Connect with us

Amerika

Beş Göz Grubu, NATO ve AB’den Rusya’ya karşı siber ittifak

21 Nisan 2021 – 13:05

Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor.

ABD, 15 Nisan günü önce Beyaz Saray, ardından Hazine Bakanlığı aracılığıyla Rusya’yı siber casusluk operasyonlarından dolayı açıkça suçlayan bir bildiri yayınladı ve yaptırımlar açıkladı. Ayrıca ülkede bulunan 10 Rus diplomatı da Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle sınır dışı etme kararı aldı. SVR, Rusya Askeri İstihbarat Servisi (GRU) gibi Rus istihbarat servislerinin ABD’ye yönelik son aylarda yaşanan siber saldırılarda başat role sahip oldukları ifade edilen açıklamalara İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, NATO ve Avrupa Birliği (AB) de destek verdi ve ABD ile dayanışma içinde olduklarını belirterek Rusya’yı küresel siber casusluk operasyonlarından sorumlu tuttular.


ABD’nin söz konusu suçlamalarına ve yaptırım açıklamasına Kremlin’den tepki de gecikmedi. Öncelikle ABD’nin bu suçlamalarının asılsız olduğu ve yaptırımların ABD-Rusya ikili ilişkilerini tehlikeye attığı belirtildi. Ardından suçlamalarda sıklıkla anılan Rus dış istihbarat servisi SVR tarafından yayınlanan yazılı açıklamada, bu ifadelerin “saçma” olduğu ve SVR’nin bu tip eylemlerde rolünün olmadığını belirtildi. Bu açıklamaların akabinde Kremlin, aralarında ABD Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI), Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) yöneticilerinin de olduğu 9 kişiye Rus topraklarına giriş yasağı getirdiklerini açıkladı.
Rusya’nın, GRU ve SVR üzerinden kontrol edilen APT (gelişmiş sürekli tehdit) grupları aracılığıyla geniş ölçekli küresel siber casusluk operasyonlarına ilaveten geçtiğimiz Aralık ayında tespit edilen SolarWinds operasyonu bazında da suçlandığı biliniyor. SolarWinds operasyonu, ABD ve Avrupa’ya ciddi oranda zarar veren ve bugüne kadar uygulanış bakımından örneği olmayan bir siber operasyon olarak nitelendiriliyor.


Daha önceleri ABD ve İngiltere farklı zamanlarda ya da ortak yapılan açıklamalarla Rusya’yı siber saldırılardan dolayı doğrudan suçlamışlardı. Ancak bu kez ilk defa ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, NATO ve AB’nin peş peşe gelen açıklamaları ve bir tür ortak görüş bildirir gibi doğrudan Kremlin’i adeta “siber suçlu” gibi tanımlamaları son derece manidar.


SolarWinds operasyonunda esas hedef ABD’ydi
Uluslararası alanda “SolarWinds saldırısı” olarak bilinen ve başta ABD olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede geniş ölçekli siber casusluk (cyber espionage) faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen küresel operasyonda Rusya doğrudan suçlanmıştı. Dünya çapında hizmet veren SolarWinds şirketinin Orion adlı platformundaki bir zafiyet üzerinden yürütüldüğü değerlendirilen siber operasyonun gelişmiş teknik istihbarat kapasitesine sahip SVR ve GRU tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor.


ABD istihbarat servislerinin yanı sıra FireEye ve Microsoft gibi şirketler tarafından tespit edilip raporlanan SolarWinds operasyonunun, dünyada en çok zararı ABD kamu kurumlarına verdiği belirtilmişti. ABD’li yetkililer bu operasyonda açıkça Rus istihbarat servisleri SVR ve GRU’yu suçlamış ve bu servislere bağlı APT28 ve APT29 gruplarının kritik kurumlara sızıp yaklaşık 9 ay boyunca fark edilmeden istihbarî veriler elde ettiğini açıklamıştı.
SolarWinds operasyonunun tespit edilmesinin ardından ABD istihbarat raporları ve küresel siber güvenlik şirketlerinin değerlendirmesine göre Kremlin destekli bu eylemin spesifik olarak doğrudan ABD’yi hedef aldığı görüldü. Anlaşılan, ABD’nin kritik kamu kurumlarına hizmet verdiği bilinen SolarWinds, bu konuda Ruslar için “en uygun hedef” olarak belirlenmişti. Bu stratejik hedef üzerinden Rusların kritik ABD kurumlarından istihbarat toplamak için uzun vadeli bir operasyon planladığı çıkarımı yapılabilir.


Operasyonun Mart ve Aralık ayları arasında 9 ay boyunca devam ettiği bilgisinden hareketle, siber casusluk faaliyetinin sonunda Ruslar tarafından kayda değer “hassas veriler” elde edildiği ileri sürülebilir. Özellikle SolarWinds’i hedef olan Orion platformunun Pentagon, Beyaz Saray, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) gibi stratejik kurumlar tarafından kullanıldığı bilgisi de göz önüne alınırsa Kremlin’in bu operasyonda hedeflenen başarıya ulaştığı söylenebilir.


APT grupları temelinde küresel siber casusluk faaliyetlerini yürüten aktörlerin sadece Çin, Rusya veya İran olmadığını da ifade etmek gerek. En az onlar kadar ABD ve İngiltere’nin de NSA ve GCHQ teşkilatları üzerinden siber casusluk faaliyetleri yürüttüğü biliniyor. Hatta her iki ülkenin APT gruplarının varlığı da bir süre önce tespit edilmişti.


Rus istihbarat servislerinin en kritik aygıtı: APT grupları


Dünya çapında başta Çin ve Rusya olmak üzere İran ve Kuzey Kore istihbarat servislerinin kontrolünde olduğu değerlendirilen 60’a yakın APT grubunun var olduğu biliniyor. Bu noktada, küresel siber alanda faaliyet gösterdiği bilinen APT gruplarının çoğunun Çin menşeli olduğunu da belirtmek gerekir. Çin’in ardından gelen Rusya’nın da en aktif ve gelişmiş iki siber aktörü APT28 (Fancy Bear) ve APT29 (Cozy Bear) gruplarıdır.


Tamamen devlet desteğiyle/kontrolüyle hareket ettiği bilinen bu tip APT gruplarının amacı, ilgili hedeflere yönelik kapsamlı siber casusluk operasyonları yürütmek. Bu operasyonlar genellikle belirli bir plan ve program dâhilinde, kritik zafiyetler üzerinden aylarca, hatta yıllarca sürebilmekte. Dolayısıyla APT grupları, devletlerin istihbarat servisleri için siber casusluk konusunda en önemli aygıtlardan.
APT gruplarının GRU, SVR gibi Rus istihbarat servisleri için önemi de oldukça büyük. 15 Nisan’da ABD tarafının açıklamasında da söz konusu Rus APT gruplarına dikkat çekilmişti. Buna göre, ABD’deki kritik kamu kurumlarını ve özel şirketleri hedef alan Rus siber operasyonlarının arkasındaki SVR ve GRU teşkilatlarının, doğrudan bünyelerinde yer aldığı düşünülen APT28 ve APT29 grupları aracılığıyla saldırıları gerçekleştirdikleri ifade ediliyor.


ABD resmî istihbarat raporları ve teknik dokümanlar doğrudan adı geçen grupları ve istihbarat teşkilatlarını adres gösterirken ardından açıklama yayınlayan İngiltere ve Kanada da aynı isimleri verdi. İngiltere ve Kanada’nın bu açıklamaları, APT28’in GRU’ya, APT29’un ise SVR’ye bağlı olduğu bilgisini de doğrulamış oldu.


Bunların ötesinde ABD ile ortak görüş belirten açıklamalar yapan devletler ve NATO, AB gibi uluslararası aktörler de aynı değerlendirmede bulundular. Söz konusu açıklamalar, Rusya’ya karşı ciddi bir “siber ittifak”ın oluştuğunu ve Rusların siber casusluk operasyonlarına yönelik ortak mücadele stratejileri geliştirileceğini gösteriyor.


Uluslararası alanda “SolarWinds saldırısı” olarak bilinen ve başta ABD olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede geniş ölçekli siber casusluk (cyber espionage) faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen küresel operasyonda Rusya doğrudan suçlanmıştı. Dünya çapında hizmet veren SolarWinds şirketinin Orion adlı platformundaki bir zafiyet üzerinden yürütüldüğü değerlendirilen siber operasyonun gelişmiş teknik istihbarat kapasitesine sahip SVR ve GRU tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor.


Rusya’ya karşı siber cephe
İlk olarak 1946 yılında ABD ve İngiltere arasında imzalanan, daha sonra Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın katılımıyla genişletilen ve UKUSA şeklinde bilinen “elektronik istihbarat” ittifakı, Beş Gözler (Five Eyes) olarak ifade edilmekte. Bu anlaşma günümüzde daha çok ABD-Birleşik Krallık ittifakı olarak tanımlanıyor. Zira Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olduğundan uzmanlara göre bu durum “ABD-Birleşik Krallık ortak istihbarat havuzu”na da işaret ediyor.


Dolayısıyla Beş Göz Grubu’nun esas olarak ABD ve İngiltere arasında bir elektronik istihbarat ittifakı olduğu ifade edilebilir. ABD’deki NSA ve İngiltere dijital istihbarat servisi GCHQ teknik istihbarat teşkilatlarının günümüzdeki esas yapısını bu anlaşma neticesinde kazandığı da söylenebilir.


Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor. Daha önceleri ABD ve İngiltere farklı zamanlarda ya da ortak yapılan açıklamalarla Rusya’yı siber saldırılardan dolayı doğrudan suçlamışlardı. Ancak bu kez ilk defa ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, NATO ve AB’nin peş peşe gelen açıklamaları ve bir tür ortak görüş bildirir gibi doğrudan Kremlin’i adeta “siber suçlu” gibi tanımlamaları son derece manidar. ABD’nin yanı sıra özellikle İngiltere ve Avustralya hükümet yetkilileri de Rusya’nın zararlı siber faaliyetlerinin son bir yıldır ülkelerini ciddi anlamda tehdit ettiğini açıkça söylediler.


Bu aktörler, özellikle SolarWinds saldırısı üzerinden Rusya’yı hem kendi egemenliklerine yönelik hem de uluslararası alanda zararlı siber aktivitelerin yanında komplike siber casusluk operasyonları yürütmekle suçluyor. Siber dünyada bu gelişmenin nelere yol açacağı şimdilik bilinmiyor ancak Rusya’nın, siber alandaki en önemli gücü olan APT gruplarının faaliyetlerini hiçbir şekilde durdurmayacağını hatta yoğunluğunu daha da artıracağını söylemek mümkün.


Batı’nın siber casusluk grupları yok mu?


APT grupları temelinde küresel siber casusluk faaliyetlerini yürüten aktörlerin sadece Çin, Rusya veya İran olmadığını da ifade etmek gerek. En az onlar kadar ABD ve İngiltere’nin de NSA ve GCHQ teşkilatları üzerinden siber casusluk faaliyetleri yürüttüğü biliniyor. Hatta her iki ülkenin APT gruplarının varlığı da bir süre önce tespit edilmişti.


Örneğin NSA’nın EquationGroup, CIA’in de Longhorn adı verilen APT gruplarına sahip olduğu ve bu grupların özellikle Microsoft, IBM, Apple gibi teknoloji devlerinin ürünlerini istismar edip küresel siber casusluk faaliyetleri de yürüttüğü söyleniyor. Dahası, birçok kaynakta da EquationGroup’un sadece ABD değil, Beş Göz Grubu’nun tamamına hizmet verdiği ve doğrudan NSA-GCHQ ortak kontrolü altında hareket ettiği belirtiliyor.
ABD özelinde, daha çok teknoloji şirketleri ve yazılım firmaları üzerinden yürütülen bu tarz siber istihbarat faaliyetleri kimi zaman Çin tarafından da tespit ediliyor ve raporlanıyor. Örneğin geçtiğimiz yıl, Çin istihbarat servisleri tarafından desteklendiği iddia edilen CoreSecurity adlı şirketin yaptığı bir teknik rapor değerlendirmesinde, CIA’in kontrolünde olduğu belirtilen ve APT-C-39 olarak adlandırılan siber casusluk aktörünün 11 yıl boyunca Çin devlet kurumlarını ve şirketlerini hedef aldığı ortaya çıkmıştı.


Buradan da anlaşıldığı üzere, Rusya, Çin, İran gibi devletlerin APT grupları üzerinden yaptığı operasyonları ABD, İngiltere gibi devletler teknoloji devleriyle olan ilişkilerinden dolayı başka araç veya aygıtlarla da yapabiliyor. Siber casusluk faaliyetleri dışında ABD’nin NSA, İngiltere’nin de GCHQ üzerinden küresel gözetleme (surveillance) faaliyetleri yürüttüğü de uzun zamandır biliniyor.


Dolayısıyla siber dünyada devletlerin sadece savaş zamanı değil barış zamanlarında bile siber casusluk operasyonlarını gerçekleştirdiklerini, üstelik bunların fark edilmeden sızdıkları yerde yıllarca kalarak ciddi kayıplara yol açabildiklerini vurgulamak gerek. Küresel siber casusluk operasyonları çok yönlü olarak sürekli devam ediyor ve bundan sonra da yoğun olarak devam edecektir.


[Siber güvenlik alanında istihbarat ve devlet destekli siber aktiviteler konularında çalışmalar yapan Ersin Çahmutoğlu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Güvenlik Araştırmaları masasında görev yapmaktadır]

Kaynak: Euronews

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Amerika

ABD’de demir yolu iş kolu greve hazırlanıyor

10 Eylül 2022 – 03:11

ABD’de demir yolu işçilerinin olası grevi ekonomiyi tehdit ediyor

ABD’de demir yolu işçilerinin olası grevinin ülke ekonomisine günde 2 milyar dolara mal olabileceği belirtiliyor.

Ülkede demir yolu şirketleri ile işçiler arasındaki sözleşme anlaşmazlığı sürerken, Amerikan Demir Yolları Birliği (AAR) demir yollarında yaşanacak olası bir aksamanın ekonomik etkisine ilişkin bir rapor yayımladı.

ABD’de demir yolu taşımacılığının 49 eyalette tarımdan sanayiye bir çok sektöre hizmet ettiği vurgulanan raporda, demir yolu taşımacılığının ülke ekonomisi için vazgeçilmez olduğu kaydedildi.

Raporda, kısa hat, yolcu ve banliyö trenlerine ek olarak günde 7 binden fazla uzun mesafe tren seferinin aksamasının sonuçlarının yıkıcı olacağı aktarıldı.

Demir yollarındaki aksamanın perakende ürünlerinde kıtlığa, iş kayıplarına, fabrika kapanmalarına, tüketiciler ve işletmeler için maliyet artışlarına, kara yolu taşımacılığı ile havadaki karbondioksit miktarının artmasına ve günlük ulaşımda kesintilere neden olabileceğine işaret edilen raporda, demir yolu sevkiyatının durması halinde ekonomideki kaybın günde en az 2 milyar dolar olabileceği bildirildi.

Demir yolu işçileri 16 Eylül’de greve gidebilir

ABD’de demir yolu işçilerinin sözleşme görüşmelerinde anlaşma çıkmaması sonrası işçilerin olası grevi gündeme gelmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, temmuz ayında demir yolu şirketleri ile işçiler arasında devam eden anlaşmazlığın çözülmesine yardımcı olmak amacıyla Başkanlık Acil Durum Kurulu’nun (PEB) oluşturulmasına yönelik bir kararname imzalamıştı.

Söz konusu kurulun, işçiler ile yöneticileri arasındaki anlaşmazlıkları çözmek için bir yapı sağlayacağı, anlaşmazlığı araştıracağı ve kuruluşundan itibaren 30 gün içinde anlaşmazlığın nasıl çözülmesi gerektiğine ilişkin bir rapor sunacağı belirtilmişti.

Kurulun tavsiyeleri doğrultusunda anlaşmaya varmak için 16 Eylül gece yarısına kadar süreleri olan demir yolu şirketleri ve işçiler, anlaşmaya varamamaları durumunda greve gidebilir.

Sendikalar ve demir yolu şirketleri şimdiye kadar görüşmelere katılan 12 sendikadan 5’i tarafından temsil edilen 21 bin işçiyi kapsayan geçici anlaşmalara vardı. Ancak yaklaşık 90 bin işçiyi temsil eden 7 sendikanın ise henüz sözleşmelerinde anlaşmaya varılamadı.

Tamamını okuyun

Amerika

Pentagon’un raporu: ABD ordusunda cinsel saldırı %13 arttı

2 Eylül 2022 – 15:56

Yaklaşık 36.000 asker, bir tür istenmeyen cinsel ilişkiye girdi, bu 16 yılın en yüksek seviyesi oldu.

Savunma Bakanlığı tarafından Perşembe günü Kongre’ye yayınlanan yıllık bir rapora göre, ABD ordusunda cinsel saldırı yüzde 13 arttı.

2021 mali yılına ait rakamlar, ABD ordusunun cinsel saldırıyı takip etmeye başladığı 2006 yılından bu yana en yüksek rakamlar.

“Bakanlık, 35.875 aktif görevli Hizmet üyesinin, anketten önceki yıl içinde bir tür istenmeyen cinsel temas yaşadığını tahmin ediyor” dedi.

Bu, aktif görevdeki kadınların %8,4’ünün cinsel saldırıya uğradığı ve erkeklerin %1.5’inin istenmeyen cinsel temas yaşadığı anlamına geliyor.

İstatistikler, yalnızca ABD silahlı kuvvetlerinin tümenlerinde on yıllardır süregelen bir sorunu teyit ediyor.

Rapora göre, “Cinsel saldırı ve cinsel taciz, ordu genelinde kalıcı ve aşındırıcı sorunlar olmaya devam ediyor.”

Rakamlar, 2021’de bir önceki yıla göre %13’lük bir artışla 8.866 cinsel saldırı vakasının öne sürüldüğünü gösterdi. Bu vakaların 7.249’u, askerlik hizmeti sırasında cinsel saldırıya uğradığını söyleyen aktif görevlilerdendi.

Ordu, cinsel saldırı raporlarında 2020’ye göre %26 artışla en yüksek artışa sahipti. Bu, ordunun bu bölümü için 2013’teki %51’lik artıştan bu yana en büyük artış.

Deniz Kuvvetleri, istenmeyen cinsel temasta %9’luk bir artışa sahipti, bunu Hava Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri izledi – her biri cinsel saldırılarda %2’lik bir artış bildirdi.

Askeri yetkililer, Pentagon’un “kesinlikle bu sorunu çözmeye odaklanmaya devam ettiğini” söyledi.

Personel ve Hazırlıktan Sorumlu Savunma Müsteşarı Gilbert R. Cisneros Jr. yaptığı açıklamada, “Savunma Bakanlığı’nın tamamında, benzeri görülmemiş bir ölçekte kalıcı kültürel değişim inşa ediyoruz.” Dedi.

“Zararlı davranışları azaltmak ve Hizmet üyelerimizin refahını artırmak için profesyonel bir önleme işgücü oluştururken, yanıt sürecimize hesap verebilirliği ve şeffaflığı dahil ediyoruz” dedi. “Birlikte ele alındığında, çabalar, Askeri Departmanlarda istenmeyen cinsel temas, cinsel saldırı ve cinsel tacizi azaltmak ve ortadan kaldırmak için doğru koşulları belirleyecektir.”

Tamamını okuyun

Amerika

Mead Gölü alarm veriyor

25 Ağustos 2022 – 13:01

ABD’de son yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle 40 milyon kişiye su sağlayan Mead Gölü’nün sularının endişe verici seviyeye düştüğü belirtildi.

ABD İslah Bürosu (USBR) verilerine göre, Nevada ile Arizona eyaletleri sınırında bulunan Mead Gölü’ndeki su oranının yüzde 27 seviyesine gerilediği kaydedildi.

Anadolu Ajansı, Colorado Nehri üzerine bulunan ve bazı noktalarda suları 50 metre kadar çekilen gölünün son durumunu görüntüledi.

Bilim adamları, ABD’nin birçok bölümündeki göllerde su seviyelerinin azaldığına işaret ederek, özellikle Mead Gölü’ndeki su çekilmesinin bunun çarpıcı bir örneği olduğu değerlendirmesi yapıyor.

Islah Bürosu, geçen sene 17 Ağustos’ta ülkenin en büyük su rezervi olan Mead Gölü’nde ilk kez resmi olarak “su kıtlığı” ilan ettiğini duyurmuş, o dönem bu yıl için su seviyesinin daha da düşeceği öngörüsünde bulunmuştu.

Öte yandan, kuraklık nedeniyle Mead Gölü’ndeki suların çekilmesiyle, mayıs ayından bu yana göl zemininde 5 insan cesedi kalıntısı ortaya çıkmış, ABD medyasında, cesetlerin, yaklaşık 50 kilometre batısındaki kumarhaneler şehri Las Vegas’taki mafya hesaplaşmaları sonucu olduğu yönünde haberler yer almıştı.

Tamamını okuyun
Advertisement
İngiltere2 hafta önce

Kraliçe’nin cenazesine katılmayan Londralılar: Ülke krizde, başka dertlerimiz var

Genel2 hafta önce

“Enerji krizi böyle giderse Almanlar yakında ülkesiz kalacak”

Avrupa2 hafta önce

Fransa enerji krizi ile karşı karşıya

İngiltere3 hafta önce

Avustralya’nın İngiltere’den ayrılması gündemde

Amerika3 hafta önce

ABD’de demir yolu iş kolu greve hazırlanıyor

Rusya4 hafta önce

“Belki de hiç bulunamayacak kayıp insanlar var”

Gündem4 hafta önce

Van’da uyuşturucu kullanımında artış: Polis göz yumuyor

Amerika1 ay önce

Pentagon’un raporu: ABD ordusunda cinsel saldırı %13 arttı

Avrupa1 ay önce

AB enerji krizi yaşıyor

İngiltere1 ay önce

Goldman’dan İngiltere’ye resesyon uyarısı

Almanya1 ay önce

Almanya’da piskoposlukta tecavüz ve sübyancılık vakaları onlarca yıl gizlendi

Amerika1 ay önce

Mead Gölü alarm veriyor

Türkiye1 ay önce

Suç örgütlerini araştıran ABD’li Prof. Gingeras: Türkiye artık 90’ların da gerisinde

Avrupa2 ay önce

İspanya’da normalin üstünde yağış olmasına rağmen tarihi kuraklık yaşanıyor

İngiltere2 ay önce

Johnson: Hayat pahalılığına karşı kamu destekleri yetersiz kaldı

Amerika2 ay önce

Beyaz Saray eski danışmanı Bannon: Derin devlet Trump’a suikast düzenlemeyi planlıyor

Avrupa2 ay önce

Avrupa’da enerji krizi rekor fiyatlarla derinleşiyor

Türkiye2 ay önce

TZOB uyardı: Önlem alınmazsa süt fiyatları daha da artacak

İngiltere2 ay önce

İngiltere’de mali kriz: “Kızım yemek yiyebilsin diye öğün atlıyorum”

Genel2 ay önce

AKPKK rejimi, milletin milyarlarca lirasını çöpe attı

Fransa2 ay önce

Fransa’da kuraklık tehlikesi

Teknoloji2 ay önce

Microsoft ve Alphabet’in bilançoları beklentileri karşılayamadı

Genel2 ay önce

Organ kaçakçılığı iddiasıyla yargılanan 4 sanık ilk duruşmada tahliye oldu

Gündem2 ay önce

‘İnsan kaçıran savcı da var, milyon dolar karşılığı sipariş operasyon yapan da’

Amerika2 ay önce

Amerika halkı, yakında bir iç savaş çıkacağına inanıyor

Yorumlar

Nübüvvet’in İlk Yılların… için Ali KEMER
Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.