Connect with us

Amerika

Doç. Dr. Eğilmez: Ermenilere ait bir tane dahi toplu mezar yok

26 Nisan 2021 – 11:06

ABD Başkanı Joe Biden’in 1915 olaylarıyla ilgili yaptığı açıklamadaki sözde ‘soykırım’ ifadesiyle ilgili değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Ermenilere ait bir tane dahi toplu mezar olmadığını söyledi.

Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Ermeni çeteleri tarafından 1918 yılında katledilen 3 bin Türk’ün anısına merkez Yakutiye ilçesinde yaptırılan Yanık Dere Şehitliği’nde konuştu. Eğilmez, “Erzurum’da sadece bu alanda 3 bin sivil can verdi; çünkü o sırada savaşabilecek olan birçok kişi cephede mücadele veriyordu. Kadın, erkek, yaşlı, çocuktan oluşan 3 bin insanın katledildiği yerdeyiz. Türkler, İslam öncesi ve sonrası bütün tarih boyunca insanlık onuru ile yaşamıştır.

Ermeni meselesi tarih olmaktan başka her şekle bürünmüştür. ABD’nin 250 yıllık tarihi, zulüm ve soykırımlarla doludur. 3 asırda 35 milyon insanın hayatını kararttılar. Kızılderililerden sonra ikinci sırayı Afrikalılar alır. Köle ticareti sırasında 19’uncu yüzyıla kadar toplam 34 milyon 500 bin Afrikalı ve Orta Doğulu kölenin öldüğü biliniyor” dedi.

DOC. DR. SAVAS EGILMEZ (FOTOGRAFTAKI) ABD BASKANI BIDEN’IN SOZDE SOYKIRIM ACIKLAMASINA, ERMENILER TARAFINDAN KATLEDILEN 3 BIN TURK’UN ANISINA ERZURUM’DA YAPTIRILAN YANIK DERE SEHITLIGINDEN CEVAP VERDI. (FOTO: SIFANUR TAVUS / ERZURUM, (DHA)

SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI, EMPERYALİZMİN EN BÜYÜK YALANI’

ABD Başkanı Joe Biden’ın yapığı açıklamanın yok hükmünde olduğunu söyleyen Doç. Dr. Eğilmez, “Sözde ‘Ermeni soykırımı’, emperyalizmin en büyük yalanıdır. Tarihi gerçekleri çarpıtarak yeni husumet tohumları ekmeye çalışan radikal Ermeni lobilerinin baskısıyla ABD Başkanı Biden’in 1915 olayları hakkında yaptığı talihsiz açıklama, Türkiye Cumhuriyeti açısından yok hükmündedir. Kötü niyetli ve tek gündemi ülkemize düşmanlık olan çevrelerin iftiralarını yansıtan söz konusu açıklamayı şiddetle reddediyor ve kınıyoruz. Açıklamada ortaya atılan sözde ‘soykırım’ iddiası, uluslararası hukukun talep ettiği dayanaklardan ve bilimsel kanıtlardan yoksundur. Tarihi olaylar tarihçiler tarafından araştırılmalıdır.” diye konuştu.

Doç. Dr. Eğilmez, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında yaklaşık 500 bin Müslüman Türk’ün katledilmesinin ardından Türkler, yeni devletlerini kurup daha acılarını yaşayamamışken büyük bir kara propaganda ve iftira ile karşı karşıya kaldılar. Olayların 24 Nisan’da başladığı savaş öncesi ve sonrasında 1,5 milyon Ermeni’nin katledildiği söylenmeye başlandı. Tarihi de geçin, bu olayın matematiksel bir izahı bile yok. 1,5 milyon Ermeni’nin katledilmesi için 5 ay içinde günde 10 bin insanın ölmesi lazım. Bunu o dönemde sağlayabilecek bir teknoloji bir silah söz konusu değil. Hadi bunları da geçtin, Türkler bu kadar Ermeni’yi öldürmüş olsun. En az 10 bin tane toplu mezara konulması gerekir. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda Ermenilere ait bir tane dahi toplu mezar ortaya çıkarılmamıştır.”

TÜRKLER TARİH BOYUNCA ONURUYLA YAŞADI’

Türk milletinin tarih boyunca insancıl tavırlar sergilediğini anlatan Eğilmez, şöyle devam etti:”Tarih boyunca insanlık onuru ile yaşamış, mazluma, sıkıntıya düşene, yardım isteyene dostluk ve barış elini uzatmış Türk milletine karşı uzun zamandır dünya kamuoyu nezdinde büyük bir iftira ve karalama kampanyası yürütülmektedir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sırasında birçok felakete maruz bırakılan Türk insanı, bu acı dönemden sonra ne yazık ki tamamen kasıtlı, tarihi gerçeklerle örtüşmeyen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü parçalamaya yönelik saldırılara maruz kalmaktadır. Uluslararası hukukun ve insan haklarının en temel prensibi olan ‘kendini savunma’ hakkı bile Türkler söz konusu olunca hiçe sayılmakta ve önemsenmemektedir. Türk milleti adalet istiyor. Türk milleti olarak tüm istediğimiz, milletimize yapılan iftira ve haksızlıkların son bulmasıdır. Uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler ilke ve kararlarının eşit ve adil şekilde uygulanmasıdır. Bir olayın soykırım olarak tanımlanması için hangi şartların oluşması gerektiğine dikkat etmeden, peşin hükümle hareket etmenin hukuki ve meşru dayanağı yoktur. 1915 öncesi ve sonrasında yaşananları inceleme gereği duymayanların, Türk milletinin Ermenilere soykırım yaptığına ilişkin iddia ve kararlarını haksız, ahlaksız ve iftira olarak kabul edip şiddetle reddediyoruz.”

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Amerika

ABD’deki fast foodlarda zararlı kimyasallar bulundu

29 Ekim 2021 – 11:47

Popüler Amerikan fast food restoranlarındaki yiyeceklerde, hormonların aksamasına yol açtığı için olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirilen kimyasalların bol miktarda bulunduğu iddia edildi. Yeni araştırma, bu maddelere maruz kalmayı azaltacak düzenleyici önlemler gerektiğini de belirtti.

Aralarında George Washington Üniversitesi’nde çalışanların da olduğu bilim adamları, Teksas eyaletinin San Antonio şehrindeki 64 fast food yemeğinden alınan örneklerde, bu yiyeceklerde kullanılan ftalatları ve benzeri bileşiklerin de aralarında bulunduğu 11 kimyasalın varlığını inceledi.

The Independent’ın haberine göre, plastik ve diğer maddelere esneklik kazandırmak için yaygın olarak kullanılan ftalatlar, önceki araştırmalara göre vücutta testosteron ve östrojen gibi doğal hormonlarını da taklit ederek işleyişlerine müdahil olma eğilimi gösteriyor. Daha önceki araştırmalar, hamile kadınların ftalatlara maruz kalmasının bebeklerindeki bilişsel geleceklerini etkilemesinin yanı sıra çocukların astım ve obezite gibi sağlık sorunlarına yakalanma riskini artırabileceğini de belirtmişti.

Yeni çalışmayı yürüten araştırmacılar, gıda örneklerinin yüzde 81’inin bir di-n-bütil ftalat (DnBP) içerdiğini ve yüzde 70’inin de di (2-etilheksil) ftalat (DEHP) içerdiğini ortaya çıkardı. Her iki bileşik de doğurganlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.

Bilim adamları, salı günü Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology’de yayımlanan çalışmalarında, “Ön bulgularımız orto-ftalatların yaygın kullanıldığını ve akışkanlaştırıcı olarak kullanılan diğer maddelerin de fast food yemeklerinde bolca bulunduğunu gösteriyor” diye yazdı.

Örnek olarak kullanılan yiyecekler arasında hamburgerciler bir pizzacı ve bir Teksas-Meksika yemekçisi gibi restoranlardan alınan hamburger, patates kızartması, tavuk kanadı, tavuk burrito ve peynirli pizza yer alıyordu.

Çalışma, ftalat konsantrasyonunun “burritolarda hamburgerlerden kayda değer ölçüde daha yüksek” olduğunu belirtirken, et içeren gıdaların peynirli pizza gibi diğer yiyeceklere göre nispeten daha yüksek kimyasal seviyelerine sahip olduğunu da ekledi.

Bilim adamları, bu analize dayanarak akışkanlaştırıcı içeren plastik ambalajların ve gıda işleme eldivenlerinin bu maddeyi yiyeceklere bulaştıran kaynak olabileceğini açıkladı ve bulguların doğruluğu kontrol edecek ileriki testler sayesinde bu maddelere maruz kalmayı azaltacak düzenleyici stratejilere de daha fazla bilgi sağlanabileceğini ekledi.

Araştırmacılar, daha yoksul mahallelerin daha fazla fast food satış noktasına ve daha az taze gıdaya erişimi olma eğilimi düşünülürse, New York City’nin ağırlıklı olarak siyahilerin yaşadığı bölgelerine benzeyen yerleşim alanlarında ftalata maruz kalma oranının daha ciddi olabileceğinden şüpheleniyor.

Bilim adamları araştırmada, “Önceki çalışmamız, gıdaların kimyasal içermesinin kenarda bırakılan grupları orantısız bir şekilde etkileyebileceğini öne sürüyordu çünkü Latin Amerikalı olmayan siyahiler arasındaki fast food tüketimi ve idrarlarındaki metabolik DEHP atığının, ABD genel popülasyonundaki Latin Amerika kökenli olmayan beyazlara ve Latin Amerika kökenlilere kıyasla daha fazla olduğunu gözlemledik” yazdı.

Araştırmacılar, “Bu patikalar muhtemelen kimyasala maruz kalmanın yaygın ırksal/etnik eşitsizliklerine katkıda bulunuyor” diye ekledi.

Tamamını okuyun

Amerika

Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı iddiası Kongre’de

21 Ekim 2021 – 19:51

Merkezi Arizona’da olan Universal Electronics Inc. (UEI) firmasının, Çin’in Uygurlar’a yönelik baskıcı politikalarına dahil olduğu yönündeki iddiaların ardından ABD’li bir grup Demokrat ve Cumhuriyetçi senatör firmaya uyarı niteliğinde bir mesaj gönderdi, ayrıntılı bilgi talep etti.

Konuyla ilgili iddialar ilk olarak bu ayın başında Reuters haber ajansında yayınlanmıştı. Haberde, UEI yönetiminin, yüzlerce Uygur’un, firmanın Çin’in güneyindeki Qinzhou’da yer alan tesislerine işçi olarak götürülmesi için Şincan Özerk Uygur Bölgesi’ndeki yerel yetkililerle anlaştığı ileri sürüldü.

Söz konusu haberde ayrıca Uygurlar’ın bu tesislerde sürekli polis tarafından gözetim altında tutulduğu, ayrı yatakhanelerde kaldıkları ve hükümetin “eğitim amaçlı” olduğunu iddia ettiği faaliyetlere katılmak zorunda bırakıldığı da iddia edildi.

Konuyu Kongre gündemine taşıyan Demokrat Senatörler Bob Menendez ve Jeff Merkley ile Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, UEI Genel Müdürü Paul Arling’e hitaben ilettikleri mektupta, “Bu koşulların açıkça zorla çalıştırma olduğuna inanıyoruz” denildi.

Senatörler mektupta ayrıca, UEI yönetiminin söz konusu iddiaları “soruşturma ya da çözüm üretme konusunda neredeyse hiçbir şey yapmadığına” dikkat çekti.

Senatör Menendez Dış İlişkiler Komisyonu’nun başkanlığını yürütüyor. Rubio ve Merkley de bu komisyonun üyeleri arasında.

UEI yetkilileri Reuters haber ajansına daha önce yaptıkları bir açıklamada, Qinzhou’daki tesiste 365 Uygur’un çalıştığını ve bu kişilerin Çin’deki diğer tüm çalışanlarla aynı koşullarda çalıştırıldığını savunmuştu.

Firmadan bugün yapılan açıklamada ise, UEI’ın, çalışanları işe alan kurumla bağlarını geçen hafta kestiği ve senatörlerin konuyla ilgili sorularını yanıtlamaya hazır oldukları belirtildi.

Uzaktan kumanda parçaları üreten ve Sony, Samsung, LG, Microsoft dahil birçok büyük firmaya ürünlerini satan UEI, Şincan yetkilileriyle tartışma yaratan anlaşmayı yapan taşeron firmanın adını vermekten kaçındı.

Mektupta, Çin hükumet yetkililerinin, fiziksel şiddet, cinsel istismar ve işkenceye başvurarak kişileri zorla çalıştırdığı yönündeki bulgulara da vurgu yapılarak, UEI yönetimine konuyla ilgili soruları yanıtlamaları için 5 Kasım’a kadar zaman tanındı.

Tamamını okuyun

Amerika

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

16 Ekim 2021 – 20:56

ABD’li ilaç şirketi Johnson & Johnson’ın kansere yol açan bir madde içermesinden dolayı 2.1 milyar dolar ceza alan bebek pudrasını devrettiği şirket, iflas başvurusu yaptı.

Johnson & Johnson yetkilileri, LTL Management adlı yan şirket kurarak, kansere yol açan bir madde içeren bebek pudralarına kesilen 2.1 milyar dolarlık ceza tutarını şirkete aktardıktan sonra iflas başvurusu yaptıklarını duyurdu.

Kuzey Karolina eyaletinde yapılan iflas başvurusunda LTL Management’ın pasif borçlarının 1 ila 10 milyar dolar gösterildiği belirtildi.

Başvuruda Johnson & Johnson ve Aveeno ya da Neutrogena gibi yan şirketlerin bulunmadığı bildirildi.

Şirket, yayınladığı açıklamada bebek pudrası ile ilgili tüm davaların iflas başvurusunun sonucunu bekleyeceğini, yapılacak ödemelerin miktarına ve zamanına iflas mahkemesinin karar vereceğini açıkladı.

Açıklamada, LTL Management şirketini kurarak iflas başvurusu yapmanın sorumluluklardan kaçmak anlamına gelmediğini, pudrayla ilgili davaları sonuçlandırmanın en doğru yolu olduğunu savunuldu.

Johnson & Johnson’a dava açan kadınların avukatlığını üstlenen Linda Lipsen ise şirketin bu adımını “hukuk sisteminin insafsızca kötüye kullanımı” olarak nitelendirdi.

ABD’de birçok kadın, Johnson & Johnson’ın asbeste yakın bir mineral olan ve çoğu zaman aynı kaynaktan çıkartılan talk içeren pudraları nedeniyle yumurtalık kanserine yakalandıklarını iddia ederek şirketi dava etmişti.

ABD yönetiminin desteği ve 250 bin kadının katılımıyla gerçekleşen bir araştırmada talk pudrasını yumurtalık kanseriyle bağlantılı olduğuna dair güçlü bir kanıt bulunamamış ancak araştırmanın yazarı sonuçların belirsiz olduğunu vurgulamıştı.

Tamamını okuyun
Advertisement
Gündem4 hafta önce

Kur korumalı mevduat sistemine dava açıldı

Sağlık1 ay önce

Daily Mail: Türkiye’de 16 yaşındaki çocuklara mide küçültme ameliyatı yapan klinikler var

Gündem1 ay önce

Ekmek krizi kapıda

Genel1 ay önce

Sağlık Bakanlığı ‘etkisiz’ olduğu ispatlanan ilacı dağıtmaya devam ediyor

Genel1 ay önce

‘Osmangazi Köprüsü’nde dolar bazlı garanti ödeme gecikirse kur farkının yanı sıra faiz de ödenecek’

Genel1 ay önce

‘Bizi aşıya zorluyorsa kendisi de sahtekardır’

Genel1 ay önce

Japon gazetesi Nikkei: Erdoğan’ın hesap ödeme günü yaklaştı

Genel1 ay önce

Yem ocakta yüzde 95 zamlanıyor: Et ve süte yeni zamlar kapıda

Türkiye2 ay önce

Ekonomik kriz dünya basınında: Türk halkı ‘Bunu hak etmiyoruz’ diyor

Amerika3 ay önce

ABD’deki fast foodlarda zararlı kimyasallar bulundu

Amerika3 ay önce

Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı iddiası Kongre’de

Amerika3 ay önce

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

Genel4 ay önce

Su ve gıda ile bulaşan yeni salgın: Norovirüs

Çin4 ay önce

Komünist Çin’in Uygur Türklerine mezalimini, bizzat eski bir işkenceci anlattı

Amerika4 ay önce

Facebook muhbiri: Şirket kar etmeyi toplumun menfaatinin önüne koydu

Genel5 ay önce

Porsuk ağacında kanser hücrelerini küçültüp yok eden ilaç bileşiği tespit edildi

Bilim5 ay önce

Singapur’da asayişi robotlar sağlayacak

Çin5 ay önce

Çin’de 6 ve 7 yaşındaki öğrencilere yazılı sınav yapılması yasaklandı

Genel5 ay önce

Sulama için güneş sistemi kurdu, elektrik masrafından kurtuldu

Latin Amerika5 ay önce

“Türkiye ile geleceğe birlikte bakmalıyız”

Çin5 ay önce

İkinci Taliban dönemi kime yarayacak?

Çin5 ay önce

“BAE’de Çin’in gizli hapishanesinde Uygurlar zorla alıkonuluyor”

Genel5 ay önce

Bozkurt’taki HES santralinin ÇED raporu kıyağı yapılan sahibi

Amerika6 ay önce

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğluna ABD’de sübyancılık davası açıldı

Genel6 ay önce

BM’den ‘Afganistan’da savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara varabilecek ihlaller’ uyarısı

Yorumlar

Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan
Rusya, cuma günü itibariyle Uk… için Abdurrahman Aydın

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.