Connect with us

Gündem

Yeldana Kaharman cinayetinde Mehmet Ağar ve Tolga Ağar hakkında suç duyurusu

13 Mayıs 2021 – 01:42

Elazığ’da yerel televizyon kanalında sunuculuk yapan, Kazakistan uyruklu Yeldana Kaharman 28 Mart 2019’da oturduğu evde ölü bulunmuştu. Kaharman’ın ölümünde, “Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın oğlu AKPKK Elazığ Milletvekili Tolga Ağar’ın sorumlu olduğu” öne sürülmüştü.

Geçen günlerde bir video yayımlayan organize suç örgütü lideri Sedat Peker de bu iddiayı yeniden gündeme getirmişti. İddia üzerine Tolga Ağar bir açıklama yapmış ve hukuki sürecin tamamlandığını söylemişti. Ancak Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçerek yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kasten öldürme” suçlaması

HKP avukatları, Mehmet Ağar ve oğlu AKPKK’li Tolga Ağar hakkında “Kasten Öldürme”, “Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme” ve “Suça Yardım Etme” suçlarını işledikleri iddiasıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen dilekçede, Sedat Peker, Mehmet Ağar ve Tolga Ağar’ın suç örgütleriyle bağlantılı olduğu iddia edilerek, “Amacı ne olursa olsun, çeşitli bilgilere sahip olma pozisyonu ve hatta eylemlerine iştirak etmiş olma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle beyanları hukuken kayda alınması gereken verilerdir. En azından “muhtemel delil” düzeyi görülmeli, anlatımlarındaki bütünlük, irtibat ve bilgilerdeki somutluk görüldüğünde, soruşturma yürütmek için yeterli ve kuvvetli şüpheye delalet ettiği düşünülmelidir” denildi.

Dilekçede, Kaharman’a ait gazeteci Baransel Ağca’nın sosyal medyadan paylaştığı otopsi raporundan bölümler aktarılarak, “Yeldana Kaharman’ın öldükten sonra asıldığını ve ölümün bir intihar olmadığını desteklemektedir” ifadelerine yer verildi.

Çelişkiler giderilerek maddi gerçek ortaya çıkarılacaktır”

Şüpheli ölümüyle ilgili yeniden soruşturma başlatılması talep edildi. Dilekçede, “Mehmet ve Tolga Ağar’ın ifadelerinin alınması, Sedat Peker’in ayrıntılı ifadesinin alınması, karartılan/değiştirilen otopsi raporunun sorumlularının araştırılması, Mehmet ve Tolga Ağar’ın ve Yeldana Kaharman’ın olay tarihleri 27.03.2019-28.03.2019 tarihlerindeki HTS kayıtlarının incelemesi, 27.03.2019’da Pertek Jandarma Karakolunda görevli memurların dinlenmesi talep edildi. Dilekçede, “Ancak bu şekilde Yeldana Kaharman’ın ölümüyle ilgili çelişkiler giderilerek maddi gerçek ortaya çıkarılacaktır” denildi.

Cezasız bırakılmaması gerekmektedir”

Dilekçede, “Müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi, tarihsel görev ve sorumluluğunu yerine getirmek için işbu ihbarı yapmaktadır. Eğer adaletin herkese eşit uygulandığı söyleniyorsa, Mehmet Ağar ve Tolga Ağar hakkında birçok kez iddia edilmiş ancak hiçbir zaman araştırılmamış bu kasten öldürme suçunun soruşturulması ve cezasız bırakılmaması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

Dilekçede, Sedat Peker hakkında kırmızı bülten çıkartılarak Türkiye’ye getirilmesi ve ifadesinin alınması talep edildi. HKP avukatları dilekçede Mehmet Ağar ve Tolga Ağar hakkında soruşturma yürütülerek cezalandırılmalarını talep etti.

İntihar süsü verilerek dosya kapatılmış

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak açıklama yaptı.

Çolak şu ifadelere yer verdi:
“Saygıdeğer halkımız, bugünkü suç duyurumuzun konusu; birkaç gündür kendisi de bir organize suç örgütü lideri olan ve bir dönem birlikte iş yaptığı insanlar hakkında ifşalarda bulunan Sedat Peker’in açıklamalarından kaynaklanan bir suç duyurusudur. Bir dönem bu ülkede İçişleri Bakanlığı yapmış, Kontrgerilla faaliyetlerin merkezinde yer almış olan Mehmet Ağar ve oğlu Tolga Ağar hakkında yaptığımız suç duyurusudur.

Mehmet Ağar ve Tolga Ağar’ın suçları 27 Mart 2019 günü Tolga Ağar’ın Elazığ’daki evinde röportaj yapmaya gelen bir gazeteci genç kızla ilgilidir. Sedat Peker’in iddialarına göre bu genç kız Tolga Ağar tarafından tecavüze uğramıştır. Bu kızcağız Pertek Jandarma Karakoluna sığınmış ondan sonra da Jandarma Mehmet Ağar’a haber verdikten sonra helikopterle Tolga Ağar kaçırılmıştır.

Bir gün sonra da Yeldana Kaharman isimli üniversite öğrencisi muhabir evinde ölü bulunmuştur. Şimdi burada 2019’un Ekim ayında yerel savcılar dosyayı kapatmış, intihar süsü verilmiş. Maddi gerçekle uyuşmayan bir adli tıp raporu alınarak intihar süsü verilerek dosya kapatılmış.

Organize suç örgütüdürler’

Oysa aradan 2 yıl geçtikten sonra Sedat Peker’in çok somut, bilgiye dayalı açıklamaları göstermektedir ki daha sonra Malatya Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporla birlikte bu açıklamalar örtüşmektedir ki, gazeteci Yeldana isimli kızımız önce öldürülüyor, sonrada intihar süsü vermek amacıyla ası şeklinde bırakılıyor. O nedenle birinci adli tıp raporu geçersizdir.

Dolayısıyla aslında burada birçok suç işlenmiştir. Öncelikle bu dosyayı kapatan savcı soruşturmayı yeterince yürütmediği için suç işlemiştir. Siyasilerin emir ve talimatıyla hareket etmiştir. İkincisi zaten cinayet suçundan yargılanması gereken Tolga Ağar, suç delilleri yok edilip, değiştirildiği için soruşturma hakkında verilen takipsizlik kararıyla kurtulmuştur.

Aynı zamanda Mehmet Ağar da suça yardım etmek suçunu da işlemiştir. Bu konuyla ilgili yine yerel gazeteci Sedat Sur isimli bir arkadaşımız da Sedat Peker’in ifadelerini teyit edici bilgiler vermiştir. Cumhuriyet Savcılığına bugün itibariyle vermiş olduğumuz suç duyurusu dilekçemizde bütün bu maddi olgular tek tek ortaya konmuştur.

Burada şunu söylemek istiyoruz, Halkımızın çok veciz bir sözü vardır. ‘Varlık seviştirir, Yokluk dövüştürür’ diye. Şimdi bu mafya örgütleri, organize suç örgütleri ülkedeki siyasi iktidarı, devlet mekanizmasını elinde bulunduran parti de baştan aşağıya organize bir suç örgütüdür.

Bunlarla ortaklık kurmaktadır. Bunlar artık inandırıcılıklarını yitirdikleri için, halkın kamu mallarını bitirdikleri için şuanda birbirlerine düşmüş durumdalar. Buna benzer ifşaların, buna benzer itirafların önümüzdeki günlerde de geleceği muhtemeldir. Onlarla ilgili de Halkın Kurtuluş Partisi olarak her zaman olduğu gibi duyarlı olmaya ve suç işleyenler hakkında işlem başlatılması ve dosyaların açılması noktasında harekete geçmeye devam edeceğiz. Bugün basından edindiğimiz bir bilgiye göre Mehmet Ağar’a bir gazeteci sorular sormuş.

Konuyu kendisinden açıklamasını istemiş, Mehmet Ağar da bilinçli bir şekilde Sedat Peker’in açıklamalarındaki suçlardan uzaklaşıp, Bodrum’daki marina yöneticiliği ile sınırlı tutmaktadır verdiği cevapları. Oysa göz göre göre bir genç kız katledilmiştir. O dosya kapatılmıştır. Nitekim geçmişte de bir AKP milletvekilinin yanında çalışan Türki Cumhuriyetlerden bir kızcağız da benzer şekilde katledilmiş ve dosyası kapatılmıştır.

Biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak şunu söylüyoruz, bu ülkede kimsenin ama kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Suçu ve suçluyu gizleme hakkı yoktur. Cumhuriyet Savcılarına artık yeter diyoruz.

Cumhuriyet’in Savcıları olduklarını hatırlamalılardır. Onun dışında da gerçekten kamu düzenini, adaleti ve yargı mekanizmasının hakkıyla çalıştırmak isteyen dürüst insanlar da artık sessiz kalmamalıdır. Bizim bu suç duyurularımız aynı zamanda onlar açısında da cesaretlendirici girişimdir. Buyurun görevinizi yapın sayın savcılar.”

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

‘Yüzeyde görmüyoruz ama müsilaj bitmedi’

21 Temmuz 2021 – 10:19

Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın Marmara denizinin dibinde hala etkin olduğunu belirterek, “Yüzeyde görmüyoruz ama müsilaj bitmedi. Şimdilik 10 metreye kadar geriledi. Yüzeyden daldığınızda aşağıya doğru giderken 10 metreye kadar deniz temiz. 10 metreden 30 metreye kadar olan bölümde müsilaj çok çoğun” dedi.

Müsilaj ile mücadele için oluşturulan Bilim ve Teknik Kurulu üyelerinden Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ni kurtarmak için uzun vadeli çözümlere ihtiyaç olduğunu belirterek, “Doğal şartları değiştiremeyeceğimiz için yapmamız gereken şey çok basit. Denize giden atıkları keseceğiz” dedi.

Sarı, “Önce kirlilik yükünü durdurup, sonra iyileştirme çabası içinde olacağız. Bunun için de Marmara’yı koruma alanı ilan etmemiz lazım. Sayın Cumhurbaşkanı ve Çevre Bakanı’mız söyledi. Heyecanla bekliyoruz. Suların en az yarısını arıtmadan denize basıyoruz. Hem arıttıktan sonra da bu suları niye denize basalım? Madem arıttık, atık barajları yapalım. Zaten su kıtlığı yaşıyoruz. Bu suları tarımda, parkları bahçeleri sulamakta kullanalım. Balıkçılığı da düzenlememiz lazım. Marmara için erken uyarı sistemi yapılmalı. Yapılacak şeyler oldukça basit ama harekete geçmemiz lazım” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Sarı, sık sık dalış yaptığı Marmara Denizi’nin altında gördüğü ilginç manzaraları da anlattı. Dipte yaşayan ve ‘ot balığı’ olarak da bilinen bir Lapin balığının uyurken müsilaja yakalanarak öldüğünü anlatan Mustafa Sarı, “Lapin’e üzülürken bir başka dalışta Çırçır balığı ailesine denk geldim. Denizde kuş gibi yuva yapan nadir balıklardan biridir. Dişi balık müsilaj parçaları ile etraftan bulduğu çöpleri birleştirip yuva yapmış, yumurtalarını bırakmış. Erkek balık yumurtaların başında başka canlılara yem olmasınlar diye bekliyordu. Lapin’i öldüren müsilaj çırçır balığı ailesine yuva olmuştu” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Adası civarında geçen yıl çektiği kırmızı mercanların görüntülerini, bu ay başında çektiği görüntülerle kıyaslayıp, “Yüzeyde görmüyoruz ama müsilaj bitmedi. Şimdilik 10 metreye kadar geriledi. Yüzeyden daldığınızda aşağıya doğru giderken 10 metreye kadar deniz temiz. 10 metreden 30 metreye kadar olan bölümde müsilaj çok çoğun” dedi.

Tamamını okuyun

Gündem

‘Zararları büyük olacağı için erken önlemler almamız gerekiyor’

20 Temmuz 2021 – 21:29

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaylan, gelecekte kuraklığın önem verilmesi gereken konulardan biri olduğunu belirterek, “Zararları büyük olacağı için erken önlemler almamız gerekiyor.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Şaylan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1850 yılından sonra sanayileşmeyle birlikte fosil yakıtların atmosfere doğal olmayan yollarla beklenenden çok daha erken salınımının başlandığını hatırlattı.

Atmosferde sera gazı miktarlarının artmasının ısınmaya neden olduğunu anlatan Şaylan, “İklim değişikliğine insanların etkisi var. Bunun yanında doğal olaylar da iklim değişikliğine neden oluyor. Ancak insanoğlunun iklim değişikliği üzerinde etkisi şu anda daha fazla.” diye konuştu.

Prof. Dr. Şaylan, iklim değişikliği ve etkileri konusunda şunları kaydetti:
“Ne yazık ki dünyada sıcaklık artıyor. Atmosferde sera gazı konsantrasyonunun artması küresel ısınmaya neden oluyor. Bu da sıcaklıkları değiştiriyor, buharlaşmayı arttırıyor. Bu durum dünyanın her yerinde de aynı olmuyor. Farklı ülkelerde farklı şekilde bu durum yaşanıyor. Çok kurak olan bir yer daha kurak hale geliyor, çok soğuk olan bir yer daha sıcak hale geliyor. Bunların sonucunda deniz seviyeleri yükseliyor, deniz seviyesine yakın alanlar su altında kalma riski altında kalıyor. Bazı ülkeler bu riski yaşıyorlar. Bu ilerde göç problemlerini de ortaya çıkarabilir. Küresel ısınmadan dolayı aşırı hava olaylarının sayısında artışlar meydana gelecek. Son yıllarda sel veya kuraklık problemlerini fazla sayıda görmeye başladık.”

“Kuraklıktan endişelenmeliyiz”

İklim değişikliğiyle ilgili dünyada araştırmacıların bilgisayar yazılımlarıyla çalışmalar yaptığını ifade eden Şaylan, çalışmalarla dünyada iklimin gelecekte nasıl değişeceğiyle ilgili gün gün tahminler yapılabildiğini anlattı.

Şaylan, tahminlerin iklim değişikliğiyle ilgili ortaya bazı bilgileri çıkardığını aktararak, “Tahminlere göre, ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde gelecekte yağışlar azalmayabilir. Bu durum ilerleyen yıllarda Karadeniz’de kuraklığın olmayabileceğini bize gösteriyor. Bazı yıllarda kuraklık olabilir, ama iklimsel olarak uzun yıllık Karadeniz’de kuraklık görülmeyebilir. Ancak iklimin gelecekte nasıl değişebileceğinin bölge yerine daha küçük ölçekte değerlendirilmesi daha yararlı olacaktır. Diğer bölgelerimizde yağışlarda farklı mevsimlerde bir azalma beklentisi var. Yağışların azalması yer üstü ve yeraltı su kaynaklarımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum barajlardaki su seviyesini, enerji üretimimizi, tarım alanlarını, tarımsal ürünlerimizi, üreticiyi etkiler.” değerlendirmesini yaptı.

Dünya’da kuraklık riski ile karşı karşıya olabilecek ülkelerin, kuraklıktan endişelenmesi gerektiğinin altını çizen Şaylan, şunları kaydetti:

“Gelecekte kuraklık bizim önem vermemiz gereken konulardan birisidir. Zararları büyük olacağı için erken önlemler almamız gerekiyor. İklim bilimciler 2100 yılına kadar farklı senaryolar ile gün gün gelecek için tahminlerde bulunuyorlar. Ülkemizde iklim modelleri ve farklı senaryolara göre 2100 yılına kadar ortalama hava sıcaklığının 5-6 derece artması bekleniyor. Bu konuda kullanılan farklı model ve senaryoların sonuçları da farklıdır. Bu önemli bir rakamdır. Böyle bir durumda diğer meteorolojik faktörlerde değişmektedir. Bu durum ülkemizdeki su kaynaklarını olumsuz etkileyebilir, daha yüksek hava sıcaklıkları buharlaşmayı arttırır. Bu durumun önüne geçmemiz lazım. Ayrıca sera gazı emisyonlarımızı azaltmamız lazım. Bu problem dünyanın problemi aslında. Sera gazını azaltamazsak sera gazı konsantrasyonları daha da artacak. Bu da kuraklık, sel gibi aşırı hava olaylarını arttırabilir; ayrıca orman yangınları, su kaynaklarımız, bitkisel ve hayvansal üretimimiz bundan olumsuz yönde etkilenebilir.”
Tamamını okuyun

Amerika

‘Havana sendromu’ benzeri gizemli bir hastalık ABD’li diplomatlar arasında yayılıyor

18 Temmuz 2021 – 19:40

ABD’de Başkan Joe Biden yönetimi, ‘Havana sendromu’na benzer semptomlar gösteren ABD’li diplomatlar ve yetkililer arasında yayılan gizemli hastalığı incelemeye başladı.

ABD yönetimi, Avusturya’nın başkenti Viyana’da görev yapan ABD’li diplomatlar arasında yayılmaya başlayan hastalıkla ilgili inceleme başlattı.

Şehirdeki 20’den fazla Amerikalı yetkili ve diplomatta, beyinde oluşan ve henüz detayları bilinmeyen bir sağlık sorunu olan Havana sendromuna benzeyen semptomlar görüldü.

Semptomların yayılması yeni değil, ancak Ocak ayından bu yana bildirilen vakalar son dönemde 20’yi aştı.

Sendromun sebepleri ve detayları açıklanamasa da Amerikalı bilim insanları, mikrodalga radyasyonu sebebiyle oluşabileceği görüşünde.

İlk olarak 2016 ve 2017’de Küba’da görüldüğü için Havana sendromu adı veriliyor.

Havana’daki ABD’li ve Kanadalı diplomatlar, o dönem baş dönmesi, denge kaybı, duyma yetisinin kaybolması ve endişe bozukluğu gibi semptomlar görüldüğünü bildirmiş, “bilişsel sis” adı verilen bu vakaların sebebi bulunamamıştı.

O dönem ABD, Küba’yı “sonik saldırılar” düzenlemekle suçlamıştı. Küba ise suçlamaları reddetmişti.

2019’da semptomlarla ilgili araştırmaların ilk sonuçları ortaya çıktığında, diplomatlarda “beyinde anormallik” görüldüğü belirtilmişti.

Viyana’da ortaya çıkan benzer semptomlar ilk olarak Cuma günü New Yorker isimli dergide yazıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyu “en ciddi şekilde incelediğini” açıklayarak haberleri doğruladı.

Reuters haber ajansı da, Avusturya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkilinin “Bu sorunun temeline inmek için ABD’li yetkililerle birlikte çalıştıklarına” dair açıklamasını haberleştirdi.

Viyana, uzun yıllardır Avrupa’nın diplomatik faaliyet merkezi olarak biliniyor. Aynı zamanda Soğuk Savaş yıllarından bu yana casusluk ve istihbarat ajanlarının görev merkezi olarak da tanınıyor.

ABD gibi küresel güçlerin de çok geniş diplomatik misyonları Viyana’da bulunuyor.

Şu an da şehirde, İran ve ABD arasında, 2015’teki nükleer anlaşmaya geri dönülüp dönülemeyeceğini görmek üzere dolaylı görüşmeler sürüyor.

ABD’li diplomatların bildirdiği semptomlar, dünyanın farklı yerlerindeki diplomatik temsilciliklerde de bildirildi. Ancak ABD yetkilileri, lokasyonlar ve sayılarla ilgili detayları vermemekle birlikte, en fazla vakanın Viyana’da görüldüğünü söylüyor.

Haziran ayında da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, hastalığın sebepleriyle ilgili çok detaylı bir araştırmaya başlandığını duyurmuştu.

Tamamını okuyun
Advertisement
Amerika17 saat önce

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

Genel5 gün önce

Su ve gıda ile bulaşan yeni salgın: Norovirüs

Çin2 hafta önce

Komünist Çin’in Uygur Türklerine mezalimini, bizzat eski bir işkenceci anlattı

Amerika2 hafta önce

Facebook muhbiri: Şirket kar etmeyi toplumun menfaatinin önüne koydu

Genel1 ay önce

Porsuk ağacında kanser hücrelerini küçültüp yok eden ilaç bileşiği tespit edildi

Bilim1 ay önce

Singapur’da asayişi robotlar sağlayacak

Çin2 ay önce

Çin’de 6 ve 7 yaşındaki öğrencilere yazılı sınav yapılması yasaklandı

Genel2 ay önce

Sulama için güneş sistemi kurdu, elektrik masrafından kurtuldu

Latin Amerika2 ay önce

“Türkiye ile geleceğe birlikte bakmalıyız”

Çin2 ay önce

İkinci Taliban dönemi kime yarayacak?

Çin2 ay önce

“BAE’de Çin’in gizli hapishanesinde Uygurlar zorla alıkonuluyor”

Genel2 ay önce

Bozkurt’taki HES santralinin ÇED raporu kıyağı yapılan sahibi

Amerika2 ay önce

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğluna ABD’de sübyancılık davası açıldı

Genel2 ay önce

BM’den ‘Afganistan’da savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara varabilecek ihlaller’ uyarısı

Genel2 ay önce

Burhan Kuzu’nun ‘gayriresmi’ danışmanı Sinan Çiftçi: Birçok olayı Berat Albayrak’a çözdürürdü rahmetli

Amerika2 ay önce

Kanada’da Katolik Kilisesinin hayır kurumu statüsünün iptali için kampanya başlatıldı

Genel2 ay önce

Turizm Bakanı Ersoy’un orman yangın üssünü otel alanına dönüştürdüğü ortaya çıktı

Türkiye2 ay önce

RTÜK’ten orman yangını haberlerine ağır ceza tehdidi

Genel3 ay önce

Trakya’da yer altı sularının yüzde 85’i tükendi

Bilim3 ay önce

İdrar testi ile kanser hücresi tespit edilebilecek

Çin3 ay önce

Belçika istihbaratı Çinli firmaların akıllı telefonlarına karşı uyardı

Dünya3 ay önce

Dünya üzerinde büyücülük faaliyetlerinde büyük artış görülüyor

Doğu Türkistan3 ay önce

Uygurların Çin’e iadesine tepki amacıyla düzenlenecek protesto Valilik tarafından iptal edildi

Amerika3 ay önce

ABD Kongresi’nde Uygur Grubu kuruldu

Asya3 ay önce

Taliban karşısında Afgan hükumeti hayatta kalma kavgası veriyor

Yorumlar

Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan
Rusya, cuma günü itibariyle Uk… için Abdurrahman Aydın

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.