Connect with us

Gündem

TBMM Başkanı Şentop: Milletvekilliği sona erenler hukukun gereğine razı olmak mecburiyetinde

21 Mart 2021 – 21:10

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, milletvekilliğinin nasıl kazanılacağının hukukla belirlendiği gibi nasıl sona ereceğinin de yine Anayasa’yla, kanunlarla belirlendiğini belirterek, “Milletvekili seçilirken, milletvekili sıfatını taşırken Anayasa’nın, kanunların verdiği çerçeveyi bir hak olarak görenler, milletvekilliği Anayasa’ya göre, kanunlara göre sona erdiğinde de hukukun gereğine razı olmak mecburiyetindedirler” dedi.

“Hukuk bizim yaşadığımız hayatın görünmeyen yüzüdür”

Tekirdağ’da hukuk fakültesinin açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Şentop, şöyle devam etti:

“Hukuk bizim yaşadığımız hayatın görünmeyen yüzüdür. Tabiri caiz ise bir madeni para düşünürsek bu madeni paranın tura tarafı yaşadığımız hayatın kendisidir, yazı tarafı hukuktur. Bunu biz ancak o tabi madeni para ters döndüğü zaman anlıyoruz, hukukçu olmayanlar özellikle. Hayatımızın her alanı aslında hukuk tarafından düzenlenmiştir. Sabah kalkıp ekmek alacağımız zaman aslında hukuka göre alım satım akdi, sözleşmesi yapmış oluyoruz. Gazete almak aynı şekilde, buradan toplu taşıma aracına bindiğinizde bilet attığınızda bir taşıma sözleşmesi yapmış oluyorsunuz. Başka bir şehre gittiğinizde, uçağa bindiğinizde aynı şekilde o bilet bir sözleşmenin bir işaretidir.”

“Milletvekili seçilmek Anayasa’ya, kanunlara göre gerçekleşen bir husustur”

Somuttan soyuta doğru gittikçe hayat içinde hukukun öneminin daha fazla ortaya çıktığını vurgulayan Şentop, şunları söyledi:

“Siyaset yapıyoruz, milletvekili oluyoruz. Neye göre milletvekili oluyoruz. Mesela ben burada 100. Yıl Mahallesi’nde evim var. Bahçeye bir sandık kursam beni isteyenler buraya yazıp atsınlar desem ve Tekirdağ’da diyelim ki 50 bin kişi ismimi yazıp atsa milletvekili seçilmiş olur muyum, hayır. Nasıl olurum Anasaya’da belirlenen milletvekilliği ile ilgili bir statü var. Buna dair kurallar var. Milletvekili Seçilme Kanunu var. Bununla ilgili Yüksek Seçim Kurulu’nun ortaya koymuş olduğu bir çerçeve var, bunlara göre seçiliyoruz.”

“Milletvekili seçilmek Anayasa’ya, kanunlara göre gerçekleşen bir husustur. Elde edilen bir statüdür.” diyen Şentop, şöyle devam etti:

“Milletvekilliğinin nasıl kazanılacağı hukukla belirlendiği gibi nasıl sona ereceği de yine Anayasa ve kanunlarla belirlenmiştir. Milletvekili seçilirken, milletvekili sıfatını taşırken Anayasa’nın, kanunların verdiği çerçeveyi bir hak olarak görenler, milletvekilliği Anayasa’ya göre, kanunlara göre sona erdiğinde de hukukun gereğine razı olmak mecburiyetindedirler. Milletvekili seçilirken ‘ne güzel ben seçildim oh milletvekili oldum’ deyip, Anayasa’ya göre düşürüldükten sonra ‘hayır ben bunu tanımıyorum’ demek bir kere kendi bulunduğu statünün ne olduğunu anlamakta bir acziyet ifade eder.”

“Bunların hepsi hukuk cehaletinin örnekleridir”

Bu konuyu, bir milletvekiliyle ilgili Yargıtay’da kesinleşmiş mahkeme hükmünün meclisin genel kurulunda bildirilmesi, milletvekilliğinin düşmesi sebebiyle söylediğini vurgulayan Şentop, şunları kaydetti:

“Mahkeme kararları şüphesiz eleştirilebilir. Herkes eleştirebilir bazı eleştiriler haklı olur, bazıları haksızdır. Buna kimsenin diyeceği bir şey yok. Ama sonuç itibarıyla Meclis Başkanı’nın mahkeme kararlarından beğendiklerini uygulama, beğenmediklerini uygulamama gibi bir lüksü yoktur. Anayasa gereği kesinleşen bir mahkeme kararı Meclis Genel Kurulu’nda okunur, okunmasıyla hangi milletvekili hakkındaysa o milletvekilinin milletvekilliği sona erer. Anayasa’ya ve kanunlara göre kazanılan milletvekilliği yine Anayasa’ya, kanunlara göre sona erer. Burada birçok husus dile getiriliyor, bekletiliyor vesaire gibi. Bunların hepsi hukuk cehaletinin örnekleridir. Anayasanın 84. maddesi açıktır. Bu maddenin 2. fıkrasında ‘kesin hükmü genel kurula bildirilen milletvekilliği düşer’ der. Dönem sonuna bırakılır gibi hikayeler vardır. Bunlar okuduğunu anlamakta acziyet yaşamayan bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anayasanın 84. maddesini bütün olarak okuduğunda anlayabileceği bir husus. Cezanın ifası dönem sonuna bırakılır demiyor. ‘Milletvekilliği yani parlamento üyeliğinin sona ermesine’ bırakılır diyor. Sona ermesi de işte ikinci fıkrada kesin hüküm okunduğu zaman sona erdiği için infaz gerçekleşebilir hale geliyor. Dolayısıyla dönem sonuna bırakmak gibi bir şey ne Anayasa’da ne başka bir kanunda mevcut değildir. ‘Bugüne kadar hep olmuştur’ diyenler de var bu da bir cehalet örneğidir.”

Şentop, şu ifadeleri kullandı:

“Bunu söyleyen bazı eski meclis başkanları da var, çok eskilerden. 1995’te yapılmış bir Anayasa değişikliği, burada hukukçular da var onun için biraz daha bunun altını çizeyim. 1995 yılına kadar Anayasa’da kesin hüküm milletvekili ile ilgili geldiği zaman bu meclis genel kurulunda oya sunuluyordu. Halbuki 95’te yapılan bir değişiklikte oya sunma hususu kaldırılmıştır, kesin hüküm sadece okunur, okunmasıyla da milletvekilliği düşer. O tarihten bu yana kesin hüküm sebebi ile milletvekilliğinin düşmesine dair Meclis’e gelen bütün hükümler, kararlar vaktinde okunmuştur. Bekleme, bekletme söz konusu değildir. 26. Dönem yani bundan bir önceki dönem 1 Kasım 2015 seçimleri ile başlayıp 24 Haziran 2018 seçimlerine kadar devam eden dönemde 8 milletvekilinin milletvekilliği kesin hükmün genel kurula bildirilmesi ile düşmüştür. Bunlar ne kadar süre içerisinde okunmuştur, en erken okunanı üç gün içinde en geç okunanı da 56 gün içinde olmuştur. Gerekli incelemeler yapılır, Meclis’in toplantı günleri vardır. O günler hesaba katılarak en fazla 56 gün bekleme olmuştur, onun da Meclis’in tatilde olması hasebiyle bazı kesintiler sebebiyle, bazı hususlar vardır. Ama onun dışında 8 milletvekilliği düşmüştür.”

4 Haziran 2020’de 3 milletvekili ile ilgili kesin hükümler okunduğunu ve bu milletvekilliklerinin düştüğünü anlatan Şentop, şunları söyledi:

“Bunlardan birisi Sayın Enis Berberoğlu konusunda tartışmalar vardı ama diğer iki milletvekillİyle ilgili hiçbir tartışma yaşanmadı. Son milletvekilliği düşen arkadaşımızın konusu ise Sayın Berberoğlu dosyasıyla alakası yoktur. Ona hiç benzemez. Çünkü Sayın Enis Berberoğlu meselesi Anayasa’nın geçici 20. maddesiyle ilgili dokunulmazlığın topluca kaldırıldığı bir düzenlemeyle ilgiliydi. Tartışma o noktaydı. Halbuki son milletvekili arkadaşımızın durumu Berberoğlu ile beraber milletvekilliği düşen iki HDP’li milletvekilinin durumuyla aynıdır. O Anayasa’nın 14. maddesindeki hususlarla ilgi ilgili, dokunulmazlığın kazanılamayacağı durumlarla ilgilidir. O ayrı bir tartışma konusudur. Dolayısıyla bu tür kıyaslamaları doğru bulmuyorum. Milletvekilliği Anasaya ve kanunlara göre kazanılır, Anayasa ve kanunlara göre sona erer. Herkesin bunu aklına sokması lazım.”

Kaynak: AA

Devamını okuyun
Yorum yapmak için tıklayınız

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

‘Yüzeyde görmüyoruz ama müsilaj bitmedi’

21 Temmuz 2021 – 10:19

Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın Marmara denizinin dibinde hala etkin olduğunu belirterek, “Yüzeyde görmüyoruz ama müsilaj bitmedi. Şimdilik 10 metreye kadar geriledi. Yüzeyden daldığınızda aşağıya doğru giderken 10 metreye kadar deniz temiz. 10 metreden 30 metreye kadar olan bölümde müsilaj çok çoğun” dedi.

Müsilaj ile mücadele için oluşturulan Bilim ve Teknik Kurulu üyelerinden Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ni kurtarmak için uzun vadeli çözümlere ihtiyaç olduğunu belirterek, “Doğal şartları değiştiremeyeceğimiz için yapmamız gereken şey çok basit. Denize giden atıkları keseceğiz” dedi.

Sarı, “Önce kirlilik yükünü durdurup, sonra iyileştirme çabası içinde olacağız. Bunun için de Marmara’yı koruma alanı ilan etmemiz lazım. Sayın Cumhurbaşkanı ve Çevre Bakanı’mız söyledi. Heyecanla bekliyoruz. Suların en az yarısını arıtmadan denize basıyoruz. Hem arıttıktan sonra da bu suları niye denize basalım? Madem arıttık, atık barajları yapalım. Zaten su kıtlığı yaşıyoruz. Bu suları tarımda, parkları bahçeleri sulamakta kullanalım. Balıkçılığı da düzenlememiz lazım. Marmara için erken uyarı sistemi yapılmalı. Yapılacak şeyler oldukça basit ama harekete geçmemiz lazım” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Sarı, sık sık dalış yaptığı Marmara Denizi’nin altında gördüğü ilginç manzaraları da anlattı. Dipte yaşayan ve ‘ot balığı’ olarak da bilinen bir Lapin balığının uyurken müsilaja yakalanarak öldüğünü anlatan Mustafa Sarı, “Lapin’e üzülürken bir başka dalışta Çırçır balığı ailesine denk geldim. Denizde kuş gibi yuva yapan nadir balıklardan biridir. Dişi balık müsilaj parçaları ile etraftan bulduğu çöpleri birleştirip yuva yapmış, yumurtalarını bırakmış. Erkek balık yumurtaların başında başka canlılara yem olmasınlar diye bekliyordu. Lapin’i öldüren müsilaj çırçır balığı ailesine yuva olmuştu” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Adası civarında geçen yıl çektiği kırmızı mercanların görüntülerini, bu ay başında çektiği görüntülerle kıyaslayıp, “Yüzeyde görmüyoruz ama müsilaj bitmedi. Şimdilik 10 metreye kadar geriledi. Yüzeyden daldığınızda aşağıya doğru giderken 10 metreye kadar deniz temiz. 10 metreden 30 metreye kadar olan bölümde müsilaj çok çoğun” dedi.

Tamamını okuyun

Gündem

‘Zararları büyük olacağı için erken önlemler almamız gerekiyor’

20 Temmuz 2021 – 21:29

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaylan, gelecekte kuraklığın önem verilmesi gereken konulardan biri olduğunu belirterek, “Zararları büyük olacağı için erken önlemler almamız gerekiyor.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Şaylan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1850 yılından sonra sanayileşmeyle birlikte fosil yakıtların atmosfere doğal olmayan yollarla beklenenden çok daha erken salınımının başlandığını hatırlattı.

Atmosferde sera gazı miktarlarının artmasının ısınmaya neden olduğunu anlatan Şaylan, “İklim değişikliğine insanların etkisi var. Bunun yanında doğal olaylar da iklim değişikliğine neden oluyor. Ancak insanoğlunun iklim değişikliği üzerinde etkisi şu anda daha fazla.” diye konuştu.

Prof. Dr. Şaylan, iklim değişikliği ve etkileri konusunda şunları kaydetti:
“Ne yazık ki dünyada sıcaklık artıyor. Atmosferde sera gazı konsantrasyonunun artması küresel ısınmaya neden oluyor. Bu da sıcaklıkları değiştiriyor, buharlaşmayı arttırıyor. Bu durum dünyanın her yerinde de aynı olmuyor. Farklı ülkelerde farklı şekilde bu durum yaşanıyor. Çok kurak olan bir yer daha kurak hale geliyor, çok soğuk olan bir yer daha sıcak hale geliyor. Bunların sonucunda deniz seviyeleri yükseliyor, deniz seviyesine yakın alanlar su altında kalma riski altında kalıyor. Bazı ülkeler bu riski yaşıyorlar. Bu ilerde göç problemlerini de ortaya çıkarabilir. Küresel ısınmadan dolayı aşırı hava olaylarının sayısında artışlar meydana gelecek. Son yıllarda sel veya kuraklık problemlerini fazla sayıda görmeye başladık.”

“Kuraklıktan endişelenmeliyiz”

İklim değişikliğiyle ilgili dünyada araştırmacıların bilgisayar yazılımlarıyla çalışmalar yaptığını ifade eden Şaylan, çalışmalarla dünyada iklimin gelecekte nasıl değişeceğiyle ilgili gün gün tahminler yapılabildiğini anlattı.

Şaylan, tahminlerin iklim değişikliğiyle ilgili ortaya bazı bilgileri çıkardığını aktararak, “Tahminlere göre, ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde gelecekte yağışlar azalmayabilir. Bu durum ilerleyen yıllarda Karadeniz’de kuraklığın olmayabileceğini bize gösteriyor. Bazı yıllarda kuraklık olabilir, ama iklimsel olarak uzun yıllık Karadeniz’de kuraklık görülmeyebilir. Ancak iklimin gelecekte nasıl değişebileceğinin bölge yerine daha küçük ölçekte değerlendirilmesi daha yararlı olacaktır. Diğer bölgelerimizde yağışlarda farklı mevsimlerde bir azalma beklentisi var. Yağışların azalması yer üstü ve yeraltı su kaynaklarımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum barajlardaki su seviyesini, enerji üretimimizi, tarım alanlarını, tarımsal ürünlerimizi, üreticiyi etkiler.” değerlendirmesini yaptı.

Dünya’da kuraklık riski ile karşı karşıya olabilecek ülkelerin, kuraklıktan endişelenmesi gerektiğinin altını çizen Şaylan, şunları kaydetti:

“Gelecekte kuraklık bizim önem vermemiz gereken konulardan birisidir. Zararları büyük olacağı için erken önlemler almamız gerekiyor. İklim bilimciler 2100 yılına kadar farklı senaryolar ile gün gün gelecek için tahminlerde bulunuyorlar. Ülkemizde iklim modelleri ve farklı senaryolara göre 2100 yılına kadar ortalama hava sıcaklığının 5-6 derece artması bekleniyor. Bu konuda kullanılan farklı model ve senaryoların sonuçları da farklıdır. Bu önemli bir rakamdır. Böyle bir durumda diğer meteorolojik faktörlerde değişmektedir. Bu durum ülkemizdeki su kaynaklarını olumsuz etkileyebilir, daha yüksek hava sıcaklıkları buharlaşmayı arttırır. Bu durumun önüne geçmemiz lazım. Ayrıca sera gazı emisyonlarımızı azaltmamız lazım. Bu problem dünyanın problemi aslında. Sera gazını azaltamazsak sera gazı konsantrasyonları daha da artacak. Bu da kuraklık, sel gibi aşırı hava olaylarını arttırabilir; ayrıca orman yangınları, su kaynaklarımız, bitkisel ve hayvansal üretimimiz bundan olumsuz yönde etkilenebilir.”
Tamamını okuyun

Amerika

‘Havana sendromu’ benzeri gizemli bir hastalık ABD’li diplomatlar arasında yayılıyor

18 Temmuz 2021 – 19:40

ABD’de Başkan Joe Biden yönetimi, ‘Havana sendromu’na benzer semptomlar gösteren ABD’li diplomatlar ve yetkililer arasında yayılan gizemli hastalığı incelemeye başladı.

ABD yönetimi, Avusturya’nın başkenti Viyana’da görev yapan ABD’li diplomatlar arasında yayılmaya başlayan hastalıkla ilgili inceleme başlattı.

Şehirdeki 20’den fazla Amerikalı yetkili ve diplomatta, beyinde oluşan ve henüz detayları bilinmeyen bir sağlık sorunu olan Havana sendromuna benzeyen semptomlar görüldü.

Semptomların yayılması yeni değil, ancak Ocak ayından bu yana bildirilen vakalar son dönemde 20’yi aştı.

Sendromun sebepleri ve detayları açıklanamasa da Amerikalı bilim insanları, mikrodalga radyasyonu sebebiyle oluşabileceği görüşünde.

İlk olarak 2016 ve 2017’de Küba’da görüldüğü için Havana sendromu adı veriliyor.

Havana’daki ABD’li ve Kanadalı diplomatlar, o dönem baş dönmesi, denge kaybı, duyma yetisinin kaybolması ve endişe bozukluğu gibi semptomlar görüldüğünü bildirmiş, “bilişsel sis” adı verilen bu vakaların sebebi bulunamamıştı.

O dönem ABD, Küba’yı “sonik saldırılar” düzenlemekle suçlamıştı. Küba ise suçlamaları reddetmişti.

2019’da semptomlarla ilgili araştırmaların ilk sonuçları ortaya çıktığında, diplomatlarda “beyinde anormallik” görüldüğü belirtilmişti.

Viyana’da ortaya çıkan benzer semptomlar ilk olarak Cuma günü New Yorker isimli dergide yazıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyu “en ciddi şekilde incelediğini” açıklayarak haberleri doğruladı.

Reuters haber ajansı da, Avusturya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkilinin “Bu sorunun temeline inmek için ABD’li yetkililerle birlikte çalıştıklarına” dair açıklamasını haberleştirdi.

Viyana, uzun yıllardır Avrupa’nın diplomatik faaliyet merkezi olarak biliniyor. Aynı zamanda Soğuk Savaş yıllarından bu yana casusluk ve istihbarat ajanlarının görev merkezi olarak da tanınıyor.

ABD gibi küresel güçlerin de çok geniş diplomatik misyonları Viyana’da bulunuyor.

Şu an da şehirde, İran ve ABD arasında, 2015’teki nükleer anlaşmaya geri dönülüp dönülemeyeceğini görmek üzere dolaylı görüşmeler sürüyor.

ABD’li diplomatların bildirdiği semptomlar, dünyanın farklı yerlerindeki diplomatik temsilciliklerde de bildirildi. Ancak ABD yetkilileri, lokasyonlar ve sayılarla ilgili detayları vermemekle birlikte, en fazla vakanın Viyana’da görüldüğünü söylüyor.

Haziran ayında da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, hastalığın sebepleriyle ilgili çok detaylı bir araştırmaya başlandığını duyurmuştu.

Tamamını okuyun
Advertisement
Amerika3 gün önce

Kansere neden olduğu için ceza alan ABD’li şirket Johnson & Johnson’dan iflas oyu

Genel7 gün önce

Su ve gıda ile bulaşan yeni salgın: Norovirüs

Çin2 hafta önce

Komünist Çin’in Uygur Türklerine mezalimini, bizzat eski bir işkenceci anlattı

Amerika2 hafta önce

Facebook muhbiri: Şirket kar etmeyi toplumun menfaatinin önüne koydu

Genel1 ay önce

Porsuk ağacında kanser hücrelerini küçültüp yok eden ilaç bileşiği tespit edildi

Bilim1 ay önce

Singapur’da asayişi robotlar sağlayacak

Çin2 ay önce

Çin’de 6 ve 7 yaşındaki öğrencilere yazılı sınav yapılması yasaklandı

Genel2 ay önce

Sulama için güneş sistemi kurdu, elektrik masrafından kurtuldu

Latin Amerika2 ay önce

“Türkiye ile geleceğe birlikte bakmalıyız”

Çin2 ay önce

İkinci Taliban dönemi kime yarayacak?

Çin2 ay önce

“BAE’de Çin’in gizli hapishanesinde Uygurlar zorla alıkonuluyor”

Genel2 ay önce

Bozkurt’taki HES santralinin ÇED raporu kıyağı yapılan sahibi

Amerika2 ay önce

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğluna ABD’de sübyancılık davası açıldı

Genel2 ay önce

BM’den ‘Afganistan’da savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara varabilecek ihlaller’ uyarısı

Genel2 ay önce

Burhan Kuzu’nun ‘gayriresmi’ danışmanı Sinan Çiftçi: Birçok olayı Berat Albayrak’a çözdürürdü rahmetli

Amerika2 ay önce

Kanada’da Katolik Kilisesinin hayır kurumu statüsünün iptali için kampanya başlatıldı

Genel3 ay önce

Turizm Bakanı Ersoy’un orman yangın üssünü otel alanına dönüştürdüğü ortaya çıktı

Türkiye3 ay önce

RTÜK’ten orman yangını haberlerine ağır ceza tehdidi

Genel3 ay önce

Trakya’da yer altı sularının yüzde 85’i tükendi

Bilim3 ay önce

İdrar testi ile kanser hücresi tespit edilebilecek

Çin3 ay önce

Belçika istihbaratı Çinli firmaların akıllı telefonlarına karşı uyardı

Dünya3 ay önce

Dünya üzerinde büyücülük faaliyetlerinde büyük artış görülüyor

Doğu Türkistan3 ay önce

Uygurların Çin’e iadesine tepki amacıyla düzenlenecek protesto Valilik tarafından iptal edildi

Amerika3 ay önce

ABD Kongresi’nde Uygur Grubu kuruldu

Asya3 ay önce

Taliban karşısında Afgan hükumeti hayatta kalma kavgası veriyor

Yorumlar

Sözde koronavirüs aşılarının k… için Abdurrahman Aydın
Sözde İçişleri Bakanı Süleyman… için Hasan
Marmara Denizi’nin dibi… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yeni bir örde… için Abdurrahman Aydın
Metafizik savaşta bozguna uğra… için Abdurrahman Aydın
Vatandaşa tam kapanma eziyeti… için Abdurrahman Aydın
İngiltere’de aşı yaptıra… için Abdurrahman Aydın
Etna Yanardağı tekrar lav püsk… için Abdurrahman Aydın
Reuters: Büyük Türk bankaları… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer/BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Japonya’da yanardağ patl… için Abdurrahman Aydın
İsrail’de Pfizer-BioNTec… için Abdurrahman Aydın
Endonezya’da kayıp deniz… için Abdurrahman Aydın
Fransa’da askerlerden Macron… için Hasan
Rusya, cuma günü itibariyle Uk… için Abdurrahman Aydın

Öne Çıkanlar

Copyright © Haber Özel TV sitesi bir Akademi Dergisi - Mehmet Fahri Sertkaya projesidir.