Connect with us

Amerika

ABD istihbarat raporu: Dünyayı zor bir dönem bekliyor

10 Nisan 2021 – 17:59

ABD’li istihbarat uzmanları tarafından yayınlanan yeni rapora göre koronavirüs pandemisi ve köklü sistem ve kurumların karşı karşıya kaldığı sorunlarla mücadele eden dünyayı, önümüzdeki 20 yıl içinde daha da zor bir dönem bekliyor.

İstihbarat uzmanları, İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana küresel olaylara egemen olan kurum ve sistemlerin; iklim değişikliği, hastalık, mali krizler ve sürekli gelişen teknoloji gibi “arka arkaya gelen küresel zorluklara” yanıt vermekte zorlanacağını öngörüyor.

Bu zorluklar; toplumların, devletlerin ve uluslararası sistemin dayanıklılığını ve uyum sağlama becerilerini defalarca sınayacak, çoğu zaman mevcut sistem ve modellerin kapasitesi aşılacak” denilen raporda, yaşanacak bazı gelişmelerin “felaket” olabileceği tahmininde bulunuluyor.

Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından her dört yılda bir hazırlanan Küresel Eğilimler 2040 (Global Trends 2040) başlıklı rapor, ABD gibi demokrasilerin güçlenmeye devam edeceğini kaydediyor, ancak bunun, giderek daha çok derinleşen ve sık sık ortaya çıkan sorunlarla mücadele yolunu bulamaması durumunda gerçekleşemeyeceğini vurguluyor.

Raporda, “Kovid-19 pandemisi, dünyaya ne kadar kırılgan olduğunu hatırlattı ve karşılıklı bağımlılığın yüksek düzeyde olmasının beraberinde getirdiği riskleri ortaya koydu. Uluslararası sistem, giderek yoğunlaşan ve birbiri ardına gelen küresel zorluklara yanıt verme konusunda zayıf kalıyor” ifadeleri yer alıyor.

En ciddi felaket iklim değişikliği”

Raporda tanımlanan en kritik sorunlardan biri, iklim değişikliği. İklim değişikliği sorununun önümüzdeki 20 yıl içinde kademeli olarak yoğunlaşacağı ve tüm ülkelerde daha yüksek hava sıcaklıklarına, deniz seviyesinin yükselmesine, kasırga, hortum ve sel gibi aşırı hava olaylarının artmasına neden olacağı öngörülüyor.

Rapora göre yoksul ve gelişmekte olan ülkeler, iklim değişikliğinden en olumsuz etkilenecek ülkeler olacak. Bu ülkelerin hükümetlerinin meselelere yanıt verme ve uyum sağlama becerisi gösterememesi ise yeni göç dalgalarına yol açabilir.
Bu durum, göç dalgalarının hedefi olan ülkelerin kaynaklarını ve kapasitelerini baskı altına alabilir.

Teknolojinin rolü öne çıkacak

Raporda sözü edilen bir başka kritik konu, ülkelerin, teknolojik olarak giderek daha çok ilerleyen bir dünya karşısında kendilerini tecrit etme yolunu seçmeleri.

Dünya hem giderek daha birbiriyle bağlantılı hale geliyor hem de farklı yönlere doğru daha çok parçalanıyor” ifadesinin geçtiği rapor, “Toplumlar, insanların hem kurulu düzene hem de yeni oluşan ve öne çıkan kimliklere göre belirlenen gruplara katılarak güvenlik arayışı içine girmeleri nedeniyle giderek daha çok bölünüyor” diyor.

Bu eğilim, yapay zeka gibi teknolojilerin yayılmasıyla daha çok güç kazanıyor. Rapora göre bu durum, hükümetler, bazı gruplar ve hatta şirketlerin, gerek etki kampanyaları gerekse dezenformasyon operasyonlarıula kamu görüşünü şekillendirmesini kolaylaştıracak.

Raporda, “Gerçek zamanlı, imal edilmiş ya da sentetik medya gerçeği, gerçekliği daha da saptırabilir, toplumları, mevcut dezenformasyon eylemlerinin kapsam ve hızını aşan bir ölçüde istikrarsızlaştırabilir” deniyor.

Demokrasilerin rönesansı’

Uzmanlar, dünyayı önümüzdeki 20 yıl içinde şekillendirecek bir başka etkenin ABD ve Çin arasındaki küresel güç mücadelesi olduğuna işaret ediyor.
Rapora göre “ABD ve Çin arasındaki rekabet, önümüzdeki yıllarda jeopolitik ortamın geniş kapsamlı parametrelerini belirleyecek, başka ülkeleri daha katı ve sert seçimler yapmaya zorlayacak.”

İstihbarat uzmanları, en iyi senaryoya göre, ABD ve demokratik müttefiklerinin galip gelleceği görüşünde. Bunun nedeni ise Çin ve Rusya gibi rakiplerin inovasyonu baskı altına alan toplumsal kontrollerin yoğunluğu.

Bu senaryoya göre, “demokrasilerin rönesansı” adı verilen olgu sayesinde Batı, gelişmiş teknoloji, ekonomik büyüme ve artan gelirler gibi toplumsal gerilimleri azaltan unsurlar sayesinde gelişecek.

Bununla birlikte, uzmanların öngördüğü başka senaryolar da var. Bunlara göre de, Çin dünyaya egemen olmasa da öncü gücü olma konumunu pekiştirecek. Yine uzmanlara göre dünya “kendi kendine yetmeye, direnç ve savunmaya odaklanan” bölgesel güçlerin hakimiyetinde ve bölünmüş olacak.

En kötü senaryolardan biri de gıda kıtlığı ve söylentilerin dünya genelinde liderleri ve rejimleri deviren şiddet dalgalarına yol açması, bunun da zenginlik ve kaynakların paylaştırılmasında radikal bir değişime neden olması olarak gösteriliyor.

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Amerika

ABD’deki fast foodlarda zararlı kimyasallar bulundu

29 Ekim 2021 – 11:47

Popüler Amerikan fast food restoranlarındaki yiyeceklerde, hormonların aksamasına yol açtığı için olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirilen kimyasalların bol miktarda bulunduğu iddia edildi. Yeni araştırma, bu maddelere maruz kalmayı azaltacak düzenleyici önlemler gerektiğini de belirtti.

Aralarında George Washington Üniversitesi’nde çalışanların da olduğu bilim adamları, Teksas eyaletinin San Antonio şehrindeki 64 fast food yemeğinden alınan örneklerde, bu yiyeceklerde kullanılan ftalatları ve benzeri bileşiklerin de aralarında bulunduğu 11 kimyasalın varlığını inceledi.

The Independent’ın haberine göre, plastik ve diğer maddelere esneklik kazandırmak için yaygın olarak kullanılan ftalatlar, önceki araştırmalara göre vücutta testosteron ve östrojen gibi doğal hormonlarını da taklit ederek işleyişlerine müdahil olma eğilimi gösteriyor. Daha önceki araştırmalar, hamile kadınların ftalatlara maruz kalmasının bebeklerindeki bilişsel geleceklerini etkilemesinin yanı sıra çocukların astım ve obezite gibi sağlık sorunlarına yakalanma riskini artırabileceğini de belirtmişti.

Yeni çalışmayı yürüten araştırmacılar, gıda örneklerinin yüzde 81’inin bir di-n-bütil ftalat (DnBP) içerdiğini ve yüzde 70’inin de di (2-etilheksil) ftalat (DEHP) içerdiğini ortaya çıkardı. Her iki bileşik de doğurganlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.

Bilim adamları, salı günü Journal of Exposure Science and Environmental Epidemiology’de yayımlanan çalışmalarında, “Ön bulgularımız orto-ftalatların yaygın kullanıldığını ve akışkanlaştırıcı olarak kullanılan diğer maddelerin de fast food yemeklerinde bolca bulunduğunu gösteriyor” diye yazdı.

Örnek olarak kullanılan yiyecekler arasında hamburgerciler bir pizzacı ve bir Teksas-Meksika yemekçisi gibi restoranlardan alınan hamburger, patates kızartması, tavuk kanadı, tavuk burrito ve peynirli pizza yer alıyordu.

Çalışma, ftalat konsantrasyonunun “burritolarda hamburgerlerden kayda değer ölçüde daha yüksek” olduğunu belirtirken, et içeren gıdaların peynirli pizza gibi diğer yiyeceklere göre nispeten daha yüksek kimyasal seviyelerine sahip olduğunu da ekledi.

Bilim adamları, bu analize dayanarak akışkanlaştırıcı içeren plastik ambalajların ve gıda işleme eldivenlerinin bu maddeyi yiyeceklere bulaştıran kaynak olabileceğini açıkladı ve bulguların doğruluğu kontrol edecek ileriki testler sayesinde bu maddelere maruz kalmayı azaltacak düzenleyici stratejilere de daha fazla bilgi sağlanabileceğini ekledi.

Araştırmacılar, daha yoksul mahallelerin daha fazla fast food satış noktasına ve daha az taze gıdaya erişimi olma eğilimi düşünülürse, New York City’nin ağırlıklı olarak siyahilerin yaşadığı bölgelerine benzeyen yerleşim alanlarında ftalata maruz kalma oranının daha ciddi olabileceğinden şüpheleniyor.

Bilim adamları araştırmada, “Önceki çalışmamız, gıdaların kimyasal içermesinin kenarda bırakılan grupları orantısız bir şekilde etkileyebileceğini öne sürüyordu çünkü Latin Amerikalı olmayan siyahiler arasındaki fast food tüketimi ve idrarlarındaki metabolik DEHP atığının, ABD genel popülasyonundaki Latin Amerika kökenli olmayan beyazlara ve Latin Amerika kökenlilere kıyasla daha fazla olduğunu gözlemledik” yazdı.

Araştırmacılar, “Bu patikalar muhtemelen kimyasala maruz kalmanın yaygın ırksal/etnik eşitsizliklerine katkıda bulunuyor” diye ekledi.

Tamamını okuyun

Amerika

Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı iddiası Kongre’de

21 Ekim 2021 – 19:51

Merkezi Arizona’da olan Universal Electronics Inc. (UEI) firmasının, Çin’in Uygurlar’a yönelik baskıcı politikalarına dahil olduğu yönündeki iddiaların ardından ABD’li bir grup Demokrat ve Cumhuriyetçi senatör firmaya uyarı niteliğinde bir mesaj gönderdi, ayrıntılı bilgi talep etti.

Konuyla ilgili iddialar ilk olarak bu ayın başında Reuters haber ajansında yayınlanmıştı. Haberde, UEI yönetiminin, yüzlerce Uygur’un, firmanın Çin’in güneyindeki Qinzhou’da yer alan tesislerine işçi olarak götürülmesi için Şincan Özerk Uygur Bölgesi’ndeki yerel yetkililerle anlaştığı ileri sürüldü.

Söz konusu haberde ayrıca Uygurlar’ın bu tesislerde sürekli polis tarafından gözetim altında tutulduğu, ayrı yatakhanelerde kaldıkları ve hükümetin “eğitim amaçlı” olduğunu iddia ettiği faaliyetlere katılmak zorunda bırakıldığı da iddia edildi.

Konuyu Kongre gündemine taşıyan Demokrat Senatörler Bob Menendez ve Jeff Merkley ile Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, UEI Genel Müdürü Paul Arling’e hitaben ilettikleri mektupta, “Bu koşulların açıkça zorla çalıştırma olduğuna inanıyoruz” denildi.

Senatörler mektupta ayrıca, UEI yönetiminin söz konusu iddiaları “soruşturma ya da çözüm üretme konusunda neredeyse hiçbir şey yapmadığına” dikkat çekti.

Senatör Menendez Dış İlişkiler Komisyonu’nun başkanlığını yürütüyor. Rubio ve Merkley de bu komisyonun üyeleri arasında.

UEI yetkilileri Reuters haber ajansına daha önce yaptıkları bir açıklamada, Qinzhou’daki tesiste 365 Uygur’un çalıştığını ve bu kişilerin Çin’deki diğer tüm çalışanlarla aynı koşullarda çalıştırıldığını savunmuştu.

Firmadan bugün yapılan açıklamada ise, UEI’ın, çalışanları işe alan kurumla bağlarını geçen hafta kestiği ve senatörlerin konuyla ilgili sorularını yanıtlamaya hazır oldukları belirtildi.

Uzaktan kumanda parçaları üreten ve Sony, Samsung, LG, Microsoft dahil birçok büyük firmaya ürünlerini satan UEI, Şincan yetkilileriyle tartışma yaratan anlaşmayı yapan taşeron firmanın adını vermekten kaçındı.

Mektupta, Çin hükumet yetkililerinin, fiziksel şiddet, cinsel istismar ve işkenceye başvurarak kişileri zorla çalıştırdığı yönündeki bulgulara da vurgu yapılarak, UEI yönetimine konuyla ilgili soruları yanıtlamaları için 5 Kasım’a kadar zaman tanındı.

Tamamını okuyun

Amerika

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

16 Ekim 2021 – 20:56

ABD’li ilaç şirketi Johnson & Johnson’ın kansere yol açan bir madde içermesinden dolayı 2.1 milyar dolar ceza alan bebek pudrasını devrettiği şirket, iflas başvurusu yaptı.

Johnson & Johnson yetkilileri, LTL Management adlı yan şirket kurarak, kansere yol açan bir madde içeren bebek pudralarına kesilen 2.1 milyar dolarlık ceza tutarını şirkete aktardıktan sonra iflas başvurusu yaptıklarını duyurdu.

Kuzey Karolina eyaletinde yapılan iflas başvurusunda LTL Management’ın pasif borçlarının 1 ila 10 milyar dolar gösterildiği belirtildi.

Başvuruda Johnson & Johnson ve Aveeno ya da Neutrogena gibi yan şirketlerin bulunmadığı bildirildi.

Şirket, yayınladığı açıklamada bebek pudrası ile ilgili tüm davaların iflas başvurusunun sonucunu bekleyeceğini, yapılacak ödemelerin miktarına ve zamanına iflas mahkemesinin karar vereceğini açıkladı.

Açıklamada, LTL Management şirketini kurarak iflas başvurusu yapmanın sorumluluklardan kaçmak anlamına gelmediğini, pudrayla ilgili davaları sonuçlandırmanın en doğru yolu olduğunu savunuldu.

Johnson & Johnson’a dava açan kadınların avukatlığını üstlenen Linda Lipsen ise şirketin bu adımını “hukuk sisteminin insafsızca kötüye kullanımı” olarak nitelendirdi.

ABD’de birçok kadın, Johnson & Johnson’ın asbeste yakın bir mineral olan ve çoğu zaman aynı kaynaktan çıkartılan talk içeren pudraları nedeniyle yumurtalık kanserine yakalandıklarını iddia ederek şirketi dava etmişti.

ABD yönetiminin desteği ve 250 bin kadının katılımıyla gerçekleşen bir araştırmada talk pudrasını yumurtalık kanseriyle bağlantılı olduğuna dair güçlü bir kanıt bulunamamış ancak araştırmanın yazarı sonuçların belirsiz olduğunu vurgulamıştı.

Tamamını okuyun
Advertisement
Gündem3 hafta önce

Kur korumalı mevduat sistemine dava açıldı

Sağlık3 hafta önce

Daily Mail: Türkiye’de 16 yaşındaki çocuklara mide küçültme ameliyatı yapan klinikler var

Gündem3 hafta önce

Ekmek krizi kapıda

Genel3 hafta önce

Sağlık Bakanlığı ‘etkisiz’ olduğu ispatlanan ilacı dağıtmaya devam ediyor

Genel3 hafta önce

‘Osmangazi Köprüsü’nde dolar bazlı garanti ödeme gecikirse kur farkının yanı sıra faiz de ödenecek’

Genel3 hafta önce

‘Bizi aşıya zorluyorsa kendisi de sahtekardır’

Genel3 hafta önce

Japon gazetesi Nikkei: Erdoğan’ın hesap ödeme günü yaklaştı

Genel3 hafta önce

Yem ocakta yüzde 95 zamlanıyor: Et ve süte yeni zamlar kapıda

Türkiye2 ay önce

Ekonomik kriz dünya basınında: Türk halkı ‘Bunu hak etmiyoruz’ diyor

Amerika3 ay önce

ABD’deki fast foodlarda zararlı kimyasallar bulundu

Amerika3 ay önce

Uygurlar’ın zorla çalıştırıldığı iddiası Kongre’de

Amerika3 ay önce

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

Genel3 ay önce

Su ve gıda ile bulaşan yeni salgın: Norovirüs

Çin3 ay önce

Komünist Çin’in Uygur Türklerine mezalimini, bizzat eski bir işkenceci anlattı

Amerika4 ay önce

Facebook muhbiri: Şirket kar etmeyi toplumun menfaatinin önüne koydu

Genel4 ay önce

Porsuk ağacında kanser hücrelerini küçültüp yok eden ilaç bileşiği tespit edildi

Bilim4 ay önce

Singapur’da asayişi robotlar sağlayacak

Çin5 ay önce

Çin’de 6 ve 7 yaşındaki öğrencilere yazılı sınav yapılması yasaklandı

Genel5 ay önce

Sulama için güneş sistemi kurdu, elektrik masrafından kurtuldu

Latin Amerika5 ay önce

“Türkiye ile geleceğe birlikte bakmalıyız”

Çin5 ay önce

İkinci Taliban dönemi kime yarayacak?

Çin5 ay önce

“BAE’de Çin’in gizli hapishanesinde Uygurlar zorla alıkonuluyor”

Genel5 ay önce

Bozkurt’taki HES santralinin ÇED raporu kıyağı yapılan sahibi

Amerika5 ay önce

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğluna ABD’de sübyancılık davası açıldı

Genel5 ay önce

BM’den ‘Afganistan’da savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara varabilecek ihlaller’ uyarısı

Yorumlar

Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan
Rusya, cuma günü itibariyle Uk… için Abdurrahman Aydın

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.