime yarayacak?

Çin5 ay önce

“BAE’de Çin’in gizli hapishanesinde Uygurlar zorla alıkonuluyor”

Genel5 ay önce

Bozkurt’taki HES santralinin ÇED raporu kıyağı yapılan sahibi

Amerika6 ay önce

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğluna ABD’de sübyancılık davası açıldı

Genel6 ay önce

BM’den ‘Afganistan’da savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara varabilecek ihlaller’ uyarısı

Yorumlar

Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan
Rusya, cuma günü itibariyle Uk… için Abdurrahman Aydın

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.